Yeni sistemde: Soruların yüzde 80'ini yapay zeka hazırlayacak

MEB, 2026-2027 eğitim öğretim yılında ortak yazılı sınav sistemini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Yeni uygulamada soruların büyük bölümü yapay zekayla hazırlanacak. Eğitimciler ise farklı sosyoekonomik koşullardaki öğrencilerin aynı sorularla değerlendirilmesine ve öğretmenlerin mesleki özerkliğinin zarar göreceğine dikkat çekiyor.

Haber Giriş : 18 Ekim 2026 16:04, Son Güncelleme : 18 Ekim 2026 16:05
Yeni sistemde: Soruların yüzde 80'ini yapay zeka hazırlayacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminden itibaren "Ortak Yazılı Sınav Sistemi"ni hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Yeni uygulamada sınav sorularının büyük bölümü yapay zeka destekli sistem tarafından hazırlanacak. Örneğin 10 soruluk bir sınavda öğretmen yalnızca iki soruyu belirlerken kalan sekiz soru yapay zeka tarafından oluşturulacak.

Nefes'te yer alan habere göre, sistem, ortaokullarda 5, 6 ve 7'nci sınıfların Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce derslerini kapsayacak.

Liselerde ise 9, 10 ve 11'inci sınıflarda Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce ve felsefe derslerinde uygulanacak. LGS'ye hazırlanan 8'inci sınıflar ile YKS'ye hazırlanan 12'nci sınıflar kapsam dışında tutulacak.

Açık uçlu soruların da yer alacağı sınavların ardından öğretmenler, öğrencilerin her sorudan aldığı puanı sisteme ayrı ayrı girecek. Böylece soru hazırlama ve sonuçların analiz edilmesi dahil ölçme ve değerlendirme süreçleri dijital ortamda yürütülecek. Bakanlık, uygulamayla sınavlarda birlik sağlamayı hedefliyor.

Ancak yeni sistem, farklı sosyoekonomik koşullardaki öğrencilerin aynı sorularla değerlendirilmesine yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi.

Nefes'e konuşan eğitimci Özgür Bozdoğan, ölçme ve değerlendirme sürecinin her okulun ve sınıfın ihtiyaçlarına göre öğretmenler tarafından belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Devlet okulları arasında bile önemli koşul farklılıkları bulunduğuna dikkat çeken Bozdoğan, Ankara'nın Mamak ilçesindeki dar gelirli bir mahallede eğitim gören öğrenciyle ekonomik koşulları daha iyi olan bir bölgedeki öğrencinin aynı şekilde değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirtti.

Bozdoğan, "Bu sistem öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar verir. Öğretmenlerden görüş dahi alınmadı" diyerek düzenlemeye tepki gösterdi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber