Cumhurbaşkanı Erdoğan: 28 Şubat artığı faşizan zihniyeti lanetliyorum
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e yönelik sarf edilen sözlere tepki göstererek, "Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısına katılarak milletvekillerine ve vatandaşlara hitap etti.
Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, AK Parti grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi. Toplantıya katılan gençlere ve misafirlere teşekkür eden Erdoğan, özellikle Eskişehir'den gelen heyete ayrı bir parantez açtı.
"Anadolu kadınının bin yıllık asaleti"
Eskişehir'in Mihalgazi ilçesinden gelen ve yöresel kıyafetleriyle salonu dolduran kadınları selamlayan Erdoğan, şunları kaydetti;
Bilhassa bir asır önce İstiklal Harbi'mizde olduğu gibi beyaz örtmelerini takıp, şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi'den grup salonumuzu teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş'le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum.
"Milletten yetki almış başarılı bir siyasetçi"
Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye; 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbenttine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum.
Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum. Rabbim, salonlara sığmayan şu muhabbetimizi daim eylesin.
"Gelişmeleri ülkemizin lehine yönlendirmeye çalışıyoruz"
Bölgemizde ve dünyada birer kırılma anını sembolize eden gelişmelere hep beraber şahitlik ediyoruz. İktidar ve İttifak olarak bu gelişmeleri çok yakından takip ediyor, tahlil ediyor, gerekli müdahaleleri yaparak ülkemiz lehine yönlendirmeye çalışıyoruz. Bunlara dair değerlendirmelerimize geçmeden önce, 23 Ocak'ta vefat eden 24, 25, 26 ve 27. Dönem Uşak Milletvekilimiz, kıymetli yol ve dava arkadaşımız Mehmet Altay kardeşimizi rahmetle yad etmek istiyorum. Mehmet kardeşimiz, kendisini meftunu olduğu Uşak'a ve milletimize hizmete adamış; samimiyeti, gayreti, dürüstlüğü ile temayüz etmiş, hareketimize çok emek vermiş, çok değerli hizmetlerde bulunmuş bir yol arkadaşımızdı. Biz kendisinden razıydık, Rabbim de ondan razı olsun. Mekanını cennet, menzilini mübarek eylesin diyorum. Bir kez daha Uşak teşkilatımıza, Mehmet Altay kardeşimin kederli ailesine, yakınlarına, camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Cenab-ı Allah, dar-ı bekaya irtihal eden tüm kardeşlerimize gani gani rahmet eylesin. Evvelce gidenlerin ruhları şad olsun.
Kırgız edebiyatının abidevi isimlerinden Cengiz Aytmatov'un 'Gün Olur Asra Bedel' ifadesinde anlamını bulan bir dönemin tam göbeğindeyiz. En küçük bir hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği bu kritik dönemde yasama ve yürütme görevimizi layığıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz. Sizler yüce Meclis'in çatısı altında ve sahada, bizler yurt içinde ve yurt dışında yüksek bir tempoda ülkemize ve milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz. Bir defa hepimiz şunun idrakindeyiz: Halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi. Milletimiz bizi buraya kendisine hizmet etmemiz, sorunlara çözüm üretmemiz için gönderdi. Biz de bu vazifeyi bihakkın ifa etmenin çabasındayız. Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun bir temas trafiğimiz söz konusu.
"Suudi şirketler Türkiye'de güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek"
Biliyorsunuz, geçtiğimiz hafta kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan ve Mısır'a önemli birer ziyaret gerçekleştirdik. İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra; Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan'la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketleri Türkiye'de toplam 5.000 megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman'da biner megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz.
Cumartesi günü de Ürdün Kralı 2. Abdullah bin Hüseyin misafirimizdi. Kral Abdullah'la oldukça muhtevalı, verimli, ikili ilişkilerimizi güçlendiren istişarelerimiz oldu. En kısa zamanda biz de Ürdün'e bir ziyarette bulunmayı arzu ediyoruz.