İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Faiz yatırım aracı değil 'konut' ise güvenli liman

Yüksek faiz kısa süreli kazanç sağlasa da enflasyonist ortamda paranın değer kaybetmesine sebep oluyor. Gayrimenkul ise hem kira getirisi hem de yaptığı primle size orta vadede kazanç sağlıyor. Uzmanlar gayrimenkulünü satıp bankaya yatıran için "Bugün sattığınızı yarın yerine koyamıyorsunuz" uyarısında bulunuyor.

Kaynak : Türkiye
Haber Giriş : 03 Mart 2024 07:56, Son Güncelleme : 03 Mart 2024 07:57
Faiz yatırım aracı değil 'konut' ise güvenli liman

Son bir senedir banka faizlerinin yüksek oluşu yatırımcının aklını çeliyor. Bankaların TL mevduatlarına verdikleri faiz oranı 2023 yılı başında yüzde 16-17 seviyesinde iken bugün yüzde 45-47'lere kadar çıktı. Bu süreç 'Kur Korumalı Mevduat'tan TL'ye kayışları hızlandırdı. Faizlerin bu denli yüksek oluşu gayrimenkullerin elden çıkarılmasına da ortam hazırladı. Yatırımcı elindeki arsayı veya evi satarak bankaya yatırdı. Bugün bankalardaki TL mevduat hesapları tarihi rekor kırarak 15 trilyon lirayı geçti. Dinimizce caiz olmayan, ayrıca ekonomi tarafında da mantık dışı sayılan faiz geliri birçok insanı etkisi altına aldı.

ENFLASYONU ATLAMAYIN
Sıcak paraya kanan yüz binlerce kişi elinde avucunda ne varsa satarak bankaların kapısını aşındırmaya başladı. Ancak bu kısa süreli tatlı hikaye, geri dönüşü olmayan bir sürece doğru yol almaya başladı. Çünkü enflasyonist ekonomilerin hakim olduğu ülkelerde faiz yatırımı her zaman zarar yazar. Bu haftaki sayfamızda doğru yatırım ve faiz ilişkisini ele alacağız. Türkiye gibi ülkelerde en doğru yatırımın gayrimenkul olduğu gerçeğini görüş, fikir ve rakamlarla anlatacağız.

PARANIZIN DEĞERİ HIZLA KAYBOLUYOR
Bankalar para ticareti yapan kurumlardır. Merkez Bankasından veya yurt dışından sağladıkları kredileri, üstüne kar payı koyarak yine size satarlar. Paradan para kazanırlar. Yüksek faiz dönemleri bankalar için bulunmaz bir ortamdır. Elde ettikleri nakit akış gücü ile piyasayı domine ederler. Hem kredi verirken hem de satarken kazanç elde ederler. Tüketicinin nakit birikimine 'yüksek faiz' kampanyaları ile çelme takarlar. Türkiye'de de son bir senedir böyle bir dönem yaşanıyor. Kısa süreli tatlı gelir yatırımcıyı cezbediyor. Ancak enflasyonun faiz getirisinden yüksek olduğu bu dönemlerde paranın bankada durması güncel ekonomi teorileri ile örtüşmüyor. Çünkü paranız en iyi ihtimalde orta vadede değer kaybediyor.

KISA SÜRELİ KAZANÇ SİZE TATLI GELMESİN
Türkiye gibi nüfusu sürekli artan, dışarıdan göç alan ve toprakları sürekli değerlenen ülkelerde gayrimenkul yatırımı en doğru tercihtir. Zaman zaman ekonomist ve konut sektörü temsilcileri ile yaptığımız istişarelerde de bu sonuç ortaya çıkıyor. Konusunda uzman kişiler banka faizlerinin kısa dönemde iyi kazanç vaat ettiklerini ancak orta ve uzun vadede zarara neden olduklarını açıkça dile getiriyor. Oysaki gayrimenkul yatırımı her dönem prim yapıyor. Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin; İster oturmak için ister yatırım için düşünülsün en güvenli yatırımın gayrimenkul olduğu su götürmez bir gerçek.

BANKALARDA BULUNAN TL CİNSİ MEVDUATLAR

2019 1 trilyon 391 milyar TL

2020 1 trilyon 850 milyar TL

2021 1 trilyon 868 milyar TL

SATTIĞINIZI YERİNE KOYAMIYORSUNUZ
Birçok kişi taşınmazını satarak parasını faize yatırıyor. İlk 3-5 ay, belki bir yıl iyi gelir elde ediyor. Ancak bir yılın sonunda elde ettiğiniz para ile yeni bir taşınmaz alamıyorsunuz. Diyelim ki 2,5 milyon liralık bir eviniz var. Ve bunu satıp banka faizine yatırdınız. Bir yılın sonunda paranız 3,5 milyon liraya kadar yükseldi. Ancak bu paranın vadesi dolduğunda, bir yıl önce sattığınız evi 3,5 milyon liraya alamıyorsunuz. Üstelik bir yıl içinde elde ettiğiniz faiz gelirinde de kullandınız. Bu durumda paranız pula dönüyor. Sattığınızı yerine koymanız için yeniden bankadan kredi çekip onun faizini ödemek durumunda kalıyorsunuz. Kısacası bu döngü, sizin yatırımınızdan yiyor.

YILIN İKİNCİ YARISINDA FİYATLAR YÜKSELECEK
Ülkemizde konut satışları son 10 yılın en kötü dönemini yaşıyor. Pazar 2023 yılını 1 milyon 225 bin adetlik bir tablo ile kapadı. Kredi bulma sıkıntısı ev alımlarını durdurdu. Kendini korumaya almak isteyen ev sahipleri fiyatları birden yukarı çıkardı. Ancak satışların bıçak gibi kesilmesi, piyasayı yumuşattı. Konut fiyatlarındaki hızlı yükseliş ivme kaybetti. Bugün Türkiye'deki konut fiyatları ciddi bir fırsat sunuyor. Sektör temsilcilerinden 'alım zamanı' açıklamalarını sıkça duyuyoruz. Ekonomist çevreden ise 'paranızı bankada tutmayın, mümkünse gayrimenkule yatırın' söylemleri geliyor. Sektördeki genel tabloya baktığımızda gayrimenkul fiyatlarının 2024 yılının ikinci yarısından sonra artacağı görülüyor. Banka faizlerinin eski cazibesini kaybetmesiyle biriken paranın gayrimenkule kayacağı düşünülüyor. Merkez Bankasının şahin görünümden çıkıp faiz yükseltme iştahını durdurması buna ortam hazırlıyor.

KİRA GETİRİSİ VE İPOTEK AVANTAJI
Gayrimenkul yatırımı çok yönlü bir kazanç sağlıyor. Bunu örneklerle açıklayalım. Paranızın faizde durması kısa süreli getiri sağlarken, satın alma gücünüz azalıyor. Oysaki gayrimenkul yatırımında ekstra bir de kira getirisi imkanı oluyor. Hem evinizin değeri artıyor hem de kira geliri elde edebiliyorsunuz. Ticari işletmeler tarafından bakıldığında ise; gayrimenkuller teminat olarak kullanılabiliyor. Ticari işletmeler, gayrimenkullerini varlıklarına ekleyip şirket değerini yükseltebiliyor. Şahıslar mülklerini ipotekli gösterip farklı alımları için kredi kullanabiliyor. Elinizdeki bir tapu bankadaki nakitten her zaman daha fazla kar elde etmenizi sağlıyor.

SEKTÖR, KAMPANYA MÜJDESİNİ BEKLİYOR
2023 yılının ikinci yarısında 'ilk defa ev sahibi olacaklara' yönelik yeni bir kredi kampanyası üzerinde çalışıldığı açıklanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuyla ilgili müjdeyi vermişti. Bu doğrultuda uygun ödeme şartları ve uzun vade ile ev sahibi olunabileceği belirtilmişti. Kampanya ile ilgili sektörde birçok alternatif konuşuluyor. 1,20 faiz oranı ve 18 yıl vade en fazla üzerinde durulan rakamlar olsa da resmileşen bir durum yok. Ancak sektörün yeniden hareketlenmesi ve ev sahipliği oranının yükselmesi adına kampanyanın bir an önce devreye girmesi gerektiğini ifade ediyoruz.

ÜRETİM, TALEBİ KARŞILAMIYOR
Resmi verilere göre Türkiye'nin her yıl bir milyon yeni konuta ihtiyacı var. Ancak son 10 yıllık sayılara bakıldığında yılda ortalama 750 bin yeni konut yapılabiliyor. Artan nüfus, evlenenlerin sayısındaki artış ve yatırımda konut tercih edenler, ihtiyacın artmasına neden oluyor. Kısacası arz, talebi karşılamıyor. Bu da konut yatırımının daha da değerleneceği anlamına geliyor.

NECMİ ÇİÇEKÇİ

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber