Mete Yarar: Biz, Karabağ için ambargo yedik, bunun parasal karşılığı olamaz
Güvenlik uzmanı Mete Yarar, Türkiye'nin Karabağ'da Azerbaycan'a verdiği desteğin bedelinin Kanada, Fransa, Almanya ve ABD'den ambargo olduğunu söyledi, başörtüsü tartışmasına tepki gösterdi.
Güvenlik politikaları uzmanı Mete Yarar, Türkiye ile Azerbaycan arasında başörtüsü üzerinden büyüyen tartışmaya TVNET'te katıldığı programda değindi. Yarar, Türkiye'nin Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan'a verdiği desteğin parayla ölçülemeyeceğini, bu destek yüzünden Türk savunma sanayisinin ağır yaptırımlarla karşılaştığını söyledi. Bakü'nün başörtüsü konusunda Ankara'ya ders vermeye kalkmasını ise doğru bulmadığını belirtti.
Mete Yarar Karabağ desteği hakkında ne dedi?
Yarar, Türkiye'nin Azerbaycan'a yalnızca para karşılığında silah satan bir ülke gibi gösterilmesine itiraz etti. Karabağ'ın kurtuluş sürecindeki Türk katkısının ticari bir ilişkiye indirgenemeyeceğini savunan Yarar, şöyle konuştu: "Parayla alınamayacak kadar yardım yapıldı. Parayla alamazsınız onu."
Yarar, Türkiye'de hiçbir yetkilinin Azerbaycan uğruna ambargoyu göze almaktan kaçındığını duymadığını da söyledi. Kendi tavrını ise "Azerbaycan için yemeyeceğim de kimin için yiyeceğim ambargo" sözleriyle ortaya koydu.
Türkiye hangi ülkelerden ambargo yedi?
Yarar'ın aktardığına göre Türkiye, Azerbaycan'a sağladığı askeri destek nedeniyle birden fazla Batılı ülkenin yaptırımıyla karşılaştı. Yarar'ın verdiği en somut örnek Kanada oldu.
Yarar, Türk insansız hava araçlarının "beyni" olarak nitelediği hedefleme ve görüntüleme sisteminin o dönemde yalnızca Kanada'dan temin edilebildiğini, bu sistemin Azerbaycan'a satış gerekçesiyle ambargoya takıldığını anlattı. Kanada, 2020 yılı Ekim ayında Karabağ çatışmalarının ardından Türkiye'ye yönelik bazı savunma ihracat izinlerini askıya almıştı.
Yarar, Fransa'nın seyir füzesi motorlarında da aynı gerekçeyle kısıtlamaya gittiğini, Almanya ve Amerika Birleşik Devletlerinden de benzer yaptırımlar geldiğini söyledi. Yarar'a göre bu yaptırımların ortak noktası, Türkiye'nin Azerbaycan'a silah satmayı sürdürmesiydi.
Türkiye'nin desteği silah satışıyla mı sınırlıydı?
Yarar, Türk desteğinin silah satışının çok ötesine geçtiğini vurguladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in askeri danışmanının Türk bir general olduğunu, Türk F-16'larının bölgede konuşlandığını hatırlattı.
Yarar, iki ülke arasındaki bağın en somut göstergesi olarak Şuşa Beyannamesi'ni işaret etti. Saldırıya uğrayan tarafın yanında diğerinin hemen yer almasını öngören bu anlaşmanın ancak gerçek kardeşler arasında imzalanabileceğini söyledi. Şuşa Beyannamesi, 15 Haziran 2021'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Aliyev arasında imzalanmıştı.
İŞTE BUDUR !! -Mete Yarar, Aliyev'e ağzının payını verdi. @meteyarar #Azerbaycan https://t.co/2bXlIL7z31
Gökhan Kahraman (@Gkhnkhrrman) October 22, 2026
Başörtüsü tartışması nasıl başladı?
Tartışmanın arka planında Azerbaycan'daki okul kıyafeti düzenlemesi bulunuyor. Azerbaycan Bakanlar Kurulunun 21 Eylül 2026'da kabul ettiği 309 sayılı karar tartışmanın merkezinde yer alıyor. Kararda başörtüsü ifadesi doğrudan geçmese de uygulamada başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı bildirildi.
Türkiye'den tepkiler gecikmedi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral 12 Ekim'de başörtülü öğrencilerin okula alınmamasını kabul edilemez bulduğunu açıkladı ve Bakü'ye kısıtlamaları gözden geçirme çağrısı yaptı. Aliyev'in liderliğindeki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) ise 13 Ekim'de yayımladığı açıklamada Saral'ı ve AK Partili milletvekillerini iç işlerine karışmakla suçladı.
Gerilim sonraki günlerde de sürdü. Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliği 17 Ekim'de iki ülke arasında kriz olduğu yönündeki haberleri, ilişkilere zarar vermeyi amaçlayan dezenformasyon olarak nitelendirdi.
Yarar başörtüsü konusunda neden KKTC'yi örnek verdi?
Yarar, Bakü'nün tepkisinin ölçüyü aştığını savunurken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti örneğine başvurdu. KKTC'de de başörtüsü konusunun uzun süre tartışıldığını, ancak Türkiye'nin oradaki uygulamaya müdahale etmediğini söyledi. Yarar'a göre her ülkenin kendi hükümeti, siyasetçisi ve seçmeni var; bir konuda görüş bildirmek ile dayatmak farklı şeyler.
Yarar, Azerbaycan'ın içişlerine Türkiye'den ne tür bir müdahale geldiğini anlamadığını belirterek, "Bunu köprüden öbür tarafa geçirip Türkiye'ye ders veremezsin" dedi.
Kardeşlik bağına ilişkin ne mesaj verdi?
Yarar, iki ülke arasında görüş ayrılıklarının yaşanmasını olağan karşıladı, ancak bunun hakarete ya da kardeşliği inkara dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Kardeşlerin birbirine kırılabileceğini, kızabileceğini ama "sen benim kardeşim değilsin" diyemeyeceğini söyledi.
Türk tarafının da hatasız olmadığını kabul eden Yarar, özellikle sosyal medyada yanlışlar yapılabildiğini ifade etti. Bununla birlikte Azerbaycan'ın da daha dikkatli bir dil kullanması gerektiğini belirtti. Yarar, programda Nuri Paşa üzerinden yürüyen tartışmalara da değinerek Bakü'nün Türkiye'deki bazı isimler hakkında yakalama kararı ve dava girişimine atıf yaptı, hassasiyetin karşılıklı olması gerektiğini savundu.