Üniversitelerde Uygulamalı Birimler İstihdam Kapısı Oldu!
Üniversitelerde eski adıyla uzman yeni ismiyle uygulamalı birim statüsündeki öğretim görevlisi kadroları ne yazık ki işsiz doktoralıların istihdam kapısına dönüştü!
Hatırlanacağı üzere, yükseköğretim mevzuatımızda "yardımcı doçent" ünvanının kaldırılmasıyla başlayan tartışma sonrası, belirli bir meslekte tecrübesiyle yükseköğretim kurumlarına katkı veren ve "uzman" olarak çalışan kişilerin kadro ünvanları "öğretim görevlisi"ne dönüştürüldü.
Fakat, ünvanların sadeleşmesi anlamında mantıklı gözüken bu durum, yükseköğretim kurumlarında "uzmanlık" gerektiren kadrolara, alanında hiçbir tecrübesi bulunmayan kişilerin "öğretim görevlisi" olarak alınmasına sebebiyet verdi!
Onlarca belki yüzlerce örneği olan bu durumu çok yakın bir ilanla gündem ederek, üniversitelerin her geçen gün bir istihdam kapısına nasıl dönüştüğünü sizlere kısaca paylaşalım.
31 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Kalite Koordinatörlüğü Öğretim Görevlisi ilanında tam olarak şu şartlara yer verilmiştir:
"Türk Dili ve Edebiyatı bölümü lisans mezunu olmak ve bu alanda tezli yüksek lisans ve doktora yapmış olmak. Belgelendirmek kaydıyla lisans eğitimi sonrası yükseköğretim kurumlarında en az 2 (iki) yıl ders verme deneyimine sahip olmak"
Kalite Koordinatörlüğünde çalışacak kişilerin bölüm şartından öte bu alanda en azından bir tecrübesi bulunması beklenir ki en azından işe başladığında üniversiteye bu anlamda değer katabilsin. Ancak, ilanda kalite alanında tecrübe aranmamıştır. İşin diğer garip tarafı, derse girmek gibi bir yükümlülüğü bulunmayan ve idari süreçlerde görev alacak kişiden en az 2 yıl ders verme deneyimi istenmiştir. Akla mantığa yatmayan, elle tutulur hiçbir tarafı olmayan bu şartlarla alınacak kişinin üniversiteye ve devlete yük olmaktan başka bir açıklaması yoktur!
Üniversiteler ne yazık ki işsiz doktoralıların alanlarıyla uz ak yakın olmayan yerlerde çalışmalarını sağlamak için bir istihdam kapısına dönüşmüştür. Adamını bulan bir şekilde kadrosunu açtırabilirken, kimi kimsesi olmayan kişiler ise ister doktora yapsın ister doçent olsun ömrünü heba etmektedir.
Kimin derdinde derseniz.
En acısı bu durum. Ne yazık ki kimsenin!