Doktora yaparken araştırma görevlisi olacaklar
YÖK, Türkiye'nin yapay zeka, siber güvenlik ve bilişim alanındaki nitelikli insan kaynağını artırmak amacıyla 5 yılda 3 bin araştırmacının yetiştirileceği stratejik programı başlattı. 23 araştırma üniversitesinde doktora eğitimi alırken araştırma görevlisi olarak istihdam edilecek ilk 550 aday için başvurular 8-22 Eylül tarihleri arasında alınacak.
Türkiye'nin yapay zeka, siber güvenlik, bilişim teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi alanlarda ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla hayata geçirilen Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı'nda ilk yıl 550, 5 yılda 3 bin araştırmacı bilim ve teknoloji ekosistemine kazandırılacak.
Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, programın ilk yılında "Bilişim Teknolojileri", "Donanım ve Bilgisayar Sistemleri", "Siber Güvenlik" ile "Yapay Zeka ve Akıllı Sistemler" alanlarında toplam 550 araştırmacı yetiştirilecek.
5 yıllık programın sonunda yaklaşık 3 bin genç araştırmacının, Türkiye'nin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandırılması hedefleniyor.
Türkiye'nin bilim ve teknoloji ekosistemini güçlendirmeyi, stratejik kalkınma hedefleri doğrultusunda nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlayan yeni model kapsamında 550 doktora öğrencisi merkezi sınavla seçilecek.
23 araştırma üniversitesinde eğitim alacak genç araştırmacılar, aynı zamanda araştırma görevlisi olarak istihdam edilecek, bilgi üretimi ile akademik insan kaynağı aynı süreçte desteklenecek.
Merkezi esaslı sistemle seçilecek genç araştırmacılar, doktora eğitimlerini sürdürürken aynı zamanda araştırma görevlisi olarak istihdam edilecek. Böylece doktora eğitimi, bilimsel araştırma ve akademik istihdam aynı model içinde buluşturulacak.
Programla Türkiye'nin kritik teknolojilerde uzun vadeli araştırmacı insan kaynağının güçlendirilmesi, araştırma üniversitelerinin bilimsel kapasitesinin ülkenin stratejik öncelikleriyle daha güçlü biçimde buluşturulması ve üniversitelerde üretilen bilginin teknolojiye, ürüne, patente ve ekonomik değere dönüşümünün hızlandırılması amaçlanıyor.
- Başvurular, 8-22 Eylül'de yapılacak
Adaylar, başvurularını 8-22 Eylül'de YÖK'ün "Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Başvuru Sistemi" üzerinden elektronik ortamda yapacak.
Başvuru sırasında adaylara ilan edilen programlar arasından en fazla iki farklı alandan toplam 5 tercih hakkı tanınacak. Adaylar, yalnızca tercih ettikleri programlar kapsamında değerlendirmeye alınacak.
Kontenjanlara başvuru sisteminde belirtilen alanlardan lisans mezunu olanlar ile belirtilen lisans alanlarından mezun olup ilgili alanlardan birinde tezli yüksek lisans yapanlar başvurabilecek.
Bilgisayar, yazılım, elektrik-elektronik, yapay zeka, mekatronik, makine, endüstri, malzeme, enerji, havacılık ve uzay gibi çok sayıda mühendislik alanının yanı sıra matematik, istatistik ve bilgisayar bilimleri, bilişim sistemleri ve teknolojileri gibi programların mezunları da ilgili kontenjanlara başvurabilecek.
Belirlenen başvuru alanları arasında tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk ve mimarlık gibi başarı sıralamasına dayalı öğrenci kabul eden farklı disiplinler de bulunuyor. Farklı bilim ve mühendislik disiplinlerinden gelen yeteneklerin Türkiye'nin öncelikli teknoloji alanlarına yönlendirilmesi hedefleniyor.
- Merkezi sınav
Merkezi yazılı sınav, 28 Kasım'da yapılacak. Adaylar, yalnızca başvuru sisteminde tercih ettikleri ve sınava girmeye hak kazandıkları program için sınava katılabilecek.
Merkezi yazılı sınavdan 70 puanın altında alan adaylar başarısız sayılacak. Sınavın yüzde 50'si tüm adaylara yönelik ortak temel modülden, yüzde 50'si ise alan modülünden oluşacak.
Yapay zeka alanında makine öğrenmesi, yapay sinir ağları, büyük dil modelleri, Transformer mimarisi ile güvenilir ve açıklanabilir yapay zeka, siber güvenlikte kriptografi, kimlik doğrulama, tehdit modelleme, ağ ve yazılım güvenliği, bilişim teknolojilerinde programlama, veri tabanları, bulut bilişim ve yazılım yaşam döngüsü, donanım ve bilgisayar sistemlerinde ise bilgisayar mimarisi, mikroişlemciler, yüksek başarımlı hesaplama ile gömülü ve gerçek zamanlı sistemler, sınav konuları arasında bulunuyor.
Merkezi sınavın ardından adayların nihai başarı puanı, 4 farklı ölçütün bir araya getirilmesiyle hesaplanacak. Merkezi yazılı sınav puanının yüzde 30'u, lisans mezuniyet notunun yüzde 25'i, ALES puanının yüzde 25'i ve yabancı dil sınavı puanının yüzde 20'si nihai puana yansıtılacak.
Programa yerleşmeye hak kazanan gençler, kabul edildikleri programlarda doktora eğitimlerini sürdürürken araştırma görevlisi olarak da akademik hayata adım atacak.
Araştırma görevlisi kadrolarına atamalar, ilgili üniversiteler tarafından yürürlükteki mevzuat kapsamında gerçekleştirilecek. Adaylara mezuniyetlerine göre bilimsel hazırlık yaptırılabilecek. Lisans mezunları için bütünleşik doktora yaptırılacak.
- "Ülkemizin araştırma ve yenilik kapasitesini büyüteceğiz"
Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki iddiasını güçlü ve nitelikli insan kaynağıyla destekleyecek yeni bir adım attıklarını belirtti.
Özvar, "Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı ile gençlerimizi geleceğin kritik teknolojilerinde bilimsel üretimin merkezine taşıyacak, araştırma üniversitelerimizin kapasitesini ülkemizin stratejik hedefleriyle daha güçlü biçimde buluşturacağız." ifadesini kullandı.
Küresel rekabette teknolojiye sahip olmanın yeterli olmadığını, asıl belirleyici unsurun teknolojiyi tasarlayacak, geliştirecek ve daha ileriye taşıyacak nitelikli insan kaynağı olduğunu vurgulayan Özvar, "Türkiye'nin stratejik alanlardaki iddiasını, bu alanlarda yetiştireceğimiz nitelikli insan kaynağıyla güçlendireceğiz." açıklamasında bulundu.
Savunma sanayisinde Türkiye'nin son yıllarda ortaya koyduğu başarının arkasındaki en önemli unsurlardan birinin yetişmiş insan gücü olduğuna dikkati çeken Özvar, şöyle devam etti:
"Savunma sanayiinde kendi mühendislerimize, bilim insanlarımıza ve gençlerimizin kabiliyetine güvenerek gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümü şimdi yapay zekaya, siber güvenliğe, çip teknolojilerine ve geleceğin diğer kritik alanlarına taşıyoruz. Hedefimiz, yalnızca bugünün ihtiyacını karşılamak değil önümüzdeki 10, 20 yılın teknolojilerini geliştirecek bilim insanlarını bugünden yetiştirmektir."
Özvar, üniversitelerde üretilen bilginin yalnızca laboratuvarlarda veya akademik yayınlarda kalmasını istemediklerini belirterek, "Bilginin teknolojiye, ürüne, patente ve ekonomik değere dönüşmesini istiyoruz. Bunun temel şartı güçlü ve nitelikli insan kaynağıdır. Bu programla gençlerimizi stratejik alanlara yönlendirirken aynı zamanda ülkemizin araştırma ve yenilik kapasitesini de büyüteceğiz." bilgisini paylaştı.