Babacan'dan fon krizi için 'görev gücü' önerisi
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin yönetilmesi için bankacılık ve sermaye piyasaları konusunda uzman isimlerden oluşacak özel bir "görev gücü" kurulmasını önerdi. Babacan, yatırımcılara yapılacak ödemelerde küçük yatırımcılara öncelik verilmesi gerektiğini söyledi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Fatih Altaylı'nın YouTube programında sermaye piyasalarında yaşanan fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Krizin yönetilmesi ve sonrasındaki sürecin çözüme kavuşturulması için özel bir ekip oluşturulması gerektiğini savunan Babacan, kurulacak görev gücünün tam yetkili olması gerektiğini belirtti.
Babacan, "Bu krizi yönetmek için ve kriz sonrasını çözümlemek için özel bir görev gücü gerekir. Bu görev gücünün tam yetkili olması gerekir. Şu andaki sistemde de bu yetkiyi ancak Cumhurbaşkanı verebilir." dedi.
Görev gücünün sermaye piyasaları ve bankacılık alanında deneyimli kişilerden oluşması gerektiğini ifade eden Babacan, 7-8 kişilik bir ekibin görevlendirilebileceğini söyledi.
"Kadro değişmeden güveni tekrar sağlamak mümkün değil"
Sermaye piyasalarında güvenin yeniden sağlanması için ilgili kurumların yönetimlerinde değişikliğe gidilmesi gerektiğini savunan Babacan, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) üyelerinin görevden alınması ve yeni bir kurul oluşturulmasının Cumhurbaşkanı'nın yetkisinde olduğunu belirtti.
Babacan, "Güveni yeniden oluşturmak istiyorlarsa bu işten yakından ya da uzaktan sorumluluğu olan, suçlu olsun olmasın, masum olsun, kasıtlı olsun fark etmez, kadro değişmesi lazım. Kadro değişmeden güveni tekrar sağlamak mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuda karar vermesi gerektiğini dile getiren Babacan, yaşanan sürecin Türkiye ekonomisi ve sermaye piyasaları açısından önemli olduğunu savundu.
Babacan, "Benim eski bir çalışma arkadaşı olarak ve bütün bu işin mevzuatını, yasalarını çıkarmış, sistemi ilk kurmuş insan olarak kendisine tavsiyem budur: Kimsenin gözünün yaşına bakmasın." diye konuştu.
Küçük yatırımcılara öncelik verilmesini önerdi
Fon krizinin ardından yapılacak ödemelerde küçük yatırımcıların öncelikli olması gerektiğini belirten Babacan, yüksek miktarda yatırımı bulunan kişilerin finansal bilgiye ve ilgili kurumların yöneticilerine erişim imkanının daha fazla olduğunu söyledi.
Babacan, yatırım miktarı arttıkça bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını savunarak, "Dolayısıyla orada da küçüklere öncelik vermede bir adalet var. Büyüdükçe 'Ben bunu bilmiyordum' deme şansı daha azalıyor. Çünkü büyük para sahibinin daha çok bilgi sahibi olması beklenir." değerlendirmesinde bulundu.
"Çözüm reçetesinin raporunu yazarız"
Hükümetten talep gelmesi halinde krizin çözümüne ilişkin önerilerini paylaşabileceklerini belirten Babacan, kurulmasını önerdiği görev gücü için isim de önerebileceklerini ifade etti.
Babacan, "Çözüm reçetesinin raporunu yazarız, göndeririz, isim isterlerse veririz. Çünkü bu bizim hepimizin memleketi." dedi.
Kendisinin ekonomi yönetiminde bulunduğu bir dönemde benzer bir kriz yaşanması halinde nasıl hareket edeceğine ilişkin soruya da Babacan, "Ya bunlar olmazdı ya da ben çoktan ayrılmış olurdum." yanıtını verdi.
Mehmet Şimşek değerlendirmesi
Babacan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yaşananlardan haberdar olup olmadığına ilişkin soru üzerine, kendisine yaklaşık iki yıldır sermaye piyasalarında yaşanan sorunlara ilişkin şikayetler ulaştığını söyledi.
Babacan, "Mehmet Bey'in bu işlerden haberdar olmaması diye bir şey düşünemiyorum. Çünkü bütün bunlar bana geliyorsa, bütün bu olanlar 2 yıldır bana gelip insanlar dert anlatıyorsa, ben de anlatanlara 'Bunu bana anlatmayın, gidin sorumlu bakan orada, Cumhurbaşkanı orada.' diyorum." ifadelerini kullandı.
Fon ödemeleri sürecinde kamu bankalarının karşılaşabileceği hukuki risklere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, kötü niyetli girişimlere karşı gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini savundu.
Babacan, sermaye piyasalarındaki güvenin yeniden tesis edilebilmesi için siyasi irade, kurumsal değişiklik ve uzmanlardan oluşan bir ekibin eş zamanlı hareket etmesi gerektiğini kaydetti.