Sonsuz kaydırma alışkanlığı çocukları nasıl etkiliyor?

TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts gibi kısa video platformlarının yaygınlaşması, çocuklarda ve gençlerde dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk ve "beyin sisi" tartışmalarını gündeme getirdi. SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, uzun süreli ve kontrolsüz kısa video tüketiminin odaklanma ve uyku düzenini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunarak ailelere dijital detoks, ekransız alanlar oluşturma ve çocukları spor, sanat gibi gerçek yaşam aktivitelerine yönlendirme önerilerinde bulundu.

Kaynak : Sabah
Haber Giriş : 13 Ekim 2026 19:20, Son Güncelleme : 13 Ekim 2026 19:17
Sonsuz kaydırma alışkanlığı çocukları nasıl etkiliyor?

TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts gibi kısa video platformlarının yaygınlaşması, çocuklar ve gençlerde dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk ve "beyin sisi" riskini gündeme taşıdı. Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, mikro-içerik bağımlılığına karşı aileleri ve eğitimcileri uyararak dijital detoks, bilinçli ekran kullanımı ve gerçek yaşam aktivitelerinin önemine dikkat çekti.

Gelişen dijital teknolojiler ve akıllı telefon kullanım yaşının düşmesi, Z ve Alpha kuşağını devasa bir dijital kuşatmanın ortasında bırakıyor. Sosyal medya platformlarında saatlerce süren "sonsuz kaydırma" alışkanlığı, çocuklarda ve gençlerde zihinsel bulanıklığa, odaklanma kaybına ve kronik yorgunluğa yol açıyor.

Sosyal medya ve dijital dünya alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, son dönemde özellikle TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts gibi kısa video formatlarının yaygınlaşmasıyla artan "Mikro-İçerik Bağımlılığı" ve buna bağlı gelişen "Beyin Sisi" tehlikesine karşı aileleri ve eğitimcileri çok kritik uyarılarda bulundu.

MİKRO-İÇERİK BAĞIMLILIĞI...

Günde yüzlerce 15-30 saniyelik kısa videoya maruz kalmanın beyinde sürekli ve hızlı bir dopamin salgısına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Levent Eraslan, bu durumun zihinsel mekanizmayı tahrip ettiğini vurguladı:

"Sürekli değişen, saniyeler içinde tüketilen görsel ve işitsel uyaranlar, genç beynin derinlemesine düşünme, odaklanma ve analiz etme yetisini zayıflatıyor. Gençlerimiz artık birkaç dakikalık bir yazıyı okumakta veya bir dersi dinlemekte güçlük çekiyor.
Zihin, sürekli yeni bir uyaran arayışına girerek mikro-içerik bağımlılığı geliştiriyor.
Bu durum ise bir süre sonra kaçınılmaz olarak zihinsel tükenmişliği, yani 'Dijital Yorgunluk' tablosunu beraberinde getiriyor."

SESSİZ TEHLİKE: BEYİN SİSİ

Dijital yorgunluğun en somut göstergelerinden birinin "Beyin Sisi" olduğuna dikkat çeken Eraslan, ekran karşısında geçirilen denetimsiz saatlerin gençlerin günlük yaşam kalitesini ve akademik başarısını doğrudan olumsuz etkilediğini belirtti:

"Beyin sisi; unutkanlık, dikkat dağınıklığı, kararsızlık, zihinsel netlik kaybı ve sürekli bir uyku/yorgunluk hali ile kendini gösterir.
Sosyal medyada gece geç saatlere kadar sürdürülen kaydırma hareketleri, uyku kalitesini düşürdüğü gibi beynin dinlenmesine de izin vermiyor.
Sabah kalktığında kendini hiç uyumamış gibi hisseden, ders başında odağını toplayamayan ve basit bilgileri hatırlamakta zorlanan bir gençlik profiliyle karşı karşıyayız."

AİLELERE VE EĞİTİMCİLERE KRİTİK ÖNERİLER

Prof. Dr. Levent Eraslan, bu dijital tuzaktan korunmak ve gençlerin zihinsel sağlığını korumak adına atılması gereken adımları ve çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:

  • 1. "Mikro-Detoks" Alanları Oluşturun: Ev içerisinde özellikle yemek masası ve yatak odaları tamamen "ekransız bölge" ilan edilmeli. Yatmadan en az 1 saat önce tüm dijital cihazlarla ilişki kesilmeli.
  • 2. Ekran Süresi Değil, Ekran Niteliği: Çocukların ekranda geçirdiği sürenin yanı sıra ne tükettiği kontrol edilmeli. Tüketim odaklı kısa videolar yerine; üretim, öğrenme ve etkileşim odaklı dijital içeriklere yönlendirme yapılmalı.
  • 3. Gerçek Dünyada Dopamin Kaynakları Yaratın: Spor, sanat, doğa yürüyüşleri ve yüz yüze sosyal aktiviteler desteklenerek beynin doğal yollardan haz alması sağlanmalı.
  • 4. "20-20-20" Kuralını Uygulayın: Ders çalışırken veya ekran başındayken her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca en az 20 fit (yaklaşık 6 metre) uzağa bakılarak zihnin ve gözlerin dinlendirilmesi alışkanlık haline getirilmeli.
  • 5. Model Olun: Aileler kendi ekran kullanımlarıyla çocuklarına örnek olmalı. Dijital diyet ve disiplin, tüm aile bireyleri tarafından ortak bir bilinçle uygulanmalı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber