'İmamoğlu suç örgütü' davasının 28. duruşması sona erdi
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki-sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 28. duruşması sona erdi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, örgüt yöneticisi tutuklu sanık Adem Soytekin savunmasını tamamladı.
Sanık Soytekin, çapraz sorgusunda Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "Önceki ifadenizde yaptığınız birçok ortak projeyi saymışsınız. 'Bahsetmiş olduğum işlerin tamamının ücreti, müteahhitlerden alınan rüşvetler ile tarafıma ödenmiştir. Ben bu işleri tamamen reel olarak yaptım.' Bu beyanınız doğru mu?" sorusuna, "Bu rüşvet midir irtikap mıdır ya da başka bir şey midir, tanımını tam olarak bilmem ama müteahhitlerin de söylediklerine bakarsanız bu rüşvet. Çünkü zaten bu, müteahhitlerin konuşmalarıyla ve basına yansıyan bilgilerle çıkıyor. Ben ilk etapta, ifade öncesinde böyle bilmiyordum fakat bunların hepsi rüşvetmiş." yanıtını verdi.
Mahkeme Başkanı Aylan'ın, KİPTAŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Kurt'a 1,5 milyon doları ne için gönderdiğini sorması üzerine Soytekin "Rüşvet başkanım rüşvet. Ali Kurt şahsına çalışır." dedi.
Cumhuriyet savcısının "Bu operasyon sürecine ilişkin gizli toplantı iddiası var. Siz, 'Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörler uyarıldığı için para bulunamamıştır. Operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu bana, 'Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak sen de listedesin.' dedi.' şeklinde beyanınız var, doğru mu?" sorusuna sanık Soytekin, "Doğru. Ekrem Bey 'Hazırlıklı ol.' dedi. Keşke dinleseydim, şirketlerime el konuldu. Mehmet Pehlivan da oradaydı. Bunların hepsi konuşulan şeyler." cevabını verdi.
Soytekin, duruşma savcısının "Beyanlarınızda 'Para kuleleriyle gündeme gelen CHP binasının satın alınması olayını açık bir şekilde anlatmak istiyorum. Bu paraların CHP'li belediyelerden bir şekilde toplandığını, toplanan paraların Fatih Keleş ile Tuncay Yılmaz tarafından bu binanın satın alınması için götürüldüğünü, herhangi bir bağış olmadığını biliyorum. Bu olay kamuoyuna yansıdıktan sonra Beylikdüzü'nde Turan Taşkın Özer'in ofisinde ben ve İlhan Akbayır isimli müteahhit arkadaşımla buluştuk. Turan Taşkın bu toplantıda bizden yapmadığımız bağışın makbuzunu istedi. Turan Taşkın Özer'in, bunun Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu söylemesi üzerine biz de bunu kabul ettik ve verdik.' ifadeniz doğru mu?" sorusuna "Aynen doğrudur." yanıtını verdi.
Savcının, operasyon öncesi gizli toplantı yapıldığı ve bir kısım sanıkların yurt dışına kaçırılmak istendiği iddiasını sorması üzerine sanık Soytekin, "Toplantıda 'Gitmek istersen seni de gönderebiliriz.' gibi konuşuldu. Ben direkt 'Benim her şeyim burada çıkmam.' dedim." şeklinde ifade kullandığını söyledi.
Cumhuriyet savcısının "Bu operasyon sürecine ilişkin yapılan gizli toplantılar iddiası var. Siz de beyanlarınızda söz konusu operasyonun çok öncesinden duyurulduğunu ve Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere avukat Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörlerin uyarıldığını ve bu yüzden operasyon esnasında para bulunamadığını, Fatih Keleş'in sistemin paralarını güvenli evlerde sakladığını bildiğinizi söylemişsiniz. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun konutunda yaptığınız görüşmede Ekrem İmamoğlu'nun size 'Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak. Sen de listedesin. Eğer emanet etmen gereken para veya değerli varlığın varsa bunları Turan Taşkın Özer'e emanet ver.' dediğini söylemişsiniz. Bu beyanlarınız doğru mu?" sorusuna sanık Soytekin "Aynen doğrudur." cevabını verdi.
Duruşmada sanık Soytekin'e soru sormak için söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, "Sayın Adem Soytekin size de kolay gelsin ne diyeyim. 2008 yılından beri benim firmamla ticaret yaptınız, bu ticaret siyasi dönemimde de sürdü. Ben bu işin ciğerini, damarını bilirim. İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticarette karşılığını alamadığınız 1 kuruş oldu mu?" ifadelerini kullandı.
Sanık Soytekin, herhangi bir alacağının olmadığını söyledi.