Anasayfa

İDDK'dan göreve iade edilen emniyet amirlerinin terfisine ilişkin önemli karar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna müracaat eden ve müracaatları kabul edilerek kamu görevine iade edilenlerin, kamu görevlisi statüsünde bulunmadıkları yıllar için geçmişe yönelik rütbe terfi işlemleri bakımından 2017 ila 2019 yılları yönünden, bu yıllarda yürürlükte bulunan mevzuata göre sınav şartını yerine getirmelerinin gerekli olmadığına hükmetti

Haber Giriş : 2026-01-13T00:10, Son Güncelleme 2025-12-31T15:18

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde emniyet hizmetleri sınıfında çeşitli rütbelerde görev yapan emniyet personeli statüsünde bulunan ve 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilmeye çalışılan ve başarısızlığa uğratılan darbe girişiminin akabinde ilan edilen olağanüstü hal döneminde yayımlanan kanun hükmünde kararnameler ekinde yer alan listelerde adlarına yer verilerek kamu görevinden çıkarılan, ardından Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna müracaat eden ve müracaatları kabul edilerek kamu görevine iade edilen davacıların, kamu görevlisi statüsünde bulunmadıkları yıllar için geçmişe dönük rütbe terfi işlemleri bakımından, üst rütbeye terfilerinin ilgili kurullarda görüşülebilmesi için kurul gündemine alınma şartları arasında yer alan ve 2017 ila 2019 yılları arasında yürürlükte bulunan, fakat halihazırda yürürlükte olmayan mevzuata göre, bu yıllar için sınav şartını yerine getirmeleri gerekip gerekmediğine ilişkin farklı mahkeme kararları arasındaki görüş ayrılığını giderdi.

İDDK, 7075 sayılı Kanunun amacına açıklık getirdi

Halihazırda yürürlükte bulunmayan bir mevzuatın uygulanmasının hukuki ve fiili manada güçlükler oluşturabileceği; yürürlükte olmayan ve sınavda başarılı olma yükümlülüğü öngören mevzuatın tatbik edilmesinin, kamu görevine iade edilenlere 7075 sayılı Kanun'un sağladığı imkana ve tatmine nazaran bariz bir nispetsizlik göstereceği; yürürlükte olmayan mevzuatın uygulanmamasının aşılamaz bir engel olmadığı; ilgililerin durumunun eski hale getirilmesi bakımından en uygun alternatif çözümün bu şekilde olduğu; bu dönem için, halihazırda yürürlükte bulunmayan sınav şartı aranmasının, kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi maksadını gerçekleştirmek bakımından zorunlu bir toplumsal ihtiyaca da karşılık gelmediği; Teşkilat yapısına bağlı olarak, gelinen aşamada sınav şartının kaldırılmış olduğu; idarece, yürürlükte bulunmayan sınav şartının geçmişe yönelik olarak uygulanmasını gerektirecek, kabul edilebilir ölçüde hukuki ve fiili mecburiyetler de gösterilmediği, böylesine bir durumun kamu yararı ve kamu düzeninin sağlanması amacı bakımından gerekli ve ölçülü olduğunun da söylenemeyeceği, zira bir yükümlülüğün ortadan kaldırılmış bulunduğu göz önüne alındığında, 7075 sayılı Kanun'a göre, müracaatı kabul edilerek kamu görevine iade edilenler yönünden, kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağından, bunların statü dışında kaldıkları 2017, 2018 ve 2019 yılları için geçmişe yönelik terfi değerlendirmesinin yapılmasında, yeniden atandıkları dönem sonrasında yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerektiği, bu mevzuatta sınav şartının bulunmadığı ve sınav şartı aranmadan yetkili Kurul gündemine alınarak terfi değerlendirmelerinin yapılabileceği sonucuna varılmıştır.

T.C.

D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2025/2

Karar No: 2025/39

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 10/12/2024 tarih ve E:2024/58, K:2024/58 sayılı kararıyla;

... vekili Av. ... tarafından, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 20/11/2024 tarih ve E:2024/2290, K:2024/3743 sayılı kararı ile İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 03/10/2024 tarih ve E:2024/1406, K:2024/1703 sayılı kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle,

Aykırılığın Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine,

Üyeler ... ile ...'ın, 2576 sayılı Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması halinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi halinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini" istemenin bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayıldığı; buna göre, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dava dairelerince verilen "kesin nitelikteki" kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukuki istikrarın temin edilmesi olduğu; dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi kararının davacısının yani aykırılığın giderilmesi isteminde bulunanın, bu istemde bulunmakla birlikte aynı zamanda aynı dosyada Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğunun, Kurulumuz müzakere tarihi itibarıyla bireysel başvuru dosyasının "açık" ve "derdest" olduğunun görüldüğü; Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru neticesinde hak ihlali bulunduğu yönünde karar vermesi durumunda dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vereceği, ilgili yargı merciince dosyanın yeniden ele alınarak yeni bir karar verileceği, bu durumda da önceki kararın kaldırılmasına karar verilebileceği; Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun süreye tabi Anayasal bir hak arama yolu olduğu, ihlal kararına mahkemelerin uymak zorunda bulunduğu ve böylesine bir durumda ihlale sebep olan önceki kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesi icap ettiği; bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi müessesesinin ise her zaman başvurulabilecek kanuni bir yol olduğu, bu kararlara, mahkemelerin, devam eden yargılamalarda uyma veya kesinleşmiş kararlarda yeniden yargılama yapma gibi mecburiyetlerinin bulunmadığı yani kesinleşen kararlara etkisinin olmadığı göz önüne alındığında; 2576 sayılı Kanun'un anılan maddesindeki "kesin nitelikte" ibaresinden, hem şekli anlamda hem de maddi anlamda kesin kararlar hakkında aykırılığın giderilmesi isteminde bulunulabileceğinin anlaşılması gerektiği; Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuru derdest olan bir dosyada ihlal kararı verilmesi durumunda, Mahkemece önceki karar kaldırılarak yeniden bir karar verileceğinden, bu kararın bu aşamada şekli anlamda kesin nitelikte ise de maddi anlamda "kesin nitelik" arz ettiğinin söylenemeyeceği; zira kaldırılması ihtimal dahilinde olan bir kararın, taraflar arasındaki uyuşmazlığı muhteva itibarıyla gelecek için devamlı nitelikte sona erdiren kanuni bir gerçeklik olarak görülmesinin mümkün olmadığı; ihlal kararı verilmesi durumunda, şekli anlamdaki bu kesin hükme karşı yeniden yargılama yapılmasının sağlanacağı, bu durumda ise kararın kesin hüküm etkisinin sona erip yargılamanın aynı dosyadan devam edeceği; bu çerçevede konu değerlendirildiğinde, aralarında aykırılık bulunduğu belirtilen iki karardan bir tanesinin maddi anlamda kesin nitelik taşıdığından söz edilemeyeceğinden, bu aşamada istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yönündeki karşı oyuna karşılık, Kanun'da, kararların "kesin nitelikte" olması şartının arandığı, Kurulumuzun müzakere tarihi itibarıyla ortada olağan kanun yollarından geçerek kesinleşmiş ve bu sebeple kesin nitelik taşıyan iki karar mevcut olduğu, bu sebeple aykırılığın giderilmesine engel bir durum bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca işin esasına geçildi; Tetkik Hakimi ...'ün açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve mevzuat incelenerek gereği görüşüldü:

I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI :

A- ERZURUM BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 5. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2024/2290 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istemin özeti: Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iadesi sonrası ... İl Emniyet Müdürlüğü emrine komiser yardımcısı olarak ataması yapılan davacı tarafından, geçmişe yönelik terfi değerlendirmesinde 2017, 2018 ve 2019 yılları için sınav şartını yerine getirmesi, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları için ise sınav şartsız 2024 yılı Merkez Değerlendirme Kurulunca komiser rütbesine terfi durumunun görüşülmesine ilişkin işlemin, 2017, 2018 ve 2019 yılları açısından sınav şartına tabi tutulmasına ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

Erzincan İdare Mahkemesinin 09/08/2024 tarih ve E:2024/369, K:2024/1095 sayılı kararının özeti:

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 4, 11 ve 18. fıkralarında; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 12. maddesinde, 27. maddesinin 1. fıkrasında, 28. maddesinde ve Yönetmelik'in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 28/05/2020 tarihli değişiklikten önceki halinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak,

Anılan Yönetmelik'in 12. maddesinin ilk halinde tüm rütbeler bakımından yazılı ve sözlü sınav şartının uygulanacağı yer almaktayken, 28/05/2020 tarihli değişiklik ile emniyet amiri rütbesinde bulunan personel dışında bu şartın kaldırıldığı, dolayısıyla 2015 yılı ile 2020 yılı arasında tüm rütbeler bakımından yazılı ve sözlü sınavın uygulanacağı, 2020 yılından sonra ise yalnızca emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için yazılı ve sözlü sınavın uygulanacağının anlaşıldığı; uyuşmazlıkta davacının 2016 yılında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, yapmış olduğu itiraz sonucunda Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile kamu görevine iade edildiği ve 2020 tarihi itibarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yaptığı, kamu görevinden çıkarılması ve daha sonra kamu görevine dönmesi nedeniyle komiser rütbesine terfi değerlendirmesi yapılmayan 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin olarak davalı idare tarafından davacı hakkında 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin sınav şartının yerine getirilmesi halinde 2024 yılı Merkez Değerlendirme Kurulunca komiser rütbesinin terfi durumunun görüşüleceğinin belirtildiği, davacı hakkında terfi durumuna ilişkin olarak 2017, 2018 ve 2019 yıllarına dair davacının üst rütbe terfi incelenmesine alınabilmesi için sınav şartının uygulanıp uygulanmayacağının irdelenmesinin gerektiği; bu kapsamda yukarıda bahsedilen Yönetmelik'in 2015 yılında yürürlüğe girdiği ilk halinde polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için tüm rütbeler bakımından sınav şartının uygulandığı, 2020 yılında getirilen değişiklik ile emniyet amirleri dışındaki personeller açısından sınav şartının kaldırıldığı, 2015 yılı ile 2020 yılı arasında tüm personeller açısından üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için sınav şartının yerine getirilmesinin gerektiği, davalı idare tarafından da davacıya ilişkin olarak 2017, 2018 ve 2019 yıllarına dair Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda üst rütbeye terfiinin görüşülebilmesi için bu tarihlerde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak sınav şartına tabi tutulduğunun görüldüğü; bu durumda, davacının 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olarak üst rütbeye terfi değerlendirmesi Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için 2015 ila 2020 yılları arasında yürürlükte bulunan mevzuata göre sınav şartına tabi tutulması gerekli olduğu, aksi halde aynı dönem için terfi durumu görüşülen personel arasında farklı uygulamalar yapılması söz konusu olacağından, davaya konu işlemin, dava konusu edilen ''2017, 2018, 2019 yılları yönünden sınav şartını yerine getirmesi" gerektiğine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının iade edilmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 20/11/2024 tarih ve E:2024/2290, K:2024/3743 sayılı kararının özeti:

Usul ve esas yönünden hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

B- İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 5. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2024/1406 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istemin özeti: ... Laboratuvarı Müdürlüğünde başkomiser olarak görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edilen davacı tarafından, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait rütbe terfi durumunun değerlendirilmesi aşamasında yazılı ve sözlü sınav şartı olmaksızın doğrudan Merkez Değerlendirme Kurulu gündemine alınarak emniyet amirliğine terfisinin görüşülmesi ile ilgili başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İzmir 3. İdare Mahkemesinin 15/05/2024 tarih ve E:2024/17, K:2024/745 sayılı kararının özeti:

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişmeden önceki haliyle 55. maddesinin 4. fıkrasında, 11 ve 18. fıkralarında; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 27. maddesinin 1. fıkrasında, 28. maddesinde; 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değişik ve güncel haliyle 55. maddesinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak,

Davacının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine döndüğü dikkate alındığında, bu karar ile görevinden hiç ayrılmamış, belirtilen o dönemde de görevini sürdürmüş gibi değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla terfiye ilişkin liyakat yönünden 2016-2023 yılları arasında geçen süre için de değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği, her ne kadar idarece 2017, 2018 ve 2019 yılları için sınav şartı aranmakta ise de, halihazırda terfide sınav şartı aranmadığı, iptal davalarında işlemin iptal edilmesi halinde iptal edilen işlemin hukuk aleminde hiç var olmamış gibi tesis edildiği andan itibaren ortadan kalktığı açık ise de, mevcut durumda yürürlükte olmayan sınav şartının aranması durumunun davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle oluşan mağduriyetini artırarak hukuki fayda sağlamayacağı, hal böyleyken sonradan yürürlüğe giren ve sınav şartını kaldıran kuralın davacıya uygulanması gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, bu durumda, her bir yıl için yapılacak değerlendirmede, Değerlendirme Kurulu kararıyla davacı için 2017, 2018 ve 2019 yılları yönünden, rütbe terfi değerlendirmesinin, geçmiş yıldan başlanmak suretiyle "ilgili yıla ilişkin terfi edecekler listesi'' oluşturularak bu liste ile sınırlı şekilde yapılması, bu listeden o yılda bir üst rütbeye terfisine karar verilenler varsa terfi edenler dışarıda bırakılarak bir sonraki yıla ilişkin terfi edecekler listesinin oluşturulması ve bu şekilde her yıl için ayrı ayrı değerlendirme yapıldıktan sonra Değerlendirme Kurulunun karar aldığı yıla ilişkin terfi edecekler listesine son şeklinin verilmesi ve bu son liste üzerinden liyakat ölçütlerine göre o yıla özgü ve sınavsız değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 03/10/2024 tarih ve E:2024/1406, K:2024/1703 sayılı kararının özeti:

İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçenin, usul ve kanuna uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

II- İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:

Uyuşmazlıklarda, davacılar, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde emniyet hizmetleri sınıfında görev yapan, çeşitli rütbelerde emniyet personeli statüsündedirler.

Davacılar, 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilmeye çalışılan ve başarısızlığa uğratılan darbe girişiminin akabinde ilan edilen olağanüstü hal döneminde yayımlanan kanun hükmünde kararnameler ekinde yer alan listelerde adlarına yer verilerek kamu görevinden çıkarılmışlardır.

Buna karşı, davacılar, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna müracaat etmişler ve müracaatları kabul edilerek kamu görevine iade edilmişler, 2019 yılından sonraki tarihlerde, emniyet hizmetleri sınıfında ve kamu görevinden çıkarılmadan önceki rütbelerinde görev yapmaya başlamışlardır.

İdarece, davacıların, kamu görevlisi statüsünde bulunmadıkları yıllar için geçmişe yönelik rütbe terfi işlemleri bakımından 2017 ila 2019 yılları arasında yürürlükte bulunan mevzuata göre sınav şartını yerine getirmeleri halinde terfi durumlarının değerlendirileceği kayıt altına alınmıştır.

Bu işlemlerin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davalarda verilen farklı nitelikteki kesin kararlar üzerine incelenen aykırılığın oluştuğu görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT :

.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde emniyet hizmetleri sınıfında çeşitli rütbelerde görev yapan emniyet personeli statüsünde bulunan ve 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilmeye çalışılan ve başarısızlığa uğratılan darbe girişiminin akabinde ilan edilen olağanüstü hal döneminde yayımlanan kanun hükmünde kararnameler ekinde yer alan listelerde adlarına yer verilerek kamu görevinden çıkarılan, ardından Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna müracaat eden ve müracaatları kabul edilerek kamu görevine iade edilen davacıların, kamu görevlisi statüsünde bulunmadıkları yıllar için geçmişe dönük rütbe terfi işlemleri bakımından, üst rütbeye terfilerinin ilgili kurullarda görüşülebilmesi için kurul gündemine alınma şartları arasında yer alan ve 2017 ila 2019 yılları arasında yürürlükte bulunan, fakat halihazırda yürürlükte olmayan mevzuata göre, bu yıllar için sınav şartını yerine getirmeleri gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2015 yılından itibaren mevzuatta terfi bakımından "yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması" şartı da aranmış ve bu şarta ilişkin de değişiklikler yapılmış ise de, kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin maddi olaylar sadece "sınav şartı" bakımından ortaya çıkmış olup bu sınır içerisinde inceleme yapılmıştır. Öte yandan, 2019 yılından sonraki değişikliklerde de emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfilerde sınav şartı aranmaya devam ettiğinden, inceleme, bu döneme ilişkin olarak bu durumda bulunanları, yani 2019 yılından sonra da olsa emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecek olan Teşkilat personelini kapsamamaktadır. Bu rütbeye yönelik olarak sınav şartı yönünden değişiklik bulunmamaktadır.

Konu ve inceleme sınırları bağlamında emniyet hizmetleri sınıfının rütbe terfilerine ilişkin mevzuattaki gelişim şu şekilde olmuştur:

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinde, 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle rütbelere terfilerin maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş; Değerlendirme Kurullarında personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için kurul gündemine alınma şartları arasında ise her rütbe yönünden olmak üzere, Yönetmelik'e uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, şartlardan birisi olarak aranmıştır. Kanun'daki bu değişiklikle aynı doğrultuda olmak üzere 10/05/2015 tarihinde yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'te de, Yönetmelik'e uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılma, her rütbe bakımından terfi için kurul gündemine alınma şartları arasında zikredilmiştir.

Hal böyle iken, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde değişiklik yapan ve 24/12/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7196 sayılı Kanun ile rütbelere terfilerin liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş ve kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi ve kurul gündemine alınma için aranan şartlar arasında, yalnızca dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için Yönetmelik'e uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması şartı aranmış, diğer rütbelere terfi için, daha önceki düzenlemede aranan, sınavlarda başarılı olma şartı kaldırılmıştır. Kanun'un bu düzenlemesi doğrultusunda yeniden düzenlenen Yönetmelik'te de, 28/05/2020 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile sadece dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için Yönetmelik'e uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması şartı getirilmiştir.

Özetle söylenebilir ki, 04/04/2015 ila 24/12/2019 tarihleri arasında, her rütbede terfi kurullarında görüşme ve kurul gündemine alınma şartları arasında yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartı mevcut iken, 24/12/2019 tarihinde sonra böylesine bir şart sadece emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için aranmıştır.

Öte yandan, 7075 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan kuralında da, olağanüstü hal döneminde yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ekinde yer alan listelerde adlarına yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılanlardan, yaptıkları müracaatlar neticesinde Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile müracaatları kabul edilmek suretiyle kamu görevine iade edilmelerine karar verilenler hakkında, bu kararların nasıl tatbik edileceği kurala bağlanmıştır.

Aykırılığa konu uyuşmazlıklarda, davacılar 2019 yılından sonraki bir tarihte Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile müracaatları kabul edilmek suretiyle kamu görevine iade edilmişlerdir.

Davacıların kamu görevlerine iade edilerek emniyet hizmetleri sınıfında göreve başladıkları esnada, terfi bakımından yalnızca emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfilerde sınav şartı bulunmaktadır.

İdare tarafından, bu halde bulunan personelin geçmişe yönelik terfi durumunun, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olarak sınav şartının yerine getirilmesi halinde, 2020 ve sonraki yıllara ilişkin olarak ise sınav şartı aranmaksızın, terfilere yönelik yapılacak olan Değerlendirme Kurullarınca değerlendirileceği yönünde işlemler tesis edilmiştir.

Davacılar, kamu görevinden çıkarılmış, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevlerine iade edilmişlerdir ve bu süreçte statü dışında kalmışlardır.

Davacıların statü dışında bulundukları süreçte, rütbe terfiine ilişkin mevzuatta değişiklik yapılarak, daha önce mevcut olan sınav şartı yürürlükten kaldırılmıştır.

Halihazırda yürürlükte bulunmayan bir mevzuatın uygulanmasının hukuki ve fiili manada güçlükler oluşturabileceği; yürürlükte olmayan ve sınavda başarılı olma yükümlülüğü öngören mevzuatın tatbik edilmesinin, kamu görevine iade edilenlere 7075 sayılı Kanun'un sağladığı imkana ve tatmine nazaran bariz bir nispetsizlik göstereceği; yürürlükte olmayan mevzuatın uygulanmamasının aşılamaz bir engel olmadığı; ilgililerin durumunun eski hale getirilmesi bakımından en uygun alternatif çözümün bu şekilde olduğu; bu dönem için, halihazırda yürürlükte bulunmayan sınav şartı aranmasının, kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi maksadını gerçekleştirmek bakımından zorunlu bir toplumsal ihtiyaca da karşılık gelmediği; Teşkilat yapısına bağlı olarak, gelinen aşamada sınav şartının kaldırılmış olduğu; idarece, yürürlükte bulunmayan sınav şartının geçmişe yönelik olarak uygulanmasını gerektirecek, kabul edilebilir ölçüde hukuki ve fiili mecburiyetler de gösterilmediği, böylesine bir durumun kamu yararı ve kamu düzeninin sağlanması amacı bakımından gerekli ve ölçülü olduğunun da söylenemeyeceği, zira bir yükümlülüğün ortadan kaldırılmış bulunduğu göz önüne alındığında, 7075 sayılı Kanun'a göre, müracaatı kabul edilerek kamu görevine iade edilenler yönünden, kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağından, bunların statü dışında kaldıkları 2017, 2018 ve 2019 yılları için geçmişe yönelik terfi değerlendirmesinin yapılmasında, yeniden atandıkları dönem sonrasında yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerektiği, bu mevzuatta sınav şartının bulunmadığı ve sınav şartı aranmadan yetkili Kurul gündemine alınarak terfi değerlendirmelerinin yapılabileceği sonucuna varılmıştır.

III-SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde emniyet hizmetleri sınıfında görev yapan emniyet personeli statüsünde bulunan ve 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilmeye çalışılan ve başarısızlığa uğratılan darbe girişiminin akabinde ilan edilen olağanüstü hal döneminde yayımlanan kanun hükmünde kararnameler ekinde yer alan listelerde adlarına yer verilerek kamu görevinden çıkarılan, ardından Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna müracaat eden ve müracaatları kabul edilerek kamu görevine iade edilenlerin, kamu görevlisi statüsünde bulunmadıkları yıllar için geçmişe yönelik rütbe terfi işlemleri bakımından 2017 ila 2019 yılları yönünden, bu yıllarda yürürlükte bulunan mevzuata göre sınav şartını yerine getirmelerinin gerekli olmadığı, halihazırda yürürlükte olan mevzuatta terfi değerlendirmesi için ilgili Kurul gündemine alınma bakımından sınav şartı aranmayan rütbeler için, halihazırda yürürlükte bulunan mevzuat uygulanmak suretiyle sınav şartı aranmaksızın terfi durumlarının değerlendirilmesi yönünde giderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

X- Aykırılığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkta, davacıların statü dışında kaldıkları dönemde, rütbe terfi işlemleri bakımından 2017 ila 2019 yılları arasında yürürlükte bulunan mevzuata göre sınav şartı bulunduğu açıktır.

Hukuki düzenlemelerin yürürlükte bulundukları dönem içerisinde ortaya çıkan olaylara uygulanacağı, bir hukuki durum, eski düzenleme zamanında doğmuş ve yeni düzenleme zamanında süregelmekte ise eski düzenlemenin etkilerini sürdüreceği değerlendirilmiştir.

Buna göre, davacıların 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olarak üst rütbeye terfi değerlendirmelerinin ilgili kurullarda görüşülebilmesi için söz konusu tarihlerde yürürlükte bulunan mevzuata göre sınav şartına tabi tutulmaları gerektiği, aksi halde aynı dönem için terfi durumu görüşülen ve statüde bulunan kamu görevlileri açısından hakkaniyete aykırı bir durumun oluşacağı, personel arasında farklı uygulamalar yapılması söz konusu olacağından, aykırılığın, anılan personel bakımından bu tarihlerde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak sınav şartına tabi tutulmaları doğrultusunda giderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.


Memurlar.Net