Meslek esaslı sendika yasağını Ankara Valiliği mi denetlemiyor?

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney, meslek esaslı sendikaların 4688 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu söyledi. Yasağı denetleme yetkisi valilikte.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 15 Ekim 2026 11:36, Son Güncelleme : 15 Ekim 2026 11:39
Meslek esaslı sendika yasağını Ankara Valiliği mi denetlemiyor?

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney, kamu görevlileri sendikacılığında meslek ve işyeri esasına göre kurulan yapıları sert sözlerle eleştirdi. Güney, bu yapıların 4688 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu, aidat kesintilerinin de tartışma konusu haline geldiğini savundu. Açıklama, kanundaki yasağın kim tarafından ve nasıl denetlendiği sorusunu da yeniden gündeme taşıdı.

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney ne dedi?

Güney, memur sendikacılığının bugün düzensiz ve denetimsiz bir görüntü verdiğini, bu alandaki yasal düzenlemelerin de yetersiz kaldığını öne sürdü. Bu boşluktan cesaret alanların, kanunda açıkça yasaklanmasına rağmen meslek ve işyeri esaslı sendikalar kurduğunu söyledi.

Güney'e göre bu yapıların amacı sendikal mücadele değil, menfaat ve statü elde etmek. Türk Büro-Sen Genel Başkanı, sendika görünümündeki bu oluşumların hak arama aracı olması gereken sendikacılığa zarar verdiğini ifade etti. Özellikle büro hizmet kolunda çok sayıda meslek ve işyeri esaslı yapının faaliyet gösterdiğini belirten Güney, bunlar için "yasaya uygun kurulmamış" demenin abartı olmayacağını söyledi.

4688 sayılı Kanun meslek esaslı sendika için ne diyor?

12 Temmuz 2001 tarihli ve 24460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 4. maddesi, sendikaların hizmet kolu esasına göre ve Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacıyla kurulacağını düzenliyor. Maddenin son fıkrası, bir hizmet kolunda birden fazla sendika kurulabileceğini, ancak meslek veya işyeri esasına göre sendika kurulamayacağını hükme bağlıyor.

Kanunun madde gerekçesinde bu tercihin amacı, güçlü bir sendikacılık yapısı oluşturmak olarak açıklanıyor. Kanun kamu görevlilerini 11 hizmet koluna ayırıyor.

Yasağa uyulup uyulmadığını kim denetliyor?

Kanunun 6. maddesine göre sendika kurucuları, tüzüğü ve kamu görevlisi olduklarını gösteren belgeleri sendika merkezinin bulunacağı ilin valiliğine veriyor. Valilik, bu belgelerin birer örneğini 15 iş günü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderiyor.

Tüzükte ya da belgelerde kanuna aykırılık tespit edilirse veya kuruluş koşullarının gerçekleşmediği anlaşılırsa valilik, eksikliklerin bir ay içinde giderilmesini istiyor. Eksiklik giderilmezse valilik, sendikanın faaliyetinin durdurulması için yine bir ay içinde iş mahkemesine başvuruyor.

Mahkeme, aykırılığın giderilmesi için 60 günü aşmayan bir süre veriyor. Süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse sendikanın kapatılmasına karar veriyor. Sendika merkezlerinin büyük bölümü Ankara'da bulunduğu için bu görev uygulamada ağırlıklı olarak Ankara Valiliğine düşüyor. Bakanlık ise belgelerin örneğini alıyor ve hizmet kollarındaki üye sayılarını tespit edip yayımlıyor.

Denetim mekanizması neden yetersiz kalıyor?

Kanundaki denetim, esas olarak sendikanın kuruluşu sırasında sunulan tüzük ve belgeler üzerinden yapılıyor. Meslek veya kurum odaklı sendikaların önemli bir kısmı ise tüzüklerinde ilgili hizmet kolunda Türkiye çapında faaliyet göstereceklerini belirtiyor ve üyeliği kağıt üzerinde koldaki tüm kamu görevlilerine açık tutuyor.

Bu durumda meslek esaslılık, belgelerden çok sendikanın adından ve fiili üye yapısından anlaşılıyor. Kanunda ise "meslek esaslı sendika"nın ölçütünü tanımlayan bir hüküm ya da kuruluştan sonra düzenli denetim öngören bir mekanizma bulunmuyor. Tüzüğünde üyeliği tek bir meslekle sınırlayan bir sendika açık aykırılık oluştururken, adı bir meslekten gelen ama tüzüğü genel olan bir sendika hakkında işlem yapmak hukuken daha güç.

Valiliğin bu yetkiyi kullandığı örnekler de bulunuyor. Yargıtay'a taşınan bir dosyada, Yargıçlar Sendikasının kuruluş başvurusunun kanuna açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle valiliğin 6. maddeye dayanarak işlem yaptığı görülüyor. Ancak meslek veya işyeri esaslılık gerekçesiyle kapatılan bir kamu görevlileri sendikasına ilişkin kamuoyuna yansımış bir karar bulunmuyor.

Aidat kesintileri kamu zararı sayılabilir mi?

Güney, bu yapılara üyeleri adına yapılan ve aktarılan aidat kesintilerinin kamu zararı oluşturup oluşturmadığının tartışıldığını belirtti. Güney'e göre kamu zararı yönündeki görüş uygulamaya geçerse, yasaya uygun kurulmayan yapılara aktarılan tutarların yasal faiziyle geri alınması gündeme gelebilir.

Öte yandan aidat, kamu görevlisinin maaşından kesilip işveren kurum aracılığıyla sendikaya aktarılan üye parası niteliği taşıyor. Bu nedenle kesintilerin kamu zararı sayılıp sayılamayacağı hukuken tartışmalı. Bu yönde verilmiş bir yargı ya da idari karar da açıklamada yer almadı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber