AB zirvesi Togg'un vizyonerliğini ortaya koydu
Avrupa Birliği liderlerinde Çin'e karşı yeni ticaret savunma araçları gündeme gelirken, Avrupa sanayisinin yaşadığı sarsıntı Togg kararının isabetini gösterdi.
Avrupa Birliği liderleri 15-16 Ekim 2026'da Brüksel'de toplandı ve Çin kaynaklı ithalat baskısına karşı yeni ticaret savunma araçları istedi. Aynı günlerde Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), Almanya'nın Çin ile dış ticaret açığının 2026'da 100 milyar euroyu aşacağını açıkladı. Avrupa'nın otomotiv başta olmak üzere çekirdek sanayilerinde yaşadığı bu kayıp, Türkiye'nin 2018'de başlattığı yerli otomobil girişimi Togg'u yeniden gündeme taşıdı.
AB zirvesinde Çin konusunda ne kararlaştırıldı?
Memurlar.net incelemesine göre, Avrupa Konseyi sonuç bildirisinde Çin'in adı geçmedi. Mesele "makroekonomik dengesizlikler" başlığı altında ele alındı. Liderler, Avrupa Komisyonu'ndan kota ve ek gümrük vergisi içeren korunma önlemlerini kapsayan yeni bir ticaret savunma araç seti hazırlamasını istedi. Öncelikli sektörler kimya ve makine sanayisi olarak belirlendi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB'nin Çin ile ticaret açığının 2025'te günde 1 milyar euro olduğunu hatırlattı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise sübvansiyonlara, aşırı kapasiteye ve düşük değerli para birimine karşı yeni araçlar oluşturulacağını söyledi. Bunlara ek olarak tedarikçi çeşitlendirme aracı ile Çin misillemelerinden etkilenecek üye ülkelere yönelik bir dayanışma mekanizması da hazırlanıyor.
Alman sanayisi Çin karşısında ne kadar kan kaybediyor?
IW'nin 15 Ekim 2026'da yayımladığı rapora göre Almanya'nın Çin ile ticaret açığı 2019'da 14,1 milyar euroydu. Yılın ilk yarısı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre açık 2026'da 105,5 milyar euroya ulaşacak. Bu, yedi yılda 90 milyar euroyu aşan bir artış demek.
Aynı dönemde Almanya'nın Çin'e ihracatı yaklaşık dörtte bir azaldı, Çin'den ithalatı ise yaklaşık yüzde 62 arttı. Açık artışının yaklaşık yüzde 24'ü otomotivden geldi. 2019'da Çin karşısında 23 milyar euroyu aşan otomotiv ticaret fazlası 2026'da neredeyse tamamen eriyecek. Elektrik-elektronik sanayisi artışa yaklaşık 30 milyar euro, makine sanayisi 11 milyar euro ekledi.
Raporun en dikkat çekici tespiti enerji maliyetleriyle ilgili. Kimya, kağıt, cam ve metal gibi enerji yoğun sektörlerin açık artışındaki payı yalnızca 4 milyar euro. IW, sorunun kaynağı olarak yüksek enerji fiyatlarını değil, Çin'in sübvansiyonlarını ve kur politikasını gösteriyor.
Hibrit otomobil kotası neyi değiştirecek?
AB Ticaret Komiseri Maros Sefovi, 9 Ekim 2026'da Pekin'de Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile hibrit otomobil ithalatını sınırlayan bir mutabakat açıkladı. Buna göre Çin'den gelecek hibrit ve şarj edilebilir hibrit otomobiller için ilk yıl kotası 350 bin adet olacak. Kota dört yıl boyunca her yıl yüzde 6 artacak.
AB'nin 2026'da Çin'den yaklaşık 800 bin hibrit otomobil ithal etmesi bekleniyordu. Bu nedenle kota, beklenen akışı yarıdan fazla azaltıyor. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği verilerine göre Çinli markaların AB'deki payı 2026'nın ilk yarısında şarj edilebilir hibritte yüzde 25'e, klasik hibritte yüzde 14'e yükselmişti. 2024'te bu oran her iki segmentte de yüzde 2 düzeyindeydi.
"Made in Europe" tartışmasında Türkiye nerede duruyor?
Avrupa Komisyonu'nun 4 Mart 2026'da sunduğu Sanayi Hızlandırma Yasası teklifi, kamu desteği alacak şirketlere Avrupa menşeli parça şartı getiriyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a göre teklif, Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'yi de kapsayan yasal zemini içeriyordu. Ancak metin henüz kesinleşmedi. Fransa kapsamı AB ile sınırlamak isterken Almanya ticaret ortaklarını da içeren daha geniş bir modeli savunuyor.
Zirve sırasında Fransa ile Almanya arasında varılan otomotiv uzlaşısı, Çin tarifelerinde AB'ye uyum sağlaması koşuluyla İngiltere'nin Avrupa teşviklerinden yararlanmasının önünü açtı. Uzlaşıya ilişkin haberlerde Türkiye'ye dair bir hüküm yer almadı. Bolat, 14 Ekim 2026'da Brüksel'de yaptığı konuşmada Türkiye'nin "eşit ortak" olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Bolat'a göre Türkiye-AB ticareti 2025'te 233 milyar dolara ulaştı ve bunun yaklaşık yüzde 26'sı otomotivden oluşuyor.
Togg kararı bugünden bakınca neden isabetli görünüyor?
Togg, 25 Haziran 2018'de kuruldu ve ilk prototipleri 27 Aralık 2019'da tanıtıldı. Proje başladığında dünya otomotiv sanayisi henüz Çin'in elektrikli araçlardaki atağını ciddi bir tehdit olarak görmüyordu. Bugün Almanya'nın otomotiv fazlasını eriten ve AB'yi kota uygulamaya zorlayan dalga, tam olarak bu dönüşümün ürünü.
Türkiye'nin otomotiv üretiminin yaklaşık yüzde 75'i Avrupalı şirketlere ait. Bu yapı, Türkiye'yi Avrupa'nın kararlarına bağımlı bir montaj üssü konumunda tutuyordu.
Togg ise elektrikli araç dönüşümünde fikri mülkiyeti ve marka sahipliği Türkiye'de olan bir üretici yarattı. Gümrük Birliği içinde, Türkiye'de üretilen bir elektrikli otomobil, Çin menşeli hibritlere yönelik kotanın kapsamı dışında kalıyor.
Rakamlar da iç pazarda bu tercihi doğruluyor. Togg 2025'te 39 bin araç satarak kullanıcı sayısını 88 binin üzerine çıkardı. Haziran 2026 itibarıyla kullanıcı sayısı 105 bini aştı. Ocak-Ağustos 2026 döneminde Türkiye'deki tam elektrikli otomobil pazarındaki payı yaklaşık yüzde 29 oldu. TOBB Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı'ya göre Togg olmasaydı elektrikli araçlar en az yüzde 20-30 daha pahalı olacaktı.
Projenin ilk yıllarında Togg'un hayata geçemeyeceği, sıradan bir montaj girişimi olacağı ya da rekabet edemeyeceği yönünde yoğun kuşkular dile getirildi. Bu kuşkuların enerjisi geniş bir toplumsal sahiplenmeye dönüşebilseydi, marka bugün Avrupa'daki fırsatı daha güçlü bir konumdan karşılayabilirdi. AB'nin Çin karşısında bugün aradığı çözümün özü, Türkiye'nin sekiz yıl önce attığı adımla örtüşüyor: kritik teknolojide kendi üretim kapasitesine sahip olmak.
Togg'un önünde hangi sınavlar var?
Avrupa pazarı ise henüz beklenen ivmeyi vermedi. Eylül 2025'te Münih'teki IAA Mobility fuarıyla Almanya'da satışa çıkan Togg, 2026'nın ilk yarısında bu ülkede 197 araç sattı. Toplam satış 337 adette kaldı. Şirket bunu kiralama seçeneğinin ve satış-servis ağının henüz kurulmamasına bağlıyor.
Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, 2026 üretim hedefini 60 bin adet ve üzeri olarak, yıllık 100 bin adetlik kapasiteyi ise 2027 sonu hedefi olarak açıkladı. Avrupa'nın sanayi politikasını yeniden kurduğu bu dönemde Togg'un başarısı, hem Türkiye'nin "Made in Europe" müzakerelerindeki elini güçlendirecek hem de Gümrük Birliği'nin güncellenmesi tartışmasında somut bir kart olacak.