Fiilen Yürütülen Görev Dikkate Alınarak Kamu Görevlisinin İstediği Unvana Atama Talebine Olumlu Cevap Oluşturulabilir Mi?
Kişilerin de atanmak istedikleri kadro unvanı için atama tarihi itibari ile unvanın gerektirdiği deneyim ve öğrenim şartını taşımaları ve idarelerce bu hususların dikkatle izlenmesi gerektiği noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun Ek 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, "Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.",
Ek 1 inci maddesinin altıncı fıkrasında, "Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların, atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması koşuluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarının ise memur unvanlı kadro ve pozisyonlara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. İşçi kadrolarına yapılacak atama teklifleri sürekli işçi unvanlı kadroya yapılır.",
Geçici 15 inci maddesinde, "Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, ek 1 inci madde kapsamında göreve başlayan personelden, Devlet Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanları 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alanlar, bu unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanırlar. İhraz etmiş bulundukları kadroların atandıkları kamu kurumlarında olmaması halinde ilgililer asli memurluğa atandıktan sonra bir defaya mahsus olmak üzere diğer kanunlarda yer alan herhangi bir kontenjan sınırlamasına tabi olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarına naklen atanabilir.",
Hükümlerine yer verilmiştir.
Kamu denetçiliği kurumuna intikal eden başvuruda (2025/17856), başvuranın Bölge Müdürlüğünde sağlık memuru olarak görev yaptığını, Ebelik bölümünden 02/06/2014 tarihinde mezun olduğunu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında 2015 tarihinde atamasının yapıldığını, aynı Kanunun geçici 15 inci maddesi gereği sağlık memuru kadrosuna atamasının yapıldığını, 2014 yılı itibariyle 4 yıllık Ebelik bölümü mezunu olması nedeniyle hemşire olarak görev yapabileceğinden hemşire unvanlı kadroya atamasının yapılmasını talep ettiğini ancak talebinin reddedildiğini belirtmekte olup, hemşire unvanlı kadroya atamasının yapılmasını talep etmektedir.
Kurumca yapılan incelemeler neticesinde, 3713 sayılı Kanuna eklenen geçici 15 inci madde ile birlikte bu Kanun kapsamında istihdam edilenlerin mesleklerine uygun atama imkanı verilmesi amacıyla Devlet Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanları 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alanların, bu unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanacakları düzenlenmiş olup, 3713 sayılı Kanun kapsamında 15.07.2015 tarihinde ataması yapılan başvuranın 02.06.2014 tarihli Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Sağlık Yüksekokulu Ebelik bölümünden mezuniyeti gereği öğrenimine uygun olarak sağlık memuru unvanına atamasının yapıldığı görülmektedir.
Bu defa, başvuran öğrenimi nedeni ile hemşire unvanına atamasının yapılmasını talep etmekle birlikte, 6283 sayılı Kanun ile hemşirelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksek okullarından mezun olanların hemşire unvanı alacağı düzenlenmiş; 4.7.2012 tarihinde eklenen geçici 3 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ebelik diplomasına sahip olduğu halde en az üç yıldan beri yataklı tedavi kurumları ile ağız ve diş sağlığı merkezlerinde fiilen hemşirelik görevi yaptığını resmi belge ile belgelendiren ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde talepte bulunanların, hemşirelik yetkisiyle görevlerine devam edebilmesine imkan verildiği ancak başvuranın mezuniyet tarihi ve yürüttüğü görev itibariyle söz konusu madde hükmünden faydalanamayacağı anlaşılmakta olup, ilgili mevzuat hükümleri gereği bağlı yetki içerisinde bulunan ilgili idare tarafından başvuranın hemşire unvanına atanma talebinin reddedilmesinin hukuken yerinde olduğu değerlendirilmektedir.
Zira, Danıştay 2. Dairesinin 31/5/2021 tarihli ve E:2020/2473, K:2021/1849 sayılı kararında da özetle, "hemşirelik ve ebelik mesleklerinin iki ayrı sağlık mesleği olarak adlandırıldığı, mesleğe alınmaları ile görev tanımlarının farklı olduğunun görüldüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi Giresun Sağlık Yüksek Okulu 4 yıllık Ebelik bölümü mezunu olması nedeniyle hemşire kadrosuna atanma şartlarını taşımadığı açık olan davacının, hemşirelik kadrosuna atamasının yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı" ifade edilmektedir.
Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuranın hemşire unvanına atanma talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu değerlendirmeler neticesinde, terörle mücadele kapsamında sağlanan istihdam hakkı, kişiye istediği kadroya geçme hakkı vermez; sadece mezuniyetinin tam karşılığı olan kadroya geçme hakkı tanımaktadır. Kişilerin de atanmak istedikleri kadro unvanı için atama tarihi itibari ile unvanın gerektirdiği deneyim ve öğrenim şartını taşımaları ve idarelerce bu hususların dikkatle izlenmesi gerektiği noktasında tereddüt bulunmamaktadır.