Trump'tan 'erteleme' talimatı geldi, altın ve gümüşteki düşüş durdu

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran enerji altyapısına yönelik saldırıları 5 günlüğüne erteleme kararı ve diplomatik çözüm sinyalleri, emtia piyasalarında büyük bir toparlanmayı tetikledi. 28 Şubat'tan bu yana nakit ihtiyacı ve belirsizlikle gerileyen altının onsu yeniden 4 bin 463 dolara yükselirken, gümüşün onsu yüzde 2,12 artışla 69,37 dolara ulaştı. Brent petrolün 100 dolar sınırına gerilemesiyle birlikte küresel enflasyon endişeleri yerini temkinli bir iyimserliğe bıraktı.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 23 Mart 2026 16:34, Son Güncelleme : 23 Mart 2026 16:35
Trump'tan 'erteleme' talimatı geldi, altın ve gümüşteki düşüş durdu
Altın ve gümüşün ons fiyatı, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları sonrasında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risk algısının değişmesi ve enflasyon beklentilerinin yumuşayabileceğine dair öngörülerin güçlenmesiyle toparlanma eğilimi gösteriyor.

Orta Doğu'daki gerilimlerin küresel çapta enflasyon risklerini artırması ve likidite ihtiyacı gibi etmenlerle 28 Şubat'tan bu yana fiyatı düşüş trendine giren altın ve gümüşün onsu, son gelişmelerle birlikte kayıplarının bir kısmını telafi etmeye başladı.

Altının ons fiyatı, 29 Ocak'ta 5 bin 598 dolarlık tarihi zirvesinin ardından şubat ayını 5 bin 263 dolardan tamamlamıştı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırı ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da yükselen tansiyonla bu ay gerileyen altının ons fiyatı bugün 4 bin 99 dolara kadar indi.

Gümüşün ons fiyatı da aynı tarihte 121,6 dolara çıkarak zirve seviyelerini test etmesini takiben söz konusu risklerle bugün 61 dolara kadar çekildi.

Trump'ın, son 2 gündür ülkesinin, İran ile "Orta Doğu'daki düşmanlıkları çözmek için çok verimli görüşmeler" yaptığını belirtmesi ve Savaş Bakanlığı'na, İran enerji santrallerine ve enerji altyapısına yönelik her türlü askeri saldırıyı 5 günlüğüne erteleme talimatı verdiğine yönelik açıklamasıyla değerli metallerde toparlanma dikkati çekti.

Gümüşün onsu pozitif tarafa geçti

Söz konusu açıklamanın ardından altının ons fiyatı kayıplarının bir kısmını geri kazanarak 4 bin 463 dolara kadar yükseldi. Gümüşün onsu da yüzde 2,12 artışla 69,37 dolara ulaştı.

Bölgedeki gerilimlerin beklenenden daha uzun zamana yayılabileceği endişeleriyle 110 doları aşan Brent petrolün varil fiyatı, açıklamaların ardından yüzde 5,9 düşüşle 101 dolara indi.

ABD'de enflasyonun hızlanabileceği öngörülerinin artmasıyla ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek dönem politikalarına ilişkin beklentilerde karışıklık görüldü. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'e ilişkin "şahin" tahminler zayıflarken, Bankanın yıl sonuna kadar politika faizini sabit tutabileceği ihtimalleri güçlendi.

Fed'in mevcut durumda faiz artışı yönünde agresif tutum sergileyeceğine yönelik beklentilerin bir miktar azalmasıyla dolar endeksi yüzde 0,3 düşüşle 99,3 seviyesine indi.

Doların zayıflamasıyla birlikte altının alternatif maliyetinin azalmasının, ons fiyatındaki toparlanmayı destekleyen başlıca unsurlardan biri olduğu değerlendiriliyor.

"Yatırımcılar değerli metalleri terk etmek yerine geçici olarak dolara geçti"

Pariterium Danışmanlık şirketinin kurucusu Dr. İsmet Demirkol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, altın ve gümüşün seyrinde kısa vadede Trump'ın açıklamalarının etkili olduğunu belirterek, değerli metallerin uzun vadeli yükseliş trendi potansiyelinin devam ettiğini söyledi.

Bu süreçte yaşanan geri çekilmelerin temelinde, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte yatırımcıların güvenli liman olarak doğrudan dolara yönelmesinin yer aldığını belirten Demirkol, "Söz konusu dönemde altın ve gümüşteki satışlar, bu varlıklara yönelik olumsuz bir beklentiden ziyade, artan belirsizlik ortamında likidite ihtiyacının karşılanması amacıyla gerçekleşti. Başka bir ifadeyle, yatırımcılar değerli metalleri terk etmek yerine geçici olarak nakde, özellikle dolara geçti." dedi.

"Altın ve gümüşün orta ve uzun vadede yükseliş eğilimini sürdürmesi daha olası"

Demirkol, Trump'ın söylemleri sonrası jeopolitik risk algısının yeniden şekillenmesiyle birlikte ilk tepki veren varlıkların yine altın ve gümüş olduğunu belirterek, "Çünkü altın, hem enflasyona karşı korunma aracı hem de küresel belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olma özelliği bulunuyor." dedi.

Gümüş tarafında ise farklı bir hikayeden söz eden Demirkol, özellikle güneş, rüzgar ve hidrojen gibi yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışın, gümüşe yönelik endüstriyel talebi yapısal olarak desteklediği ve elektrifikasyon, enerji dönüşümü ile teknolojik yatırımların hız kazanmasının, gümüşün uzun vadeli fiyat dinamiklerini yukarı yönlü besleyen temel unsurlar arasında öne çıktığını ifade etti.

Demirkol, öte yandan, küresel ölçekte enflasyonist baskıların tamamen ortadan kalkmasının kısa vadede olası görünmediğinin altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Enerji dönüşümü yatırımları, dijitalleşme süreci ve jeopolitik riskler, enflasyonun yapısal olarak belirli bir seviyenin üzerinde kalmasına neden olabilir. Bu da değerli metaller açısından destekleyici bir zemin oluşturuyor. Sonuç olarak, savaşın süresi veya şiddetinden bağımsız olarak, altın ve gümüşün küresel piyasalarda değer saklama aracı olarak önemini koruyacağı, orta ve uzun vadede ise yükseliş eğilimini sürdürmesi daha olası."

Sadece altında değil diğer varlıklarda da satış var

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, piyasanın çok volatil ve çok hareketli olduğunu söyledi.

Özellikle arka arkaya ve ters yönde gelen açıklamaların piyasalarda dalgalanmalara yol açtığını ifade eden Ergezen, "Ons altın tarafında bu 3 bin 950-4 bin 50 dolar seviyesi aslında önemli ve güçlü bir destek. Açıkçası bu seviyelere kadar geri gelmesini de beklemiyordum. Ama tabi savaşın boyutunun artması, özellikle enerji sahalarının vurulması burada enflasyon endişelerini beraberinde getiriyor. Enflasyon endişeleri de faizlerin uzun süre sabit kalacağı, hatta belki faizlerde artışa gidilebileceği endişesini getiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Ergezen, savaş uzadıkça altın üzerindeki baskının arttığını belirterek şunları kaydetti:

"Ama bütün bunların ötesinde bir de şöyle bir realite var. Piyasa nakde geçmeye çalışıyor. Özellikle bu artan risklerden dolayı kredili işlemler kapatılmaya başlandı. Ondan sonra kaldıraçlı işlemler kapatılmaya başlandı. Tabi böyle olunca da doğal olarak herkes sadece altında değil varlıklarında satışa geçiyor. Burada savaş devam ettiği sürece, volatilite devam ettiği sürece altın tarafındaki baskıyı görebiliriz. O yüzden oldukça temkinli olmak lazım. Bir de bütün bunların ötesinde sanki Merkez Bankaları tarafından da yani büyük kurumsal taraftan satışlar geliyor gibi. Bu da acaba Merkez Bankası rezervlerinden satış mı oluyor sorusunu beraberinde getiriyor. Tabi onu ancak önümüzdeki dönemde görebiliriz."

Ergezen, savaşın durması durumunda altında yukarı tepkiler görülebileceği ama bu tepkilerin çok hızlı olmayacağı öngörüsünde bulunarak, "Enerji sahalarının vurulmasından dolayı savaş bitse bile petrolün geri çekilmesi zaman alacak. Doğal olarak dolar endeksindeki gerileme ve piyasadaki toparlanma kolay olmayacak. Bu yüzden savaş bitse bile petrolde 70 dolara doğru sert bir düşüş görmeyeceğiz." dedi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber