Bahçeli'den 2053 hedefi: Süper güç Türkiye'ye ulaşacağız
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "2053'te süper güç Türkiye'ye ulaşacağız" diyerek Türkiye Yüzyılı hedeflerini ve vizyonunu paylaştı. İftar programında konuşan Bahçeli, ABD ve İran arasındaki gerilime dikkat çekerek, "Savaş zinciri kırılmalı, ateşkes ilan edilmeli" çağrısında bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP il ve ilçe başkanları ile parti genel merkez çalışanlarıyla iftar programında bir araya geldi.
Programda konuşan Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi'nin teşkilat yapısı hamdolsun çelik gibi sağlamdır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyaset ve fikir anlayışı hamdolsun sağlıklı, sağgörülü, sağduyuludur. İl ve ilçe teşkilatlarımızın kendi yörelerindeki siyasi faaliyet ve çalışmaları ise ziyadesiyle takdire şayandır. Önce ülkem ve milletim diyen bir fedakarlık timsaliyiz. 'Devlet ve milletiyle hep birlikte ve her şeyden önce Türkiye' seslenişinin inanmış temsilcileriyiz. Aklımızda hep Türk milleti, her zaman Türkiye Cumhuriyeti vardır. Kafamız toplumsal sorunlarla mayalanmaktadır. Ülkemizin her yerinde üç hilal huzur vadetmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı yalnızca Türkiye'nin değil, Türk dünyasının, İslam aleminin ve tüm mazlumların umudu haline gelmiş durumdadır" diye konuştu.
"İstanbul'un fethinin 600'uncu yıldönümünde süper güç Türkiye'ye mutlaka
ulaşacağız"
Türkiye Yüzyılı'nın refah ve bereket yüzyılı olacağını vurgulayan Bahçeli,
"Teşkilat demek; bir bedenin canlılığını koruması için kan taşıyan sayısız
damar neyse; mesajlarımızı, özlemlerimizi, ülkülerimizi vatanımızın her yerine
ulaştıran müteyakkız şuur demektir. İşte bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi'nin
57 yıllık şanlı ve şerefli mazisinin en mümeyyiz vasfı elbette güçlü teşkilat
bünyesidir ve bu bünyeye ruh aşılayan muhterem dava ve gönül insanlarımızın
fazilet, feragat, feraset ve emsalsiz özverileridir. İnsansız siyaset olmaz.
Siyaset insansız yapılamaz. Nitekim siyasetimizin öznesi de her zaman insanla
ihata edilmiştir. İnsan-insan, insan-toplum, insan-devlet ilişkilerini doğru
okumalıyız. İnsandan yola çıkarak toplum ve millet bağlarını isabetle yorumlamalı,
buna müzahir siyaset oluşturmalıyız" diye konuştu.
Türkiye Yüzyılı hedeflerinden bahseden Bahçeli, "Şu gerçeği gönül huzuruyla
paylaşmak isterim ki, tam 57 yıldır yaptığımız, yapmayı amaçladığımız da aynısıyla
budur. Dik baş, tok karın, mutlu yarın derken kast ettiğimizle; Türkiye'nin
tok esirler, aç hürler ülkesi olmayacağına dönük hedefimizin kesiştiği nokta
insani değer ve emanetlerdir. Huzurlu insan, huzurlu insanlık arayışımız hiç
bitmeyecektir. Güvenli toplum, müreffeh millet, güçlü devlet gayemiz hiç zaaf
geçirmeyecektir. Buna bağlı olarak 2053'de, yani İstanbul'un fethinin 600'uncu
yıldönümünde süper güç Türkiye'ye mutlaka ulaşacağız. Türk ve Türkiye Yüzyılı,
refah ve bereket yüzyılı olacaktır. Türk ve Türkiye Yüzyılı, barış ve kardeşlik
yüzyılı olacaktır. Türk ve Türkiye Yüzyılı, kabuğunu kıran, kamburlarını atan,
dar kalıplarını yaran, karanlık kampanyaları yıkan, kadife eldiveniyle dosta
güven, düşmana korku salan büyük Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır"
ifadelerini kullandı.
"İstikbal ve tarih bizden yanadır"
Terörsüz Türkiye hedefinin kalıcı barış ve huzurun müjdesi olduğunu belirten Bahçeli, "İstikbal bizden yanadır. İstiklal bizden yanadır. Yetmez, millet bizden yanadır. Tarih bizden yanadır. Talih bizden yanadır. Bu da yetmez, elleri nasır tutmuş analar bizden yanadır. Başını niyazla semaya çevirmiş babalar bizden yanadır. Dedeler, nineler, henüz bıyığı terlememiş sabiler bizden yanadır. Biz Milliyetçi Hareket Partisi'yiz. Biz Cumhur İttifakı'yız. Biz doğudan batıya, kuzeyden güneye büyük bir aile olan Türk milletiyiz. 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz zamanın ve çağın ibresini milletimiz lehine çevirecek güçlü bir hamledir. Bu hedef kalıcı barış ve huzurun müjdesidir. Bu hedef bin yıllık kardeşliğimizin hayat pınarıdır. Bu hedef karışan ve kaynayan, aynı şekilde artan risk ve tehditlerle kanayan ve karmaşıklaşan bölgesel ve küresel anafora karşı milletimizin kendi azim ve iradesiyle hamle üstünlüğü kazanmasıdır. Pakistan ile Afganistan savaştadır. Rusya ile Ukrayna savaştadır. ABD-İsrail ortaklığı İran'la savaş halindedir. Enerji dengeleri, ticaret rotaları, ekonomik sistemler, stratejik ittifaklar, siyasi ve diplomatik ağlar bambaşka ve tehlikeli bir noktadadır" diye konuştu.
"Türkiye'nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyalar artık her ihtimale
açık haldedir"
Coğrafyadaki savaşlardan bahseden Bahçeli, "Geçtiğimiz ay yapılan Münih
Güvenlik Toplantısı'nın sonuç raporunda yaklaşık 80 yıl sonra ABD liderliğindeki
1945 sonrası uluslararası düzenin yıkıma uğradığı, ABD düzenin yine doğrudan
ABD tarafından tahrip edildiği ifade edilmişti. Mevcut uluslararası kurum ve
kuralların yıkım altında olduğu da belgelenmişti. Yıkılanın ne olduğu bilinse
de, bunun yerine ne konulacağı, kimlerin koyacağı belirsizdir. Afganistan-Pakistan
arasındaki silahlı çatışmanın geri planında hakimiyet mücadeleleri vardır. İran'ın
siyonist-emperyalist şiddet tarafından abluka altına alınması da stratejik,
ekonomik ve politik hedeflerle ilişkilidir. Türkiye'nin de içinde bulunduğu
geniş coğrafyalar artık her ihtimale açık haldedir" şeklinde konuştu.
İran'ın farklı kentlerine isabet eden füzeler sonucunda İran'ın misilleme yapmasıyla
Körfez ülkelerinin havadan vurulduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
"İran'ın farklı kentlerine isabet eden füzeler sonucunda bu ülkenin yüksek
misilleme yapmasıyla Katar'dan Kuveyt'e, Bahreyn'den Suudi Arabistan'a, Birleşik
Arap Emirlikleri'nden Ürdün'e, Güney Kıbrıs'tan Umman'a kadar ABD üslerinin
bulunduğu ülkeler havadan vurulmuştur. Savaş çok vahim derecede tırmanmaktadır.
Komşu coğrafyaların gökyüzü füze ve insansız hava araçlarının karşılıklı uçuşlarına
ve müteakiben de tespit edilmiş nokta hedeflere ulaşmasına sahne olmaktadır.
Mezkur çatışmaların kontrolden çıkması, yaygınlık kazanması, hatta küreselleşmesi
kaygı duyulan bir ihtimal haline gelmiştir. Bu haksız ve hukuksuz savaşı başlatan
bellidir. İsrail'in tahrikleriyle, diplomatik namusun göz ardı edilmesiyle,
süregelen müzakerelerin tek taraflı askıya alınmasıyla komşu coğrafyalar silah
ve çatışmaların tasallutu altına girmiştir. Bu savaşlar zinciri kırılmalı, bölgemizde
barış dili hakim olmalıdır. Silahlar mutlaka susmalı ve ateşkes ilan edilmelidir.
Şayet ABD-İsrail ile İran arasındaki karşılıklı hava saldırıları durmazsa, muhtemel
kara harekatının neden olacağı kıvılcım 3'üncü Dünya Savaşı'nın taşlarını birer
birer döşeyecektir. Bu felakettir. Bu dehşet dengesi son bulmalıdır. Yanlıştan
dönmek bir erdemdir."
Uluslararası hukukun devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uluslararası hukukun şemsiyesi altında biraz canlılık emaresi gösteren Birleşmiş Milletler derhal devreye girmelidir. Çatışmaların Rusya Federasyonu'na, Çin Halk Cumhuriyeti'ne, Avrupa ülkelerine çok boyutlu tesir etmesi halinde cehennemin kapıları beşeriyetin önüne açılacaktır. ABD Başkanı Trump, Kongre'den yetki almadan Venezuela'dan sonra başlattığı İran operasyonunun bedelini çok yönlü ödeme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Amerikan Anayasası'nın 1'inci Madde 8.Bölümü kapsamında; savaş ilan etme, ordu kurma ve destekleme, donanma sağlama ve sürdürme, askeri harcamaları finanse etme ve düzenleme yetkisi sadece ve sadece Kongre'ye aittir. Kongre'den böylesi bir karar çıkmadığına göre, ABD'yi yöneten karanlık üst akıl kim veya kimlerdir? Siyonist lobi, dahası cani Netenyahu ABD yönetimini kafa kola nasıl alabilmiştir? Baştan ayağa çelişkiyle bezenmiş bu rezalet tablo evlatlarını haksız ve hukuksuz bir savaşta kaybeden ABD halkına saygısızlık değil midir? ABD halkı bu savaştan ne kazanacaktır? Ne çıkarı olacaktır? Uzayan bir savaşta çok sayıda ölüm olması halinde bunun altından kim veya kimler nasıl kalkacaktır? 25 yıl boyunca devam eden Vietnam kabusu ne çabuk unutulmuştur" ifadelerini kullandı.
"Türkiye olarak kardeş ve komşu ülke İran halkının her zaman yanındayız"
Türkiye'nin İran halkının her zaman yanında olduğunu belirten MHP Lideri Bahçeli, "Barışı savunuyoruz, huzuru savunuyoruz, diplomatik görüşmeleri savunuyoruz. Cumhurbaşkanımızın yaptığı temasları da çok değerli ve yerinde buluyoruz. İran'ın dini liderine, ailesine, bunun yanında Savunma Bakanı'ndan Genelkurmay Başkanı'yla çok sayıda üst düzey devlet görevlisine yapılan suikastları bir kez daha kınıyoruz. İstihbarat operasyonlarıyla hazırlanan bu suikastların ahlaka, hukuka, insan haklarına temelden karşı olduğunu değerlendiriyoruz. Çevremizde bunlar olup bitiyorken, bizim içimizde barışmamız, eğer varsa kırgınlıkları gidermemiz, milli birliği tahkim ve takviye etmemiz binlerce yıllık devlet ve millet aklının muazzam bir iradesidir" ifadelerine yer verdi.