KDK açıkladı; okul yöneticisinin istifası halinde öğretmenliğe dönmesinde kazanılmış hak olarak atandığı dönemdeki yönetmelik hükümleri uygulanabilir mi?

Anadolu Lisesine kadrolu müdür yardımcısı olarak atandığını fakat müdür yardımcılığı görevinden ayrılarak ikametgahına yakın herhangi bir eğitim kurumuna İngilizce öğretmeni olarak atanmak için başvuruda bulunduğunu ifade ederek atandığı tarihteki mevzuat hükümleri ile sağlık durumu dikkate alınarak Etimesgut ilçesinde alanında boş norm kadro bulunan uygun bir okula öğretmen olarak atanması talebi hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 27/04/2026 tarih ve 2026/7009-S.26.9757 sayılı kararı.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 21 Mayıs 2026 00:10, Son Güncelleme : 18 Mayıs 2026 08:49
KDK açıkladı; okul yöneticisinin istifası halinde öğretmenliğe dönmesinde kazanılmış hak olarak atandığı dönemdeki yönetmelik hükümleri uygulanabilir mi?

Anadolu Lisesine kadrolu müdür yardımcısı olarak atandığını, görevi kabul ettiğinde eşinin Kara Harp Okulunda görevli olması nedeniyle MSB Oran lojmanlarında ikamet ettiğini, eşinin görev yerinin değişmesi üzerine 16.07.2025 tarihinde Ankara Etimesgut'ta bulunan kendi konutuna taşınmak zorunda kaldığını, bu tarihten sonra ikameti ile görev yaptığı lise arasındaki mesafenin yaklaşık 45 km'ye çıkmış olduğunu, toplu taşımayla gidiş-dönüş süresinin yoğun trafikte en az iki aktarma ile 3 saate yaklaştığını, Özel Tıp Merkezinin 04.11.2025 tarihli tıbbi durum yazısında, uzun süre ayakta kalmaktan, uzun yolculuk yapmaktan ve omurgayı zorlayıcı faaliyetlerden kaçınması gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle müdür yardımcılığı görevinden ayrılarak ikametgahına yakın herhangi bir eğitim kurumuna İngilizce öğretmeni olarak atanmak için başvuruda bulunduğunu ifade ederek atandığı tarihteki mevzuat hükümleri ile sağlık durumu dikkate alınarak Etimesgut ilçesinde alanında boş norm kadro bulunan uygun bir okula öğretmen olarak atanması talebi hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 27/04/2026 tarih ve 2026/7009-S.26.9757 sayılı kararı kararında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 03.11.2023 tarihinde Anadolu Lisesine kadrolu müdür

yardımcısı olarak atandığını, görevi kabul ettiğinde eşinin Kara Harp Okulunda görevli olması nedeniyle MSB Oran lojmanlarında ikamet ettiğini, eşinin görev yerinin değişmesi üzerine 16.07.2025 tarihinde Ankara Etimesgut'ta bulunan kendi konutuna taşınmak zorunda kaldığını, bu tarihten sonra ikameti ile görev yaptığı lise arasındaki mesafenin yaklaşık 45 km'ye çıkmış olduğunu, toplu taşımayla gidiş-dönüş süresinin yoğun trafikte en az iki aktarma ile 3 saate yaklaştığını, Özel Tıp Merkezinin 04.11.2025 tarihli tıbbi durum yazısında, uzun süre ayakta kalmaktan, uzun yolculuk yapmaktan ve omurgayı zorlayıcı faaliyetlerden kaçınması gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle müdür yardımcılığı görevinden ayrılarak ikametgahına yakın herhangi bir eğitim kurumuna İngilizce öğretmeni olarak atanmak için başvuruda bulunduğunu ifade ederek atandığı tarihteki mevzuat hükümleri ile sağlık durumu dikkate alınarak Etimesgut ilçesinde alanında boş norm kadro bulunan uygun bir okula öğretmen olarak atanmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.1. Eğitim kurumu yöneticiliği görevinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca öğretmenlik asli görevinin yanında ikinci görev niteliğinde olduğu, bu görevlendirmelerin özlük hakları, atama ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmadığı,

2.2. Eğitim kurumu yöneticilerinin dört yıllık süreyle ve yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde valiliklerce görevlendirildiği, görevlendirme süresinin tamamlanmadan sona ermesi halinde uygulanacak usul ve esasların yürürlükte bulunan mevzuata tabi olduğu,

2.3. Yönetmelik değişikliklerinin yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren hüküm ifade ettiği, yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin geriye yürütülerek uygulanmasının ancak açık bir geçici hüküm bulunması halinde mümkün olabileceği,

2.4. Bu kapsamda yöneticilik görevine başlanılan tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin geriye yürütülerek uygulanarak ikamet adresi veya sağlık durumu esas alınmak suretiyle öğretmen olarak atanmasının mümkün bulunmadığı,

2.5. Ayrıca mevcut mevzuatta eğitim kurumu yöneticilerinin herhangi bir özür durumuna bağlı olarak yer değiştirmelerine imkan tanıyan bir düzenlemenin yer almadığı hususları ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Mülga Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği'nin;

5.1. "Yöneticilik görevinden ayrılma" başlıklı 37 nci maddesinin 01.03.2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 10 uncu maddesiyle değiştirilen fıkrasında: " Yöneticilik görevlerinden istekleri üzerine ayrılanlar, bulundukları eğitim kurumunda alanlarında boş norm kadro olması ve istemeleri halinde bu eğitim kurumuna; aksi durumda ise öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde durumlarına uygun norm kadro bulunmaması halinde ise il içerisinde istekleri de dikkate alınarak alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna öğretmen olarak atanır.",

5.2. 01.03.2024 tarihinden itibaren değişik fıkrasında; "Yöneticilik görevinden; a) Dört yıllık görev süresini tamamlamadan istekleri üzerine ayrılanlar alanlarında boş norm kadro olması halinde yöneticiliğe görevlendirilmeden önceki eğitim kurumuna, bu kurumda alanında boş norm kadro bulunmaması halinde yöneticiliğe görevlendirilmeden önceki eğitim kurumunun bulunduğu ilçede alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna,

b) Dört yıllık görev süresini tamamladıktan sonra ayrılanlar ile (a) bendi kapsamında ataması yapılamayanlar yöneticilik görevinde bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde alanlarında boş norm kadro bulunmaması halinde ise istekleri de dikkate alınarak il içerisinde alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna, öğretmen olarak atanır.",

6. 30.01.2026 tarih ve 33153 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği'nin "Yöneticilik görevinden ayrılma" başlıklı 34 üncü maddesinde; "(1) Yöneticilik görevinden; a) Dört ders yılı görev süresini tamamlamadan istekleri üzerine ayrılanlar alanlarında boş norm kadro olması halinde yöneticiliğe görevlendirilmeden önceki eğitim kurumuna, bu kurumda alanında boş norm kadro bulunmaması halinde yöneticiliğe görevlendirilmeden önceki eğitim kurumunun bulunduğu ilçede alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna,

b) Dört ders yılı görev süresini tamamladıktan sonra ayrılanlar ile (a) bendi kapsamında ataması yapılamayanlar yöneticilik görevinde bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde alanlarında boş norm kadro bulunmaması halinde ise istekleri de dikkate alınarak sırasıyla ilçe grubu, il içerisinde olacak şekilde alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna, öğretmen olarak atanır." hükümleri yer almaktadır.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

8. Başvuran Ankara ilinde öğretmen olarak görev yapmakta iken yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine dayanarak ve bu mevzuatın yöneticilikten ayrılma halinde öğretmenliğe dönüşe ilişkin öngördüğü sonuçlara güvenerek müdür yardımcılığı görevini kabul ettiğini, ancak sonradan yapılan yönetmelik

değişikliği esas alınarak yöneticilikten ayrılması halinde öğretmen olarak atanacağı yerin önceki görev yaptığı okul ve ilçe ile sınırlandırıldığını, bu suretle önceki mevzuata duyduğu güvenin boşa çıkarıldığını ileri sürmektedir.

9. İdare tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın yöneticilikten ayrılması halinde uygulanması gereken hükümlerin, talep tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri olduğu, önceki düzenlemelerin ileriye yürütülerek uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle başvuranın talebinin

mevzuata uygun bulunmadığı ifade edilmiştir.

10. Bu itibarla uyuşmazlık, başvuranın yöneticilik görevini kabul ettiği tarihte yürürlükte bulunan düzenlemelere duyduğu güvene dayalı olarak oluşan hukuki durumun, sonradan yürürlüğe giren yönetmelik hükümleri esas alınarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

11. Kazanılmış hak, yürürlükte olan hukuk kuralları çerçevesinde bireyler lehine ortaya çıkan ve elde edildikten sonra korunması gereken hukuki durumları ifade eder. Bu tür haklar kazanıldıktan sonra, sonradan çıkarılan bir kanun ya da idari işlemle ortadan kaldırılamaz. Hukuk sistemi yalnızca genel hak ve menfaatleri değil, aynı zamanda bireylerin edindiği kazanılmış hakları da güvence altına alır. Bu kavram, genel ve soyut nitelikteki bir hukuki durumun, kişiye özgü bir işlem sonucunda bireysel bir hakka dönüşmesini anlatır. Ayrıca kazanılmış hak, yerine yeni bir düzenleme getirilmeden veya eksiklik giderilmeden, tek taraflı işlemlerle geri alınamayacak bir yetki ve hukuki imkan olarak da değerlendirilmektedir.

12. Kazanılmış haktan söz edebilmek için, öncelikle genel ve soyut bir hukuk kuralının bireysel bir işlemle somutlaşarak kişiye özgü bir hakka dönüşmesi ve bu durumun tamamen gerçekleşmiş olması gerekir. Bu hak, yürürlükteki hukuka uygun şekilde elde edilmeli ve Anayasa ile diğer mevzuat tarafından korunmaya

değer nitelik kazanmalıdır. Ayrıca hak sahibinin bu hakka dayanarak idareden ya da ilgili kişilerden bir talepte bulunabilmesi ve bu hakkın ciddi bir ihlal tehdidi altında olması önemlidir. Kazanılmış haklar, idare tarafından tek taraflı işlemlerle geri alınamaz ve yalnızca hukuka uygun durumlardan doğar; iyiniyet ise bu uygunluğun değerlendirilmesinde destekleyici bir unsur olarak kabul edilir. Bunun yanında, hukuka uygun işlemler için belirli bir süre şartı aranmazken, hukuka aykırı durumlarda idari istikrar gereği belli bir süre

boyunca haktan yararlanılmış olması dikkate alınabilir.

13. Diğer taraftan, Türk hukuk doktrininde haklı beklenti, genel olarak bireylerin idarenin hukuka uygun işlem, eylem, taahhüt ve yerleşik uygulamalarına güvenerek kendilerine de bu doğrultuda davranılacağına dair geliştirdikleri beklenti olarak tanımlanır. Bu kavram, hukuk güvenliği ve idari istikrar ilkelerinin bir sonucu olup meşru ve hukuka uygun olduğu sürece korunması gereken bir menfaati ifade eder. Henüz tam anlamıyla kazanılmış bir hak niteliği taşımamakla birlikte, gerçekleşme ihtimali bulunan ve bazı durumlarda korunması, yerine getirilmesi veya tazmin edilmesi gereken bir hukuki durumu ifade eder.

14. Haklı beklenti kavramı, bireylerin idarenin verdiği sözlere, taahhütlere, yerleşik uygulamalara veya ilan ettiği politikalara güvenerek lehlerine bir sonucun ortaya çıkacağını ummalarıyla ilgilidir ve bu beklentilerin korunması hukuk güvenliği ile iyi yönetim ilkesinin bir gereği olarak kabul edilir. Bu beklenti genellikle idarenin açık bir vaadi ya da süreklilik gösteren uygulamalarıyla ortaya çıkar ve ancak objektif, hukuka uygun ve öngörülemez bir değişiklikle zedelenmişse korunur. Bununla birlikte her beklenti korunmaz; beklentinin meşru olması, idarenin bir davranışına dayanması ve kişide haklı bir güven oluşturması gerekir. Ayrıca haklı beklentilerin korunup korunmayacağı değerlendirilirken bireysel yarar ile kamu yararı arasında bir denge kurulur; eğer üstün bir kamu yararı varsa beklenti korunmayabilir.

15. Somut olayda başvuranın, müdür yardımcılığı görevini kabul ettiği tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinin, yöneticilikten ayrılma halinde öğretmenliğe dönüş bakımından il ve ilçe içinde daha geniş bir değerlendirme imkanı tanıdığı; sonradan yürürlüğe giren Yönetmelik ile yöneticilikten

ayrılanların öğretmenliğe atanma usulünün daha daraltıcı şekilde yeniden düzenlendiği, ancak bu değişikliğin önceki düzenlemeye göre yöneticilik görevini kabul etmiş olanlar bakımından herhangi bir geçiş hükmü öngörmediği görülmektedir.

16. Başvuru konusu kapsamında başvuranın talebinin kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir. Zira kazanılmış haktan söz edilebilmesi için, bireyin yürürlükteki hukuk kurallarına uygun olarak elde ettiği hakkın tüm unsurlarıyla tamamlanmış ve kişisel bir hukuki duruma dönüşmüş

olması gerekir. Oysa somut olayda başvuranın, yöneticilik görevinden ayrılması halinde önceki yönetmelik hükümlerine göre belirli bir yere öğretmen olarak atanacağına ilişkin tamamlanmış ve kesinleşmiş bir hakkı bulunmamaktadır. Atama işlemleri, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde ve yürürlükteki mevzuata göre tesis edilen işlemler olup henüz doğmamış veya şartları oluşmamış bir durumun kazanılmış hak olarak ileri sürülmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, başvuranın önceki düzenlemeye dayanarak belirli bir yerde görevlendirilmeyi talep etmesi kazanılmış hak kapsamında değerlendirilemez.

17. Öte yandan, başvuranın talebinin haklı beklenti ilkesi çerçevesinde de korunması gerektiği söylenemez. Her ne kadar başvuran, göreve başladığı tarihte yürürlükte bulunan düzenlemeye güvenerek ileride farklı bir kuruma atanabileceği yönünde bir beklenti içine girmiş olsa da haklı beklentinin korunabilmesi için bu beklentinin idarenin açık bir taahhüdüne veya istikrarlı ve süreklilik arz eden uygulamalarına dayanması gerekir. Mevzuat hükümleri ise kural olarak değiştirilebilir nitelikte olup bireylere değişmeyeceği yönünde

kesin bir güvence sağlamaz. Bu bağlamda, yalnızca mevcut düzenlemeye dayanarak gelecekte aynı hükümlerin uygulanacağı yönünde bir beklenti, tek başına korunması gereken haklı beklenti oluşturmaz.

18. Ayrıca idare hukukunda, kamu yararı gerektirdiği takdirde mevzuat değişiklikleri yapılabileceği ve bu değişikliklerin devam eden durumlara da uygulanabileceği kabul edilmektedir. Somut olayda da yönetmelik

hükmünde yapılan değişikliğin genel ve objektif nitelikte olduğu, belirli bir kişiyi hedef almadığı ve kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, başvuranın bireysel menfaati ile kamu yararı arasında bir denge kurulduğundan yeni düzenlemenin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu söylenemez.

19. Sonuç olarak başvuranın durumunda kazanılmış hak veya haklı beklenti olabilmesi için gerekli koşulların somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından başvuran hakkında İdarece tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

VII. KARAR

-Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE,

-Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

-Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

PBu bilgiler haricinde hukuki gerekçeler ve mevzuat yönünden konuyu detaylı olarak inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 27/04/2026 tarih ve 2026/7009-S.26.9757 sayılı kararını bilgisayarınıza indirmek için a href="/common/news/documents/1167552/karar-2704yyyy.pdf" target="_blank" tıklayınız. /a/P

PBAhmet KANDEMİR/B/P

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber