Yargıtay'dan emsal emeklilik kararı: 'Zorunlu prim birleştirme' dayatılamaz

Türkiye Gazetesi Yazarı İsa Karakaş, sosyal güvenlik dünyasında bomba etkisi yaratan emsal bir Yargıtay kararını köşesine taşıdı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, farklı kurumlarda (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) çalışan sigortalıların, tüm prim günlerini birleştirmeye zorlanamayacağına ve kişinin kendi iradesinin her şeyin üstünde olduğuna hükmetti.

Haber Giriş : 24 Haziran 2026 19:30, Son Güncelleme : 24 Haziran 2026 19:31
Yargıtay'dan emsal emeklilik kararı: 'Zorunlu prim birleştirme' dayatılamaz

Sosyal güvenlik sisteminde milyonlarca sigortalının emeklilik haritasını kökten değiştirecek tarihi bir hukuki gelişme yaşandı. Türkiye Gazetesi Yazarı İsa Karakaş'ın köşesinde detaylarını paylaştığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı, SGK'nın uzun yıllardır uyguladığı "zorunlu hizmet birleştirme" prosedürünü tamamen devre dışı bıraktı.

SGK Son 7 Yılı Bahane Ederek Süreyi Uzattı

Davanın fitili, SSK bünyesinde 6730 gün, Emekli Sandığı'nda 450 gün ve Bağ-Kur kapsamında 2092 gün primi olan bir vatandaşın 28 Mart 2002'de emeklilik talebinde bulunmasıyla ateşlendi. SSK şartlarına göre 25 yıllık sigortalılık süresini ve 5000 prim gününü fazlasıyla dolduran vatandaşa, SGK'dan olumsuz yanıt geldi.

Kurumun vatandaşı mağdur eden süreci şu şekilde gelişti:

  • Kurum Dayatması: SGK, "Son 7 yıllık hizmet süren Bağ-Kur ağırlıklı, bu yüzden Bağ-Kur'dan emekli olmalısın ve primini 9000 güne tamamlamalısın" diyerek sigortalıyı bir yıl daha bekletti.

  • Mağduriyet: Davacıya hem daha geç hem de daha ağır şartlar öne sürülerek daha düşük bir emekli aylığı bağlandı. Vatandaş ise Bağ-Kur günlerinin dışlanarak sadece SSK ve Emekli Sandığı üzerinden emekli edilmesini talep edip yargı yoluna gitti.

Yerel Mahkemeden Tarihi Tespit: "Hizmet Birleştirmeye Zorlanamaz"

Davaya bakan İş Mahkemesi, sosyal güvenlik hukukunda çığır açacak bir tespitte bulunarak, "Sigortalı, hizmet birleştirmesine zorlanamaz. Hak sahibinin iradesine üstünlük tanınması asıldır" hükmünü verdi. Bağ-Kur hizmeti dışlandığında son 7 yılda SSK hizmetinin öne çıktığını belirten mahkeme, davacıya faizleriyle birlikte haklarının iade edilmesine karar verdi. SGK'nın itirazı üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) de yerel mahkemenin kararını tamamen hukuka uygun bularak onadı.

Yargıtay Daireleri Arasında "Dilekçe" Tartışması

Dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne gidince usuli bir kriz baş gösterdi. Daire, davacının dilekçesinin sadece "sonuç" kısmına bakarak Emekli Sandığı günlerinin de hesaba katılmasını "taleple bağlılık ilkesine aykırı" buldu ve kararı bozdu. Ancak İş Mahkemesi, adeta bir hukuk dersi vererek direnme kararı aldı. Dilekçenin sadece sonuna değil, başlangıç ve açıklama kısmına da bakılması gerektiğini belirten yerel mahkeme, talebin zaten Bağ-Kur dışındaki iki kurumun birleştirilmesi yönünde olduğunu net bir şekilde savundu.

Son Noktayı Hukuk Genel Kurulu Koydu: Emeklilikte Devrim

SGK'nın direnme kararını temyiz etmesiyle dosya en yüksek yargı merci olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun önüne geldi. Tasarruf ilkesi ve dava dilekçesinin bütünlüğü üzerinden derin bir analiz yapan Genel Kurul; davacının niyetinin net olduğunu, yalnızca kendisini mağdur eden Bağ-Kur hizmetlerinin dışlanmasını istediğini belirtti. Yerel mahkemenin talebi aşmadığını tescilleyen Kurul, direnme kararını usul ve yasaya uygun buldu.

Bu devrim niteliğindeki kararla birlikte, yıllarca farklı statülerde çalışıp en son çalıştığı kurumun ağır şartlarına ve düşük maaşına mahküm edilen binlerce sigortalı için yeni bir dönem başladı. Vatandaşlar artık kendilerine en yüksek maaşı ve en erken emekliliği sağlayan statüleri birleştirebilecek, işine gelmeyen prim günlerini ise sistemin dışında tutabilecek.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber