Rezan Epözdemir hakkında 2 suçtan takipsizlik kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, avukat Rezan Epözdemir hakkındaki iki kritik suçlamayı sonlandırdı. Ancak tablonun tamamı bu kadar yalın değil: yemek fotoğrafına dayanan bir ihbar, 4 gün gözaltı ve hala devam eden ayrı bir dava.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 23 Nisan 2026 16:13, Son Güncelleme : 23 Nisan 2026 16:18
Rezan Epözdemir hakkında 2 suçtan takipsizlik kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Nisan 2026 tarihli kararıyla (2025/171234 Sor., 2026/51483 K.) Rezan Epözdemir hakkındaki "siyasi-askeri casusluk" ve "FETÖ'ye yardım" soruşturmasını kapattı. Rüşvet davası ayrı dosyada yargılamaya devam etmektedir.

Soruşturmanın Başlangıcı: Bir Yemek Fotoğrafı

Süreç, Ağustos 2025'te FETÖ'nün kumpas davalarında tanıklık yaptığı öne sürülen Zihni Çakır'ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği bir ihbar dilekçesiyle başladı. Dilekçede delil olarak 2014 yılında çekilen bir yemek fotoğrafı gösterildi: Fotoğrafta Epözdemir, dönemin CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve ajan olduğu iddia edilen Dan Arbell ile birlikte görünüyordu.

Ancak soruşturma ilerledikçe Arbell'in TRT'de program yaptığı ortaya çıktı; Epözdemir ise yemeğe Gürsel Tekin'in daveti üzerine yalnızca İngilizce çeviri yapmak için gittiğini savundu.

Gözaltı, Tutukluluk ve Tahliye Süreci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı iki ayrı soruşturma yürüttü. Epözdemir, 10 Ağustos 2025'te "rüşvete aracılık etmek", "siyasi-askeri casusluk" ve "FETÖ'ye yardım" suçlamalarıyla gözaltına alındı. Dört gün gözaltında kaldıktan sonra 14 Ağustos'ta rüşvet suçlaması kapsamında tutuklandı; casusluk ve FETÖ soruşturması ise ayrı dosyada sürdürüldü.

Epözdemir, Ocak 2026'da Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nde görülen rüşvet davasında yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edildi. Avukat sıfatı nedeniyle yargılaması Yargıtay'da yapılıyordu.

Dava Kronolojisi
6 Ağustos 2025 ------Zihni Çakır'ın ihbar dilekçesi
10 Ağustos 2025 -----Üç suçlamadan gözaltı
14 Ağustos 2025 ----Rüşvet suçlamasıyla tutukluluk kararı
14 Ocak 2026------- Yargıtay'da yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye
8 Nisan 2026-------- Casusluk ve FETÖ'den takipsizlik kararı
23 Nisan 2026 -------Epözdemir kararı kamuoyuyla paylaştı

Takipsizlik Kararı: Hangi Suçlamalar Kapandı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "siyasi-askeri casusluk" ve "FETÖ'ye yardım" suçlamaları yönünden kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti. Bu karar, yalnızca söz konusu iki suçlamayla sınırlı olup Epözdemir hakkındaki rüşvet davası ayrı dosya kapsamında sürmektedir.

Epözdemir: "Kumpas İddiası ve İtibar Suikastı"

Epözdemir, kararı sosyal medya hesabından paylaşarak suçlamaların "iftira mahiyetindeki bir ihbar dilekçesi"yle başladığını belirtti. Daha önce aynı konuda "soruşturma yapılmasına yer olmadığı" kararı verilmişken yeniden gözaltına alınmasını ağır biçimde eleştirdi.

Süreçte organize trol gruplarının kendisini hedef aldığını belirten Epözdemir, bu durumun aile üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu aktardı: "Üzüntüden annem ve eşim kötü bir hastalığa tutuldu, çocuklarımın psikolojisi bozuldu." İyi niyetli eleştirileri için kimseye kırgın olmadığını, ancak kötü niyetli paylaşımlar yapanlar hakkında yasal yollara başvuracağını açıkladı.

Epözdemir, soruşturmanın arka planında Denizbank-Seçil Erzan davasındaki duruşunun yattığını daha önce de dile getirmişti.

İddianamede neler vardı?

BBC Türkçe'nin incelediği yedi sayfalık iddanamede Epözdemir'in Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 252. maddesi uyarınca cezalandırılması talep ediliyordu.

Bu madde, "rüşvet" suçunu düzenliyor, kamu idaresinin güvenilirliğine karşı işlenen suçlar arasında yer alıyor, hem rüşvet veren hem de rüşvet alan kişileri kapsıyor.

İddianamede, Epözdemir'in, bir kamu görevlisi ile bir iş insanı arasında rüşvet alışverişine aracılık ettiği öne sürülüyordu.

Savcılığa göre Epözdemir bu süreçte aktif rol oynadı ve menfaat sağladı.

İddianamede, Epözdemir'in ofisinde yapılan aramalarda bonolar ve para transfer belgeleri bulunduğu, bu belgelerin, görevden uzaklaştırılan eski savcı C.Ç. ile bağlantılı olduğu öne sürüldü.

İddianamede, Epözdemir'in 2022 yılında bir dosyada adı geçen kişilere borç verdiği iddiası da yer aldı ve bu borcun geri ödendiğine dair herhangi bir resmi belge bulunmadığı belirtildi.

İddianamede Rezan Epözdemir'in TCK'nun 53. maddesinde sayılı belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması da istendi.

Bu madde, "kasten işlenen suçlardan dolayı hapis cezasına mahkum olan kişilerin" bazı temel haklarını kullanmalarını sınırlıyor.

Söz konusu kişiler; kamu görevleri üstlenemiyor, seçme ve seçilme hakkından mahkum bırakılıyor; velayet, vesayet ve kayyumluk gibi ailevi ve hukuki görevleri üstlenemiyor, tüzel kişiliklerde yöneticilik yapamıyor.

Bu kişiler ayrıca doktorluk, avukatlık gibi kamu kurumlarının iznine tabi meslekleri icra edemiyor.

Hak yoksunluğu, cezanın infazı süresince geçerli oluyor; bu kişi cezasını tamamladıktan sonra söz konusu hakları geri kazanabiliyor.

Bazı durumlarda ise mahkeme, bu hak yoksunluğunu cezanın infazından sonra da devam ettirebilir.

İstanbul 18. ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kabul etmesiyle dava süreci başlamıştı.

Rezan Epözdemir Kimdir?

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Epözdemir, aynı üniversitede yüksek lisans yaptı. Adını ilk kez 2009'da Münevver Karabulut davasında Karabulut ailesinin avukatlığını üstlenerek duyurdu. Sonraki yıllarda Pınar Gültekin ve Mattia Ahmet Minguzzi gibi kamuoyunu derinden etkileyen davalarda da ailelerin yanında yer aldı. Bir hukuk bürosu işleten Epözdemir, aynı zamanda şirketlere hukuki danışmanlık yapıyor.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber