Matematik eğitimi kadrosuna 'matematik' yüksek lisans şartı: Alanın kendi öğrencileri başvuramıyor

Bir üniversitenin Matematik Eğitimi alanında açtığı araştırma görevlisi ilanında, adayın Matematik Öğretmenliği mezunu olması ancak lisansüstü eğitimini Matematik Eğitimi yerine "Matematik" alanında yapıyor olması şartı koşuldu. Kendi alanında yüksek lisans yapan araştırmacıları dışarıda bırakan ve oldukça dar bir aday profilini tarif eden ilan şartı, akademide rekabeti ve liyakati zedelediği gerekçesiyle tepki çekti.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 05 Ekim 2026 21:35, Son Güncelleme : 05 Ekim 2026 21:45
Matematik eğitimi kadrosuna 'matematik' yüksek lisans şartı: Alanın kendi öğrencileri  başvuramıyor

Üniversiteler tarafından yayımlanan araştırma görevlisi ilanlarında aranan özel şartların, kadronun ilan edildiği bilim alanıyla uyumlu ve mümkün olduğunca geniş bir aday kitlesinin başvurusuna imkan verecek şekilde belirlenmesi gerekiyor.
Ancak yayımlanan bir araştırma görevlisi ilanındaki şart bunun tam tersi bir tablo ortaya koyuyor.
Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Matematik Eğitimi alanında ilan edilen Araştırma Görevlisi kadrosunda adaylardan;
"Matematik Öğretmenliği lisans mezunu olmak. Matematik bilim dalında tezli yüksek lisans yapıyor olmak." şartları aranıyor.
İlk bakışta birbiriyle ilişkili görünen bu iki şart birlikte değerlendirildiğinde önemli bir sorun ortaya çıkıyor.

MATEMATİK EĞİTİMİNDE YÜKSEK LİSANS YAPANLAR NE OLACAK?

Kadro Matematik Eğitimi alanında.
Adayın lisans mezuniyetinin de Matematik Öğretmenliği olması isteniyor.
Ancak sıra lisansüstü eğitime geldiğinde adayın Matematik Eğitimi alanında değil, Matematik bilim dalında tezli yüksek lisans yapıyor olması şart koşuluyor.
Bunun doğal sonucu ise oldukça dikkat çekici:
Matematik Öğretmenliği mezunu olup kendi alanı olan Matematik Eğitimi alanında tezli yüksek lisans yapan bir aday, kendi alanında ilan edilen araştırma görevlisi kadrosuna başvuramıyor. Buna karşılık Matematik Öğretmenliği mezuniyetinden sonra Matematik alanında yüksek lisansa yönelmiş daha sınırlı bir aday grubu başvuru şartını karşılayabiliyor.
Burada sorulması gereken soru çok açık:
Matematik Eğitimi kadrosunda, Matematik Eğitimi alanında lisansüstü eğitim gören adaylar neden dışarıda bırakılıyor?

İKİ ŞART BİRLİKTE ÇOK DAR BİR ADAY PROFİLİ OLUŞTURUYOR

Sorun yalnızca yüksek lisans alanının farklı belirlenmesi de değil.
İlan hem Matematik Öğretmenliği lisans mezuniyetini hem de ardından Matematik bilim dalında tezli yüksek lisans öğrenciliğini birlikte arıyor.
Dolayısıyla kadro, genel olarak Matematik Eğitimi alanında yetişen araştırmacıları değil, eğitim hayatında oldukça spesifik bir güzergahı takip etmiş adayları tarif ediyor.
Araştırma görevlisi ilanlarının amacı belirli bir özgeçmişe uyan kişiyi bulmak değil, ilgili akademik birimin araştırma ve öğretim faaliyetleri için ihtiyaç duyduğu nitelikli genç akademisyenleri rekabet içerisinde seçmek olmalıdır.

BU DÖNEMDE AKADEMİK KADROLAR ÇOK DAHA KIYMETLİ

Konunun bir başka boyutu ise yükseköğretimde uygulanan tasarruf politikaları nedeniyle akademik kadroların geçmişe kıyasla çok daha sınırlı olmasıdır.
Özellikle genç akademisyenlerin uzun süre kadro beklediği alanlarda açılan her bir araştırma görevlisi kadrosu son derece kıymetlidir.
Bu kadar sınırlı kadro imkanının bulunduğu bir dönemde ilan şartlarının zorunlu akademik gerekçeler bulunmadıkça aday havuzunu daraltması yerine, alanın nitelikli adaylarının rekabet edebilmesine imkan sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerekir.
Matematik Eğitimi alanında yetişen genç bir akademisyen, Matematik Eğitimi alanında açılan bir araştırma görevlisi kadrosunu gördüğünde doğal olarak başvuru yapabilmeyi beklemelidir.

İLAN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Üniversitenin gerçekten Matematik Öğretmenliği lisans mezunu olup özellikle Matematik alanında lisansüstü eğitim gören bir araştırmacıya ihtiyaç duymasının bilimsel bir gerekçesi varsa bunun ayrıca açıklanabilmesi gerekir.
Ancak böyle zorunlu ve objektif bir akademik ihtiyaç bulunmuyorsa ilan şartı gözden geçirilmelidir.
Örneğin ihtiyacın niteliğine göre "Matematik Eğitimi veya Matematik alanında tezli yüksek lisans yapıyor olmak" şeklinde daha kapsayıcı bir düzenleme dahi çok daha geniş bir aday kitlesinin başvurabilmesine imkan sağlayabilir.
Çünkü kamu üniversitelerinde akademik kadroların dağıtılmasında temel amaç, mümkün olan en dar aday grubunu oluşturmak değil; alanın ihtiyacına uygun adaylar arasında mümkün olan en geniş ve nitelikli rekabeti sağlamaktır.
Hele ki akademik kadroların son derece sınırlı olduğu bir dönemde.
Matematik Eğitimi alanında açılan bir kadro, her şeyden önce Matematik Eğitimi alanında yetişen genç akademisyenlere kapısını kapatmamalıdır.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber