Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişiyle İzmir'de 32 yıllık tablo değişiyor
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yaklaşık 16 yıl üyesi olduğu CHP'den istifa etmesinin ardından AK Parti'ye geçiyor. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak yüzde 48,9 oyla seçilen Tugay'ın bugün AK Parti Genel Merkezi'ne geldiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gün içinde kendisine parti rozeti takmasının beklendiği bildirildi. Tugay'ın geçişiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi 32 yıl sonra yeniden bir sağ partinin yönetimine geçmiş olacak.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti'ye geçiyor.
Tugay, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun ardından CHP'den AK Parti'ye geçen ikinci büyükşehir belediye başkanı olacak. Bu değişiklikle birlikte İzmir, 32 yıl sonra ilk kez bir sağ partinin yönetimine girmiş oldu. İzmir'de son olarak 1994 seçimlerinde geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Burhan Özfatura, DYP'den belediye başkanı olarak seçilmişti.
1999 seçimlerinde ise Demokratik Sol Parti'nin (DSP) adayı Ahmet Piriştina İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Piriştina, görev süresi devam ederken 2003 yılında CHP'ye katıldı ve 2004 yerel seçimlerinde bu kez CHP'nin adayı olarak yeniden başkan seçildi. Cemil Tugay, 31 Mart 2024'te gerçekleşen yerel seçimlerde kent genelinde oyların yüzde 48,9'unu alarak belediye başkanı seçilmişti.
2010 yılında CHP'ye üye olan Cemil Tugay, 2011'de CHP İzmir İl Bilim Yönetim ve Kültür Platformu'nun sağlık komisyonunda görev aldı. Daha sonra partinin İzmir İl AR-GE Kurulu'nda çalıştı; 2015'te ise CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu'na girerek önce bilişim, ardından seçim ve hukuk işlerinden sorumlu başkan yardımcılığı yaptı.
CHP'nin Karşıyaka Belediye Başkan adayı gösterilen Tugay, 31 Mart 2019 seçimlerini yüzde 70,85 oyla kazanarak belediye başkanı oldu.
Adaylığı tartışma yaratmıştı
Siyasi kariyerindeki asıl kırılma ise 2023 genel seçimlerinin ardından CHP'de başlayan liderlik tartışmaları sırasında yaşandı. Tugay, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine karşı parti içinde yükselen "değişim" hareketine açık destek veren belediye başkanları arasında yer aldı. İzmir örgütündeki delegelerin önemli bölümünün Kılıçdaroğlu'ndan yana olduğu süreçte Tugay, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun öncülük ettiği değişim kanadında pozisyon aldı.
Nitekim Özgür Özel, 2024 yerel seçim kampanyası sırasında Tugay'dan, değişim için "gereken adımı atmaya İzmir'de ilk karar veren yol arkadaşım" diye söz edecekti. Bu yakınlık, Tugay'ın birkaç ay sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterilmesinin ardından da tartışmaların merkezinde yer aldı.
2024 yerel seçimlerinde Dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in yeniden aday gösterilmemesi ve Cemil Tugay'ın aday olarak belirlenmesi 'değişimcilere' verdiği destekle ilişkilendirildi. Soyer ise aday gösterilmediğini CHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısından yalnızca birkaç dakika önce öğrendiğini açıklayarak ve aday belirleme sürecini "siyasi nezaketsizlik" olarak nitelendirdi. Seçim kampanyası sürecinde Tugay'a aktif destek vermekten kaçınan Soyer, kendisinin başarısız bulunduğu gerekçesiyle aday gösterilmediğini hatırlatarak "Hem beni gösterme hem de benden bu işin kazanılmasını bekle. Bu hakkaniyete uygun değil" karşılığını verdi.
Cemil Tugay'ın adaylığının açıklanamasının ardından DEM Parti, İzmir Büyükşehir Belediyesi için Türkan Aslan Ağaç ve Akın Birdal'ı eş başkan adayı gösterdi. Birdal daha sonra yaptığı açıklamalarda, Tunç Soyer'in yeniden aday olması halinde DEM Parti'nin İzmir'de farklı bir tutum alabileceğini belirterek "DEM'in Tunç Soyer üzerine bir sempatisi ve eğilimi vardı" dedi.
AK Parti Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ'ın karşısında Cemil Tugay, 31 Mart 2024'te gerçekleşen yerel seçimlerde kent genelinde oyların yüzde 48,9'unu alarak belediye başkanı seçildi.
Seçimden kısa bir süre sonra eski başkan Tunç Soyer, belediye başkanlarına yönelik tutuklama dalgasından nasibini aldı. Soyer hakkında süreç içinde birden fazla dosya açıldı; ilk tutuklandığı davada tahliye kararı verilmesine rağmen başka dosyalardaki tutuklama kararları nedeniyle cezaevinden çıkamadı.
AK Parti'nin İzmir rüyası
3 Kasım 2002'deki seçimlerden bu yana Türkiye'yi tek başına yöneten AK Parti iktidarları ülkede elde edilebilecek hemen hemen her siyasi başarıyı yakaladı. 24 yıl boyunca istikrarlı bir şekilde kaybettiği tek yer ise İzmir oldu. Kentteki politik ayrışmanın göbeğindeyse sağ veya sol politikalardan çok Türkiye'nin son 20 yılına damga vuran yaşam tarzı tartışmaları vardı.
AK Parti iktidarı boyunca muhalefetin kalesi görünümüne bürünen İzmir, 24 yılda yapılan 5 yerel seçimde de CHP'nin adaylarını göreve getirdi.
AK Parti'nin ilk yıllarında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı için öne çıkan isim iş insanı Taha Aksoy oldu. Aksoy, 2004 ve 2009 yerel seçimlerinde büyükşehir belediye başkan adayı olsa da sırasıyla yüzde 32 ve yüzde 30 oy oranında kalarak seçimi rakibine kaybetti. Aksoy, 2007 seçimlerinde AK Parti'nin İzmir Milletvekili olarak TBMM'ye girdi.
İzmir'i kazanmak isteyen AK Parti'nin bir sonraki seçimdeki adayı ise kabinedendi. Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım büyük bir kampanyayla 2014 yerel seçimlerinde AK Parti'nin İzmir adayı olsa da seçimi kazanmayı başaramadı. Yıldırım yine de kendisinden önceki AK Parti adayını geride bırakmayı başararak yüzde 35 oy oranına ulaştı.
İzmir'deki 2014 mağlubiyetine rağmen AK Parti yönetimi 2019'da da 'yüksek profilli aday' politikasından vazgeçmedi. Bir sonraki aday, 2016-18 arasında Ekonomi Bakanı olarak görev yapan ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle birlikte bakanlık görevi sona eren ve Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Başkanvekili olarak atanan Nihat Zeybekci oldu.
Zeybekci, AK Parti'nin İzmir'de en fazla oy alan adayı oldu. Ancak yüzde 38'i aşan oy oranı da seçimi kazanmasına yetmedi.
2024'teki son seçimde AK Parti'nin CHP'nin adayı Cemil Tugay'ın karşısına çıkardığı isimse Hamza Dağ idi. 12 yıl boyunca İzmir Milletvekili olarak görev yapan ve aynı zamanda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olan Dağ da AK Parti'nin İzmir rüyasını gerçekleştiren isim olmayı başaramadı. Bugün AK Parti'ye geçen Cemil Tugay'ın CHP rozetiyle yüzde 49 oy aldığı seçimlerde Hamza Dağ yüzde 37'de kaldı.
Mutlak butlan ve istifa süreci
Cemil Tugay'ın CHP'den kopuşunda belirleyici dönüm noktası, partinin 38. Olağan Kurultayı'nın "mutlak butlan" gerekçesiyle geçersiz sayılması ve Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin yeniden göreve getirilmesi oldu. Tugay, kararın açıklandığı ilk günden itibaren Özgür Özel yönetiminin yanında pozisyon aldı.
21 Mayıs 2026'daki kararın ardından yaptığı açıklamada parti örgütünün ve üyelerin iradesinin yok sayılamayacağını belirten Tugay, Özgür Özel'i "seçilmiş genel başkan" olarak nitelendirdi. Tugay, "Bu sürece karşı takınılacak tavır, elbette seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'in ve Genel Merkez iradesinin yanında olmaktır. İzmir olarak üzerimize ne düşüyorsa sonuna kadar yapacağız" dedi.
Ertesi gün CHP İzmir İl Başkanlığı önünde düzenlenen "butlanı tanımıyoruz" buluşmasında konuşan Cemil Tugay, Kılıçdaroğlu ve ekibine tepki göstererek, "Koca birer utançmışsınız. Son nefesimi verdiğim ana kadar sizlere bir gram hakkımı helal etmiyorum" açıklamasında bulundu.
Tugay, mutlak butlan kararının ardından CHP yönetiminin yeniden belirlenmesi için olağanüstü kurultay yapılmasını isteyenler arasında da yer aldı ve kurultay çağrısı için imza verdi.
İstifa ise Yeni Parti kurulmadan önce 18 Haziran'da geldi. Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün de aralarında bulunduğu bazı il başkanlarının görevden alınmasına tepki göstererek bunun "İzmir'in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık" olduğunu söyledi. Parti üyelerinin ve seçmenlerin iradesinin göz ardı edildiğini savunan Tugay, olağanüstü kurultay için verdiği imza dahil olmak üzere sürecin değişmesi için çaba gösterdiğini ancak bu girişimlerin sonuç vermediğini belirtti.
Tugay aynı gün yaklaşık 16 yıldır üyesi olduğu CHP'den istifa etti. İstifa açıklamasında CHP'ye yönelik bağlılığının sürdüğünü ancak mahkeme kararı sonrasında oluşan yönetimi kabul etmediğini vurguladı. "Ülkemizin her türlü kurgu, vesayet ve manipülasyondan uzak, halkımızın hakları ve refahı için çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisi'ne ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum" diyen Tugay, "Ancak 'mutlak butlan CHP'si' bu mücadelenin çatısı değildir" ifadelerini kullandı. Belediye başkanlığı görevini ise bağımsız olarak sürdüreceğini açıkladı.
İstifasının ardından Tugay'ın siyasi yönelimine ilişkin tartışmalar başladı. Tugay, başka bir siyasi grupla pazarlık yaptığı yönündeki iddiaları reddetti ve Özgür Özel'den kopmadığını söyledi. "Benim kesinlikle Özgür Özel dışında bir grupla hareket etmem söz konusu değil" diyen Tugay, mutlak butlan yönetiminin sona ermesi halinde CHP'ye döneceğini, Özel ve arkadaşlarının yeni bir parti kurması halinde ise onlarla hareket edeceğini açıkladı.
Tugay ayrıca, Kılıçdaroğlu yönetimiyle İzmir İl Başkanlığı konusunda pazarlık yaptığı iddialarını da reddetti. Bu iddiaların "butlancı yönetim" tarafından yayıldığını savunan Tugay, kendisinin atanmış yönetimle herhangi bir görev pazarlığı yapmadığını söyledi.
Ancak Yeni Parti'nin 24 Temmuz'da kurulmasının ardından Cemil Tugay, önceki söyleminin aksine bağımsız kalmayı sürdüreceğini açıkladı. Cemil Tugay'ın tutumu, AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaların kuvvetlenmesine neden oldu.
1 Ekim'de Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşen ve "şehirde gerçekleştirmeyi planladığı projelere dair fikir alışverişi yapan" Tugay'ın AK Parti'ye geçme ihtimali bu görüşmeyle kuvvetlendi.
Nitekim, görüşmeden bir hafta sonra, 7 Ekim sabahı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AK Parti Genel Merkezi'ne geldi. Tugay'a gün içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rozet takılması bekleniyor.