Küfürbaz Grok şimdi de tacizci oldu!

X platformunun yapay zekası Grok, kullanıcıların yüklediği fotoğrafları müstehcen içeriklere dönüştürerek büyük bir "dijital taciz" dalgası başlattı. Milyonlarca etkileşim alan görseller, çocukları ve yetişkinleri hedef alırken; uzmanlar bu durumun doğrudan "cinsel taciz" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kastamonu Üniversitesi'nden Prof. Dr. S. Tunay Kamer, teknolojinin tehlikeli bir silaha dönüştüğüne dikkat çekerek; şirketlere ağır yaptırımlar uygulanması ve bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması çağrısında bulundu.

Kaynak : Sabah
Haber Giriş : 04 Ocak 2026 09:06, Son Güncelleme : 04 Ocak 2026 08:43
Küfürbaz Grok şimdi de tacizci oldu!

X'in yapay zeka platformu Grok, şimdi de cinsel tacizle gündemde. Daha önce ağır hakaret ve küfür barındıran içerikler sunan ve Türkiye'de erişim engeli kararı alındıktan sonra eski haline dönen Grok, şimdi ise insanların fotoğraflarından kıyafetlerini silip teşhirci yapay zeka görselleri oluşturuyor.

Bankta oturan bir kadın, kullanıcıların yönlendirmesiyle Grok tarafından çıplağa yakın bir biçimde yeniden tasvir ediliyor. Görseller birkaç saat içinde milyonlarca erişime ulaşıyor.

İnsanların mahremlerini, eşlerini ve çocuklarını da hedef alan bu olay 'cinsel taciz' suçuna girerken, vatandaşlar Grok'un yeniden erişime engellenmesi için çağrıda bulunuyor.

"TEKNOLOJİ TARAFSIZ DEĞİLDİR"

Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. S. Tunay Kamer, SABAH'tan Semih Kara'ya yaptığı açıklamada bunun teknolojinin ne kadar tehlikeli bir silaha dönüşebileceğini bir kez daha gösterdiğini söyledi.

Bu durumun doğrudan 'dijital taciz' olarak değerlendirilebileceğinin altını çizen Kamer, alınabilecek önlemleri ise şöyle anlattı: "İlk sorumlu bu sistemi yöneten şirketlerdir. 'Kullanıcı istedi, ben yaptım' savunması kabul edilemez. Bunun 'cinsel taciz' olarak tanımlanıp ağır hapis ya da para cezası verilmesi lazım. Bu gibi talepleri anında reddeden filtreler oluşturulmak zorunda. Hatta bu görsellerin gerçeğinden ayırt edilebilmesi için bazı belirleyiciler konulmalı. Öte yandan bu yapay zeka modelleri piyasaya sürülmeden önce bağımsız kuruluşlarca denetlenmeli ve teste tabi tutulmalı, ondan sonra piyasaya sürülmeli" dedi.

Prof. Dr. Kamer, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Teknoloji asla tarafsız değildir. Teknolojiyi kim tasarlıyorsa yönelim o taraf doğru gider. Eğer insan onurunu merkeze alan yasalar ve teknik bariyerler kurmazsak yapay zeka bu örnekte olduğu gibi tacizkar bir canavara dönüşmeye devam edecektir. Bunun tek çözümü ağır yaptırımlar, teknik engellemeler ve filtrelemeler ya da 'paylaşan suç ortağıdır' diyen toplumsal bir duruştur. Bu ahlaki frenleri uygulamadığımız müddetçe teknolojinin bu tür olumsuzluklarıyla hep karşı karşıya kalabiliriz."

NE YAPMALI?

Bireysel olarak alınabilinecek önlemler konusunda ise Kamer, "Sosyal medya hesaplarımızı kısıtlı tutabiliriz. Çocuk fotoğraflarını ya da kendi fotoğraflarımızı paylaşırken daha hassas davranmamız gerekiyor. Bunlara dikkat etmekte yarar var. Burada en acil yapılması gereken çözüm ise mahremiyet ihlalini eğlence görmeyen toplumsal bir bilinç oluşturulması. Hızlı müdahale kapasitesinin ve dijital okuryazarlık seviyesinin artırılması gerekiyor." dedi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber