Kaya: Enflasyon farkı, kaybedilen alım gücünün gecikmiş telafisidir

Devlet Memurları Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya, eylül ayı enflasyon verilerinin ardından memurların gelir durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon farkının zam olmadığını, kaybedilen alım gücünün gecikmeli telafisi olduğunu belirten Kaya; aylık enflasyon farkının maaşlara yansıtılması, geçmiş gelir kayıplarının telafi edilmesi, refah payı verilmesi ve vergi dilimi kaynaklı maaş kayıplarının önlenmesi taleplerini sıraladı.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 05 Ekim 2026 11:56, Son Güncelleme : 05 Ekim 2026 12:00
Kaya: Enflasyon farkı, kaybedilen alım gücünün gecikmiş telafisidir

TÜİK'in eylül ayı enflasyonunu yüzde 1,84, yıllık enflasyonu ise yüzde 29,73 olarak açıklamasının ardından Devlet Memurları Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya, memurun gelir durumunu değerlendiren yazılı bir açıklama yaptı.

Kaya, açıklanan rakamların yalnızca istatistik olmadığını vurgulayarak "Her bir puan, memurun bütçesinden eksilen gelirdir. Markette küçülen poşet, ay ortasında biten maaş, ay sonunda kullanılan kredi kartıdır" dedi.

"Enflasyon Farkı Zam Değil, Gecikmeli Telafi"

Kamuoyuna "Temmuz zammı" olarak sunulan artışların memurun kaybettiği alım gücünü telafi etmekten uzak olduğunu belirten Kaya, "Memura verilen enflasyon farkı bir zam değildir. Son altı ayda enflasyona karşı kaybedilen alım gücünün gecikmiş ve eksik bir telafisidir. Kaybedilen gelir geri gelmemekte, yalnızca kayıp bordroda kayıt altına alınmaktadır" dedi.

Toplu sözleşme artışlarının da kısa sürede enflasyon karşısında eridiğini vurgulayan Kaya, altı aylık dönemler üzerinden yapılan artışların memurun alım gücünü korumakta yetersiz kaldığını söyledi.

Rakamlar Tablonun Ağırlığını Ortaya Koyuyor

Kaya, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırını 121.786 TL, açlık sınırını ise 37.388 TL olarak açıkladı. En düşük memur maaşının 70.224 TL seviyesinde bulunduğuna dikkat çeken Kaya, "Devletin işini yapan memur, ailesiyle birlikte yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Bordroda rakam büyüyor, sofrada tabak küçülüyor" ifadelerini kullandı.

Memurun temel giderlerinin altı aylık dönemlere göre şekillenmediğini belirten Kaya, kira, fatura, eğitim ve mutfak masraflarının her ay arttığını ve maaşları koruyacak mekanizmanın da aylık olarak işletilmesi gerektiğini vurguladı.

Dört Maddelik Çözüm Talebi

Kaya açıklamasında şu talepleri sıraladı:

Enflasyonun maaş artışını aştığı her ay fark hesaplanarak takip eden ay maaşlara yansıtılması, geçmiş dönemde yaşanan reel gelir kayıplarının telafi edilmesi ve maaşlara büyümeden pay ile refah payı eklenmesi, vergi dilimi nedeniyle yılın ikinci yarısında eriyen net maaş uygulamasına son verilmesi ve emekliliğe yansıyan tek kalem ile güvenceli maaş sisteminin hayata geçirilmesi.

Kaya açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Memur lütuf istemiyor, geçici iyileştirme istemiyor. Memur, alın terinin karşılığını ve ailesiyle birlikte insanca yaşayabileceği bir ücreti istiyor. Memurun maaşı enflasyona ezdirilemez."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber