Bakanlıktan 'Aleyna Tilki'ye ödül' açıklaması
 
OYAK'tan stratejik hamle... Tüm ihtiyacı karşılayacak
 
Ceren Özdemir'in katiline iki iddianame hazırlandı
 
3 ayrı FETÖ operasyonu: 125 gözaltı
 
İstanbul'da mezar fiyatlarına zam
 
Operasyonda ölü olarak ele geçirilen teröristlerin görüntüleri ortaya çıktı Video
 
İşte 100 bin sosyal konut almanın detayları! Foto Galeri
 
Advertisement
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

'Eğitimde sorunları görmek yetmez, çözmek gerekir'

Eğitim-Bir-Sen 8. Bölge Toplantısı, Trabzon, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Artvin teşkilatlarının katılımıyla Trabzon'da yapıldı. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, eğitimde sorunları görmenin yetmediğini, sorunları çözmek gerektiğini belirterek, eğitim çalışanlarının eğitimin asli unsuru olduğunu söyledi.
20 Ekim 2019 18:01
Yazdır
'Eğitimde sorunları görmek yetmez, çözmek gerekir'

Eğitim-Bir-Sen 8. Bölge Toplantısı, Trabzon, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Artvin teşkilatlarının katılımıyla Trabzon'da yapıldı. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, eğitimde sorunları görmenin yetmediğini, sorunları çözmek gerektiğini belirterek, eğitim çalışanlarının eğitimin asli unsuru olduğunu söyledi.

Eğitim-Bir-Sen 8. Bölge Toplantısı'nda konuşan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, eğitim çalışanlarının sorunları tam manasıyla çözülmedikçe sistem ne kadar iyi olursa olsun istenilen başarının elde edilemeyeceğini, hedeflerin tutturulamayacağını belirtti. Yalçın, "O nedenle eğitim politikasının ilk sırasına eğitim çalışanlarının memnuniyeti, eğitim çalışanlarının temel sorunlarının çözümü ve talepleri konulmalıdır" dedi.

Yalçın,"Biz, 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi'nin sorunları gördüğünü ve tespit ettiğini ifade ettik. 'Başlıklar tamam, boşluklar da tamamlansın' dedik. Ama gelinen noktada görüyoruz ki başlıklardan hiçbirine çentik atılmamış, boşluklar da tamamlanmamış. Dolayısıyla eğitim çalışanları, temel sorunları bakımından sabır kotasını tüketmiş, talepleri bakımından umut sınırının sonuna gelmiştir" ifadelerini kullandı.

Yalçın, daha fazla zaman geçirilmeden el atılması, çözüme kavuşturulması gereken pek çok sorun bulunduğunu ifade ederek, "Anayasal ve yasal hakları kısıtlanmış, aile bütünlüğü bozulmuş sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmeli ve sözleşmeli istihdamdan derhal vazgeçilmelidir. Yüz binlerce öğretmen adayı atanmayı beklerken, öğretmen açığını, ucuz iş gücü olarak görülen, ücretli öğretmenlerle kapatmaya çalışmak kabul edilemezdir. Ücretli öğretmenlik, insan haklarına ve çalışma ahlakına aykırı bir uygulamadır" şeklinde konuştu.

"Kurum yöneticiliği ikincil görev kapsamından çıkarılmalı, münhasır bir kadro verilmelidir" diyen Yalçın, "Kurum yöneticiliğinin ikincil görev kapsamından çıkarılması, yöneticilere münhasır bir kadro ihdas edilmesi gerekir. Eğitim yönetiminde liyakat ve kariyer esaslarına uygun bir sistem hayata geçirilmelidir. Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılmalı; öğretmenlik, kariyer mesleği haline getirilmeli ve böylece mesleğin saygınlığı artırılmalıdır. Okullara yeterli ödenek verilmeli, okul yöneticileri finansman bulma töhmetinden kurtarılmalıdır, eğitimin kalitesine yoğunlaşmaları sağlanmalıdır. Bağış tartışmalarıyla, yöneticilerle velileri karşı karşıya getiren, yöneticilerin enerjisini emen ödenek sorunu bir an evvel çözülmelidir "dedi.

Atama ve yer değiştirme takviminin ürettiği sorunların giderilmesi gerektiğini kaydeden Yalçın, "Sorun üreten uygulamalar gözden geçirilmeli. Atama ve yer değiştirme takviminin ürettiği sorunlara çözüm bulunmalıdır. Bakanlık, eğitimin esas meselelerine odaklanmalı; eğitim çalışanlarının taleplerini azami ölçüde karşılayan, mağduriyetleri önleyen, adil ve sürdürülebilir bir atama ve yer değiştirme politikası izlemelidir" diye konuştu.

"Eğitim bir bütündür, hiç kimsenin katkısı, emeği yok sayılamaz" diyen Yalçın, "Ek ders esaslarındaki adaletsizliklerin giderilmesi, ek ders ücretlerinin artırılması, eğitim çalışanlarına yönelik giderek artan şiddetin önlenmesi için caydırıcı tedbirlerin alınması, bakanlığın bu konuda öncü rol üstlenmesi, başta hizmetli, memur, şefler olmak üzere genel idare hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfı personelinin mali ve özlük haklarında iyileştirmeler yapılması gerekir. Nitekim eğitim bir bütündür. Hiç kimsenin katkısı, emeği yadsınamaz, yok sayılamaz" dedi.

"Yükseköğretimde iş güvencesinin esas alındığı, katılımcı yönetimin öncelendiği yeni bir anlayışa ihtiyaç var"

Yükseköğretimde iş güvencesinin esas alındığı, katılımcı yönetimin öncelendiği yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunun altını çizen Yalçın, şunları söyledi:

"Akademik özgürlüğün, hukuka bağlılığın ve çalışma barışının esası için üniversitelerimizde rektörlerin yetkileri sınırlandırılmalı, idari iş ve tasarrufları denetlenmelidir. Yükseköğretim sistemi oligarşik yapıdan artık kurtarılmalı; yasakçı, baskıcı, keyfi uygulamalara son verilmelidir. Akademik yükselmede adil bir sistem tesis edilmelidir. Kadro alımlarında keyfilik ortadan kaldırılmalı, norm kadro uygulamasından doğan mağduriyetler giderilmelidir. İdari personel, akademik personele tanınan yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği gibi temel bazı mali ve sosyal haklardan faydalandırılmalıdır. Üniversitelerimizde aynı statüye sahip personel arasında liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde adalete ve hakkaniyete uygun görevde yükselmenin önü açılmalıdır. Üniversitelerarası naklen atama ve yer değişikliğine imkan tanıyan ulusal bir sisteme ihtiyaç vardır" diye konuştu.

"Üç soruna dikkat çektik, eylem kararı aldık"

Eğitim-Bir-Sen'in tarihinin haksızlıklar ve yasaklarla mücadele tarihi olduğunu belirten Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz mücadele azmini hiçbir zaman yitirmedik, yitirmeyeceğiz. Bu mücadele ruhu; bizi biz kılan, bize teveccühün sebebi olan, tarih ve medeniyetimizin yüklediği misyondur. Bu amaçla üç ayaklı bir eylem planı devreye koyduk. Üç temel sorunu etiketledik ve afişleyerek eylemimizi ilan ettik. 6 yıldır serbest kılık ve kıyafet eylemi yapıyoruz. Haftada birden fazla nöbet görevini yerine getirmiyoruz. Mesai dışı zorunlu mesleki çalışmalara katılmıyoruz. Nice yasakları, nice dayatmaları, sizlerin iradesiyle, layık oldukları yere, tarihin kirli çöp tenekesine yolladık. Kamusal alan yalanını sizlerin büyük azim ve gayretiyle topladığımız 12 milyon 300 bin imzayla tarihe gömdük. Bin yıl sürecek denen 28 Şubat vesayetini 10 yılda yok ettik. Turnikeleri de, onların faşist bekçilerini de kaldırıp attık. Eğitim-Bir-Sen, hak, adalet ve insaniyet mücadelesi demektir" ifadelerini kullandı.

İhlas Haber Ajansı
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
3 Yorum yapıldı
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
SON HABERLER
16:13 - Çorum'da karbonmonoksit gazından zehirlenen 103 öğrenci taburcu edildi16:09 - 'ABD senatosunun kararını kınıyor ve reddediyoruz'16:07 - Bakan Albayrak: Tek hedefimiz büyük ve güçlü Türkiye16:05 - İYİ Parti'den asgari ücret önerisi15:59 - Bakan Koca'dan 120 bin dolarlık muza kalpli atıf15:57 - Emniyette kadına yönelik şiddeti önleme birimi kurulacak15:52 - Bakanlıktan 'Aleyna Tilki'ye ödül' açıklaması15:45 - 'Gençlerimiz, evlatlarımız dağa değil okul yoluna gitmeli'15:42 - Bu yıl 7 hükümlü cezaevinden firar ederek cinayet işledi15:41 - OYAK'tan stratejik hamle... Tüm ihtiyacı karşılayacak
15:34 - Ağrı'da terör örgütüne yönelik operasyonda 2 tutuklama15:33 - DEAŞ'ın sözde 'Kocaeli emirleri' davasında tutuklu sanık kalmadı15:32 - Sanayinin çarkları son çeyrekte hızlı dönecek15:29 - Terör örgütü DEAŞ üyelerine 15 yıla kadar hapis istendi15:18 - TBB'den ABD Senatosunun 'Ermeni kararı'na tepki15:16 - Bakan Pakdemirli: 435 işletmeye 39,4 milyon lira ödenecek15:13 - Bakan Akar: ABD Senatosu kararı temelsiz15:10 - İmamoğlu'ndan Erdoğan'a 'Kanal İstanbul' yanıtı
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
Milletvekillerinin, araçlarına çakar takmalarını doğru buluyor musunuz?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam