'Cep'te kaçak patlaması var
Yüksek vergi ve IMEI kayıt ücretinin yanı sıra taksit sınırı cep telefonunda legal yolu tıkarken illegal kanalda patlamaya yol açtı. 8 ayda ithalat yüzde 9,7 düşüşle 2 milyon 952 bin adede gerilerken, ele geçirilen kaçak cep telefonu sayısı son 3 yılın toplamını geride bıraktı.

Son yıllarda cep telefonu fiyatlarında yaşanan hızlı artış, taksit sınırı ve yüksek IMEI kayıt ücretleri, Türkiye'de akıllı telefon pazarında önemli değişimlere yol açtı. Türkiye'de yıllık satılan cep telefonu sayısı 2019 yılına kadar 12 milyon seviyelerindeydi. 2019'da taksit sınırının gelmesi, vergi oranlarının artırılması ve yolcu beraberinde getirilen cep telefonlarında IMEI kayıt ücretinin hızla artmaya başlaması, dengeleri değiştirdi. Gelişmeler, illegal yollarla yurda giren cep telefonunda patlamaya yol açtı. Ticaret Bakanlığının yakalama yapılan eşya verilerine göre 2019 yılında 16 bin 178 olan kaçak cep telefonu sayısı 2020'de 34 bine, 2021'de 38 bin 472'ye, 2022'de 25 bin 890'a 2023'te 57 bin 533'e çıktı. Bu yılın ocak-ağustos döneminde ise söz konusu rakam 127 bin 438'e çıkarak son 3 yılın toplamını geride bıraktı. Yakalanamayan cep telefonu sayısının ise bu miktarın çok daha üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Yakalanan miktarın ise yıl sonunda 200 bin sınırına dayanması bekleniyor.
Kayıt dışı telefonların artmasını değerlendiren Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği (MOBİSAD) Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, "Maalesef vergi oranlarının yüksek olması, alım gücünün azalması, taksit kısıtlaması gibi nedenlerle teknolojiye ulaşımın zorlaşması ve yolcu beraberinde gelen cihazlardaki düzenlemenin suistimal alanına dönüşmesi gibi sebepler karşımıza çıkıyor" dedi. Turnacı, makul vergiler ve ulaşımı kolaylaştıracak taksit avantajları oluşturulduğunda sektörden elde edilen vergi gelirinin artmasının yanı sıra vatandaşın teknolojiye daha kolay ulaşacağını bunun da istihdam ve sektörel gelişime katkı sağlayacağını anlattı.

Yüksek fiyatlar yenilenmiş cep telefonu pazarında büyümeyi sağladı. Turnacı, geçen sene 300 bin adet seviyelerinde olan yenilenmiş cihaz pazarının bu seneyi 600 bin seviyelerinde kapatacağını ve artışın katlanarak devam edeceği öngörüsünde bulundu.
Satışlar 2 milyon adet azaldı
Kaçak girişler artarken cep telefonu satışları ise hızlı azaldı. Türkiye İstatistik
Kurumu verilerine göre 2020'de 9 milyonu aşkın cep telefonu ithal edilirken
bu rakam 2021'de 4,3 milyona, 2022'de 3,2 milyona geriledi. 2023'te yeniden
5,1 milyona çıkan ithalat, bu yılın ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı
dönemine yüzde 9,7 gerileyerek 2,9 milyona düştü. MOBİSAD Başkanı Turnacı, Türkiye'de
2019 yılına kadar yılda ortalamada 12 milyon adet cep telefonu satıldığını,
pandemi ile birlikte talep artsa da bunun daha çok kayıt dışı tarafı beslediğini
söyledi. Bu yıl legal kanallar ile satılan cep telefonu pazarının 10 milyona
gerilemesinin beklendiğini kaydeden Turnacı, "Legalyolcu beraberi ve kayıt dışı
ile bu sayının çok daha yüksek olduğu karşımıza çıkıyor" dedi.
"Taksit sınırı 30 bin TL'ye çıkarılmalı"
Cep telefonuna taksit uygulamasının vatandaşın teknolojiye erişimini kısıtladığını
vurgulayan Turnacı, "Cep telefonu üreticileri 12 bin TL sınırına yönelik kalitesi
çok daha düşük ve kullanım ömrü görece kısa olan cep telefonlarını önceliklendirmeye
başladı. Dış ticaret verilerine göre cep telefonlarının ithalattaki payının
hala çok düşük olduğu göz önünde bulundurulmalı, OVP'deki kur beklentileri de
dikkate alınarak taksit sınırı baremi 30 bin TL'ye yükseltilmeli. Şu an piyasada
vatandaşların 12 taksitle alabileceği yeni teknolojileri destekleyen cep telefonu
modeli neredeyse yok. 5G ihale planının açıklanmaya hazırlandığı günümüzde en
azından bu esneklik 5G uyumlu cihazlar için kesinlikle uygulanmalı."
¦ "Faturalardaki artışın sebebi operatörler değil"
Son dönemde tüketici nezdinde çok konuşulan yüksek operatör fiyatlarını da değerlendiren
Turnacı, iyi analiz etmeden oluşan linç kültüründen dolayı üzüntü duyduklarını
belirterek, "Operatörlerimize yapılan eleştirileri detaylıca inceledik. Şikayetleri
incelediğimizde geçmişte taahhüt verilerek enflasyona karşı müşterilerin korunduğu
ve 24 aya varan sürelerde bu taahhüt sayesinde aslında oluşan hiçbir fiyat artışının
yansıtılmadığı karşımıza çıkıyor. Vatandaşlarımız bu anlaşma sayesinde artışlardan
korunduklarını göz ardı ederek son faturası ile taahhüt bitimindeki yeni faturasını
kıyaslamasından şikayet oluşturuyor. Halbuki bu süre zarfında operatörler ekonomik
olarak olumsuz etkilenirken vatandaşın avantajı olmuş. Eylül 2024 verilerine
göre TÜFE oranı yüzde 49,38 iken haberleşme enflasyonu ise yüzde 36,64 olarak
açıklandı. Ayrıca sektörde son 3 yılda vergi yükü yüzde 479 arttı. Öte yandan
abone başı ortalama gelir değeri Avrupa ortalamasında 17,26 Euro iken Türkiye'de
4,46 Euro seviyesinde. İsteğimiz vatandaşlarımızın makul ve uygun fiyatlara
hizmet almasıdır ama bu oluşan şikayetlerin sebebinin sektör ve operatörler
olmadığını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
YENER KARADENİZ / EKONOMİM