Galatasaray Üniversitesi öğrencisinin Erasmus vizesi başvurusu, başörtüsü nedeniyle kabul edilmedi

Galatasaray Üniversitesi'nde çift anadal yapan ve Erasmus kapsamında Sorbonne Üniversitesinde eğitim görmeye hak kazanan bir öğrenci, Fransa'nın Türkiye'deki yetkili vize başvuru merkezi üzerinden yaptığı üç başvuruda başörtülü biyometrik fotoğrafının kabul edilmediğini ve kendisinden "başı açık" fotoğraf istendiğini öne sürdü. Öğrenci, 14 Eylül 2026 tarihli belgeyle dosyasının iade edildiğini belirterek uygulamanın açık ve tüm başvuru sahipleri için aynı şekilde uygulanması çağrısında bulundu.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 05 Ekim 2026 14:30, Son Güncelleme : 05 Ekim 2026 14:30
Galatasaray Üniversitesi öğrencisinin Erasmus vizesi başvurusu, başörtüsü nedeniyle kabul edilmedi

Galatasaray Üniversitesi'nde çift anadal yapan bir öğrenci, Erasmus programı kapsamında eğitim görmeye hak kazandığı Fransa?daki Sorbonne Üniversitesine ilişkin uzun süreli öğrenci vizesi başvurusunda başörtülü biyometrik fotoğrafının kabul edilmediğini, kendisinden başını açmasının istendiğini ve üç ayrı başvurusunun da sonuçsuz kaldığını belirtti.

AA muhabirine konuşan ve ismini vermek istemeyen öğrenci, aynı dönemde başörtülü fotoğrafla Fransa vizesi alan arkadaşlarının bulunduğunu belirterek, kendi başvurusunda farklı bir uygulamayla karşılaşmasının çelişkili olduğunu söyledi.

Erasmus kapsamında Sorbonne Üniversitesinde eğitim görme ve hibe desteği almaya hak kazandığını anlatan öğrenci, Fransa?nın Türkiye?deki yetkili aracı kurumu VFS Global üzerinden toplam üç kez vize başvurusu yaptığını ifade etti.

Öğrenci, "Aynı dönemde vize alan arkadaşlarım var. Onlar başörtülü şekilde fotoğraf verdiler. Bana ise başörtüsü nedeniyle fotoğrafımın kabul edilmediği söylendi. Ortada bir çelişki var." diyerek, benzer statüdeki öğrenciler arasında farklı uygulamaların bulunduğunu savundu.

- "Üçüncü kez başvurdum çünkü gerekçeyi açıkça görmek istiyordum"

İlk başvurusunda kendisiyle birlikte birçok öğrenciye "güvensizlik" gerekçesiyle ret verildiğini söyleyen öğrenci, bu gerekçenin Fransa?da kalacağı yer ve eğitim programıyla ilişkilendirildiğini belirtti.

Öğrenci, "Benim kalacağım yer de eğitim programım da Erasmus kapsamında belirlenmiş, bilinen ve güvenilir yerlerdi. Buna ilişkin belgeleri de sunmuştum." diyerek, ikinci başvurusunu bir arkadaşıyla birlikte yaptığını, arkadaşının başvurusu kabul edilirken kendi başvurusunun yeniden reddedildiğini ileri sürdü.

İkinci ret kararında bu kez farklı bir gerekçe sunulduğunu anlatan öğrenci, yaşadıklarının başörtüsünden kaynaklandığını düşündüğünü ancak bunu çevresindekilere anlatmakta dahi zorlandığını söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Ben herkese 'Başörtüsünden reddediyorlar.' diyordum. 'Diğerlerini kabul edip seni reddettilerse senin belgelerinde bir eksiklik vardır.' diyorlardı ama ben belgelerime güveniyordum. Tekrar reddedileceğimi düşünerek üçüncü kez başvurdum. Çünkü bunun gerekçesini onların ağzından, kanıtlanabilir ve yazılı şekilde görmek istiyordum. Gerek yazışmalarla gerek başka yollarla süreci takip ettim ve en sonunda 'başı açık' fotoğraf istedikleri gerekçeyi ıslak imzalı belgeyle vermek durumunda kaldılar."

Öğrenci, VFS Global üzerinden Fransa?nın İstanbul Başkonsolosluğuna gönderilen dosyasının 14 Eylül 2026 tarihli "Attestation de retour d?un dossier" başlıklı belgeyle iade edildiğini ve kendisine fotoğrafın "tete nue", yani "başı açık" şekilde olması gerektiğinin bildirildiğini aktardı.

- "Kazandığım akademik fırsatın elimden alınması çok kötü hissettirdi"

Sorbonne Üniversitesinde eğitim görme hakkının akademik kariyeri açısından önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan öğrenci, yaşadığı sürecin yalnızca bir vize meselesi olmadığını söyledi.

Mağdur öğrenci, "Sorbonne'un özgeçmişimde yer alacağı için çok heyecanlıydım. Bunun bana başka kapılar da açacağını düşünüyordum. Kazandığım bir fırsatın bu şekilde elimden alınması çok kötü hissettirdi. Çok üzüldüm." ifadelerini kullanarak, dosyasının iade edilmesinin ardından yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşabilecek duruma gelmesinin zaman aldığını anlattı.

Başörtüsünü çıkarmasının doğrudan kendisinden istenmesinin yarattığı duyguyu tarif etmenin zor olduğunu belirten öğrenci, şunları söyledi:

"İnsan çevresinden 28 Şubat sürecinde yaşananları dinliyor ve böyle bir şey kendi başına gelse daha soğukkanlı karşılayacağını düşünüyor. Ama karşınızdaki insan bunu doğrudan size söylediğinde çok farklı oluyor. Bir sıkışmışlık hissediyorsunuz. Başörtümü çıkarmam benim için mümkün değil ama karşımdaki kişi bunu benden bekliyor. Orada iki şeyden birini seçmek zorunda bırakılıyorsunuz."

Başörtüsünün kendisi için dini bir tercih olduğuna işaret eden öğrenci, "Başörtüsünü öylesine takmıyoruz. Karşınızdaki insanın sizden böyle bir şeyi isteyebilmeyi kendinde hak görmesi de çok kötü hissettiriyor." dedi.

Başvuru merkezindeki yaklaşımın görevlilere göre değişebildiğini savunan öğrenci, başka başörtülü öğrencilerin de benzer baskılarla karşılaştığını öne sürdü.

- "Başörtülüyüm diye başarımdan vazgeçecek değilim"

Yaşadıklarını sosyal medyada paylaşmasının ardından "Başörtülüysen başvurmasaydın" ve "Gitmeseydin" gibi yorumlarla karşılaştığını belirten öğrenci, bu söylemleri de ayrımcı bulduğunu söyleyerek, konuyu sosyal medyada destek görmek için değil, kendisinden sonra aynı süreçle karşılaşabilecek öğrencilerin ne yaşayabileceklerini bilmesi ve meselenin yetkililere ulaşması amacıyla paylaştığını aktardı.

Öğrenci, "Ortada bir başarı var. Başarımdan utanacak değilim. Başörtülüyüm diye başarımı göstermeyecek de değilim. Benden sonra geleceklerin neyle karşılaşacaklarını bilmesi, bunun daha çok duyulması ve çözülmesi için paylaştım. Galatasaray Üniversitesinde ve Fransızca eğitim veren diğer üniversitelerde çok sayıda başörtülü öğrenci var. Eğitim dilimiz yüzde 100 Fransızca. Doğal olarak Fransa?daki üniversitelere gitmek istiyoruz. Ben Sorbonne'u kazanmışken neden başka bir ülkeye gitmek zorunda kalayım?" diye konuştu.

Üç başvurusunun da sonuçsuz kalmasının ardından yeniden başvuru yapmayı düşünmediğini ifade eden öğrenci, buna karşılık sorunun kendisinden sonraki öğrenciler açısından çözülmesini istediğini söyledi.

Öğrenci, uygulamanın genel bir kurala dayanması halinde bunun açık ve herkes için aynı şekilde uygulanması gerektiğini belirterek, "Bir kural varsa yetkililer bunu açıkça açıklasın. Herkes neyle karşılaşacağını bilsin. Vize merkezindeki görevlilere de öğrencilere nasıl davranılması gerektiği anlatılsın. Biz oradaki bir görevlinin keyfi tutumunu çekmek zorunda değiliz." şeklinde konuştu.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber