'Sakın elektrik üretmeyin' paylaşımı gündem oldu: Off-grid sistem çözüm mü?
Prof. Dr. Özgür Kemal'in evine kurduğu güneş enerjisi santraline rağmen yüksek fatura ödediğini anlatan paylaşımı, çatı GES yatırımlarını yeniden tartışmaya açtı. Takipçilerin önerdiği "off-grid" sistem ise uzmanlara göre özellikle yüksek tüketimli evlerde pratik bir çözüm değil.
Prof. Dr. Özgür Kemal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, evine yaklaşık 15 bin dolar harcayarak güneş enerjisi santrali (GES) kurduğunu, ancak elektrik faturalarının beklediği ölçüde düşmediğini anlattı. Kemal, bir ayda 1.723 kilovatsaat elektrik tükettiğini, 840 kilovatsaat ürettiğini ve iki ayrı şirketten toplam 10.905 lira fatura geldiğini belirtti. Paylaşımında mevzuatın sık değiştiğini, bugünkü bilgisiyle bu yatırımı yapmayacağını ifade etti.
Paylaşıma yorum yapan bazı takipçiler, şebekeye bağlı kalındığı sürece bu sorunların süreceğini savunarak şebekeden tamamen bağımsız "off-grid" sisteme geçilmesini önerdi.
Off-grid sistem nedir
Off-grid, elektrik dağıtım şebekesine hiç bağlanmadan çalışan sistemlerdir. Güneş panellerinin ürettiği enerji, şarj kontrol cihazı aracılığıyla akülerde depolanır ve inverter ile evde kullanılan 220 volt alternatif akıma çevrilir. Şebekeye bağlantı olmadığı için mahsuplaşma, dağıtım bedeli ya da fatura söz konusu değildir.
Bu sistemler genellikle şebekenin ulaşmadığı ya da bağlantı maliyetinin yüksek olduğu bağ evleri, yaylalar, tarımsal sulama noktaları ve baz istasyonları gibi yerlerde tercih ediliyor.
Yüksek tüketimli evde off-grid ne kadar gerçekçi
Paylaşımda yer alan aylık 1.723 kilovatsaatlik tüketim, günde ortalama 57 kilovatsaate karşılık geliyor. Elektrikli araç, ısı pompası, klima ve elektrikli ocak kullanan bir evin bu tüketimi yalnızca güneş ve aküyle karşılaması ciddi bir yatırım gerektiriyor.
Off-grid bir sistemin boyutu yazın değil, güneşin en az olduğu kış aylarına göre belirleniyor. Isı pompasının en çok çalıştığı dönem de kış olduğu için hem panel gücünün hem de akü kapasitesinin mevcut sistemin birkaç katına çıkması gerekiyor. Yalnızca bir günlük tüketimi depolayabilecek bir akü grubu bile kendi başına mevcut GES yatırımına yakın bir maliyet anlamına gelebiliyor. Bulutlu günler için yedek jeneratör ve akülerin belirli aralıklarla yenilenmesi de maliyete ekleniyor. Yaz aylarında üretilen fazla enerji ise şebekeye verilemediği için boşa gidiyor.
Konutlarda mahsuplaşma hala aylık
Off-grid önerisinin dayanağı, şebekeye bağlı sistemlerde üreticinin aleyhine işleyen kurallar. Ancak mevcut düzenlemede konut aboneleri için durum sanayiden farklı.
1 Mayıs 2026'da yürürlüğe giren saatlik mahsuplaşma uygulaması sanayi, ticarethane ve tarımsal sulama abonelerini kapsıyor. Mesken abonelerinde ise aylık mahsuplaşma devam ediyor. Buna göre bir ay içinde üretilen elektrik, aynı ay tüketilen elektrikten düşülüyor ve enerji bedeli aradaki fark üzerinden hesaplanıyor.
Şebekeye verilen elektrik için ayrıca "veriş yönlü dağıtım bedeli" ödeniyor. EPDK kararına göre yeni lisanssız üretim tesislerinde bu bedel kilovatsaat başına yaklaşık 65,6 kuruş seviyesinde.
Son kaynak tarifesi faturayı nasıl etkiliyor
Yüksek faturaların bir diğer nedeni, destekli tarifeden çıkış sınırının düşürülmesi. EPDK kararıyla 1 Ocak 2026'dan itibaren mesken aboneleri için yıllık tüketim limiti 4 bin kilovatsaate indirildi. Bu sınırı aşan haneler, devlet desteği olmayan son kaynak tedarik tarifesinden fatura ödüyor.
Elektrikli araç ve ısı pompası kullanan haneler bu sınırı kolaylıkla aşıyor. Bu hanelerde kilovatsaat başına ödenen bedel yüksek olduğu için, çatı GES'in ürettiği her kilovatsaatin sağladığı tasarruf da destekli tarifedeki bir haneye göre daha fazla oluyor.