Maaş alacağı için enflasyon değer kaybını karşılayacak bir faiz ödemesinin yapılmaması, mülkiyet hakkını ihlal eder mi?
Kamu görevlisinin geriye dönük maaş alacakları için makul olmayan gecikme hallerinde paranın enflasyon karşısındaki değer kaybını da telafi etmesi "mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale" nin bir karşılığı olarak görülmelidir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17 Şubat 2026 tarihli kararı, kamu görevinden çıkarılıp daha sonra yargı kararıyla geri dönenlerin mali haklarındaki değer kaybına ilişkin çok kritik bir karar niteliğindedir.
Başvurucu Üniversitede araştırma görevlisiyken 2016 yılında ihraç edilmiş, 4 yıl süren yargılama ardından İdare Mahkemesi ihraç işlemini iptal etmiş ve başvurucu 22 Mayıs 2020 tarihinde görevine iade edilmiştir.
Göreve iade sonrası üniversite, başvurucunun açıkta kaldığı sürelere ilişkin maaş toplamını ödemiş; ancak bu ödemeye hiçbir faiz veya enflasyon farkı uygulamamıştır.
Başvurucu, dava dilekçesinde işlemin iptali ile birlikte yasal faiz talep etmesine rağmen Mahkemenin bariz takdir hatası yaptığını, iadeye konu maaşları hak ettiği tarih ile ödeme tarihi arasındaki yasal faizin hesaplanması gerektiğini iddia etmiştir.
Üniversite, ödenmesi gereken tahmini yasal faizi 35.234,41 TL olarak hesaplamışken mahkeme kararı neticesinde 6.805,39 TL yasal faiz ödendiğini belirtmiş, kamudan olan alacağının enflasyon karşısında değer kaybına uğramasına neden olacak şekilde hüküm kurulmasından yakınmıştır. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın koşullarının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
Anayasa Mahkemesi, kamu kurum ve kuruluşlarından olan çeşitli para alacaklarının değer kaybına uğratılarak ödenmesine ilişkin şikayetleri daha önce incelemiş; buna göre kamu makamlarının para borçlarını makul olmayan bir gecikme ile ödedikleri durumlarda para alacağında meydana gelen değer aşınmalarının başvurucu üzerinde şahsi olarak aşırı bir yük oluşturması halinde müdahale ölçülü olmadığından mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir
Somut olayda Mahkeme, görevden uzaklaştırıldığı tarihten göreve iade edildiği tarihe kadar geçen süreler için başvurucuya ödenen birikmiş maaşlarına davanın açıldığı 28/7/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesine karar vermiştir. Başvurucuya geriye dönük olarak maaşının iade edilmesi gerektiği kamu makamlarınca kabul edilmiş bir olgudur. Bununla birlikte başvurucunun maaş alacağının doğduğu tarihlerden idareye başvuru tarihine kadar geçen süre dikkate alındığında enflasyon karşısında alacaktaki değer kaybını giderebilecek bir faiz ödemesi yapılmaması başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Dolayısıyla söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu sonucuna varılmıştır.
AYM, dosyayı Mülkiyet Hakkı (Anayasa m. 35) kapsamında incelemiş, bir kamu görevlisinin geriye dönük maaş alacakları hukuksal olarak "mülk" kapsamında olduğu, kamu makamlarının, bir para borcunu öderken makul olmayan bir gecikme yaratırsa ve bu süreçte para değer kaybederse, bu kaybın giderilmesi gerektiği, başvurucunun hak ettiği paranın, hiçbir kusuru olmamasına rağmen yıllar sonra değerini kaybetmiş şekilde ödenmesinin, ona "aşırı ve olağan dışı bir külfet" yüklediğini değerlendirmiş ve talep edilen faiz yerine mahkeme kararıyla daha düşük bir miktarın ödenmesini "mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale" olarak görmüştür.
Sonuçta, Başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, mülkiyet hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması (maaşların hak edildiği tarihten itibaren gerçek değerini koruyacak şekilde hesaplanması) için ilgili idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu karar, idari yargıda genel olarak "faizi sadece dava tarihinden itibaren başlatma" uygulamasının, özellikle uzun süren iade süreçlerinde mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ortaya koyması açısından önemlidir. Dolayısı ile yargı kararı ile göreve iade edilenler açısından, işletilecek ve ödenecek faiz tutarlarının gerek mahkemelerce gerekse idari makamlarca doğru tespiti açısından yol gösterici olabilecektir.