Akkuyu ile Türkiye nükleer lige çıktı! 11 milyar dolarlık yerli katkı
Cumhuriyet tarihinin en büyük doğrudan yabancı yatırımı olan Akkuyu NGS, 11 milyar doları aşan yerelleştirme hacmiyle Türk firmalarına küresel nükleer pazarın kapılarını açtı. Uzmanlara göre proje, Türkiye'yi sadece enerji alanında değil, ekonomi, teknoloji ve stratejik güç liginde de üst sıralara taşıdı.
Türkiye, Akkuyu Nükleer Enerji hamlesiyle sadece bir enerji kaynağına değil, küresel ekonomideki yeni "stratejik pasaportuna" da kavuşuyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük doğrudan yabancı yatırımı olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), yerli sanayiyi nükleer sınıfa taşıyan 11 milyar dolarlık yerelleştirme hacmiyle, Türk iş dünyasına 2,2 trilyon dolarlık küresel nükleer ligin kapılarını sonuna kadar açtı.
Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu NGS yatırımının Türk iş dünyası için yeni bir dönemin kapısını araladığını vurgulayarak, Türk firmalarının dünyadaki nükleer projelere dahil olmaya başladığını açıkladı. Çiftçi "Akkuyu gibi büyük ve karmaşık bir nükleer projenin Türkiye'de hayata geçirilmesi, yerli firmaların hem teknik hem de kurumsal kapasitesini ciddi biçimde artırdı. Akkuyu, Türk iş dünyasını nükleer lige taşıyan tarihi bir eşik oldu. Türkiye bu yarışa doğru zamanda 2 bin Türk firması ile girdi. 11 milyar doları aşan yerelleştirme sadece başlangıç. Akkuyu sahasında iş yapan bazı Türk şirketlerinin; Macaristan, Mısır, Orta Doğu ve Asya'daki nükleer projeler için teklif süreçlerine dahil olmaya başladı. Sinop ve Trakya'da planlanan yeni nükleer projeler, yerli sanayimizin kazandığı bu nükleer sınıf üretim yetkinliğini kalıcı hale getirecek" dedi.
STRATEJİK HAMLE
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Demirak, "Akkuyu NGS, nükleer yolculuğumuzun fitilini ateşleyen projedir. Türkiye, bu hamleyle nükleer lige en üst sıradan giriş yapmıştır. Sinop, Trakya ve Küçük Modüler Reaktörler (SMR) gibi dev hedeflere uzanan bu süreçte nükleer, artık bir tercih değil; ekonomik devrimin ve teknolojik bağımsızlığın anahtarıdır. Türkiye, nükleerin dünyada hızla yükseldiği bu yeni dönemdeki kararlılığı ve Akkuyu'nun oluşturduğu domino etkisiyle başka bir lige giriş yaptı" diye konuştu.
YAPAY ZEKA VE VERİ MERKEZLERİ İÇİN ŞART
Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün ise "Tek bir yapay zeka sorgusunun geleneksel bir aramadan 10 kat fazla enerji tükettiği bir dünyada, 7/24 kesintisiz güç sağlayan nükleer enerji bir seçenek değil, dijital bağımsızlık şartıdır. Yapay zeka ve veri merkezleri için nükleer, sürdürülebilirliğin yegane yoludur. Ayrıca nükleer itki sistemlerinin Mars yolculuğunu 45 güne indirmeyi hedeflediği uzay yarışında, Türkiye'nin Akkuyu ile nükleer lige girmesi bir teknolojik egemenlik hamlesidir" değerlendirmesini yaptı.
AKKUYU'DA İLK REAKTÖR YÜZDE 99 TAMAMLANDI
Mersin'de bulunan Akkuyu Nükleer Güç Santralinde incelemede bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ilk reaktör inşaatının yüzde 99 oranında tamamlandığını ve 2050 yılına kadar nükleer kapasiteyi 20 bin megavata ulaştıracaklarını bildirdi. Türkiye'nin hedefinin sıfır emisyonlu, kesintisiz ve çevre dostu nükleer enerjiyi ülkenin enerji sepetindeki en güçlü kaynaklardan biri haline getirmek olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: Nükleer enerji bizim için sadece bir elektrik üretim aracı değil, teknolojik atılımın, ekonomik kalkınmanın ve enerji yüzyılının da anahtarıdır. Bu güçlü vizyonla yalnızca Türkiye'nin 70 yıllık nükleer rüyasının gerçeğe dönüştüğü Akkuyu ile kalmayarak Sinop ve Trakya'da da planladığımız yeni santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörleri de üretim portföyümüze ekleyeceğiz.