Sabah'tan Umay Sena Sümer'in haberine göre; Ankara'nın Polatlı ilçesinde 22 Haziran 2018 tarihinde aniden kaybolan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan küçük Eylül Yağlıkara cinayetinde sis perdesi hukuken tamamen aralandı. Bir haftalık yoğun arama çalışmalarının ardından cansız bedeni bir elektrik direğinin dibinde toprağa gömülü halde bulunan Eylül'ün katilleri hakkında verilen en üst sınırdaki cezalar, en üst yargı organı tarafından da tescillendi.
"Deliller Hatalı Ölçüldü, Beraat Verilsin" Talebine Ret
Yerel mahkemenin verdiği ağır cezaların ardından sanık avukatları dosyayı temyize taşımıştı. Sanık müdafilerinin, "delillerin hatalı değerlendirildiği ve müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği" yönündeki temyiz başvurularını titizlikle inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bu iddiaların tamamını reddetti. Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin kurduğu hükümde ve ceza oranlarında hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek cezaları aynen onadı.
Vahşi Cinayetin ve Suç Ortaklığının Detayları
Yargılama safhasında kan donduran detaylar tek tek gün yüzüne çıkmıştı. Olay döneminde ailenin komşusu olan Uğur Koçyiğit'in küçük Eylül'ü hileyle evine götürdüğü, burada cinsel istismarda bulunduğu ve ardından canice boğarak öldürdüğü adli tıp raporları ve delillerle kanıtlanmıştı. Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, sanığın annesi Huriye Koçyiğit'in de cinayetin ardından delillerin karartılmasına ve suçun gizlenmesine aktif olarak yardım ettiği belgelenmişti.
Adalet Tecelli Etti, Toplum Vicdanı Rahatladı
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin aile üyelerinin ve suç ortaklarının rollerini kesin karara bağlayan bu onama ilamı, hukuk çevrelerinde emsal niteliğinde bir karar olarak yorumlandı. Çocuk katillerine hiçbir ceza indirimi uygulanmaksızın verilen en ağır yaptırımların kesinleşmesi, Eylül Yağlıkara'nın acılı ailesi başta olmak üzere tüm toplum vicdanını derin bir nebze olsun rahatlattı. Kararla birlikte sanıkların cezalarının infazı kesintisiz olarak devam edecek.