Yargıtay'dan Avukatları İlgilendiren İki Önemli Karar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, avukatlık uygulamasını doğrudan ilgilendiren iki ayrı kararı 21 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımladı. Her iki karar da kanun yararına bozma yoluyla Adalet Bakanlığı'nın başvurusu üzerine verildi.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 21 Mayıs 2026 10:14, Son Güncelleme : 21 Mayıs 2026 10:15
Yargıtay'dan Avukatları İlgilendiren İki Önemli Karar

Birinci Karar: İcra Takibinde Yetki İtirazı Önce İncelenmeli

Bergama'da avukatlık yapan bir avukat, müvekkili adına yürütülen davalarda 6 ay hukuki hizmet verdikten sonra vekalet ücretini tahsil edememesi üzerine Ankara'da icra takibi başlattı. Borçlu avukat, yetki itirazında bulunarak takibe konu davaların Bergama'da görüldüğünü ve yerleşim yerinin de Bergama olduğunu belirterek Bergama İcra Dairesi ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürdü.

Mahkeme bu yetki itirazını incelemeden doğrudan davanın esasına geçerek davacı lehine karar verdi. Adalet Bakanlığı kararı kanun yararına temyiz etti.

Yargıtay, mahkemenin bu tutumunu usule aykırı buldu. Kararda şu ilke ortaya konuldu: İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse bu itiraz öncelikle ve usulüne uygun biçimde incelenmelidir. İtiraz incelenmeden geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemez. İnceleme sonucunda icra dairesi yetkili bulunursa borçlunun yetki itirazı reddedilecek, yetkisiz bulunursa dava reddedilecektir. Mahkemenin yetki itirazını incelemeksizin esasa girmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan karar kanun yararına bozuldu.

Bu karar özellikle farklı şehirlerdeki müvekkilleriyle çalışan avukatları ilgilendiriyor. İcra takibine yetki itirazı geldiğinde mahkemenin öncelikle bu itirazı sonuçlandırması gerektiği, itiraz reddedilmeden esasa geçilemeyeceği Yargıtay tarafından bir kez daha teyit edilmiş oldu.

İkinci Karar: Hakem Heyeti Tutanağındaki Yazım Hatası Esasa Engel Değil

İkinci karar tüketici hakem heyeti uygulamasına ilişkin. Bir kişi, avukatın 6.000 TL danışma ücreti talep ettiğini ancak hiçbir hukuki hizmet almadığını öne sürerek Karşıyaka Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurdu. Hakem heyeti başvuruyu reddetti. Bunun üzerine tüketici bu karara itiraz ederek mahkemeye taşıdı.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etti ve hakem heyeti kararını kaldırdı. Ancak gerekçe dikkat çekiciydi: Hakem heyetine avukat kendi adına "Burak Yılmaz" olarak başvurmuş olmasına karşın karar tutanağında başvuran "Burak Yılmaz Hukuk Bürosu" olarak yazılmıştı. Mahkeme bunu pasif husumet yokluğu olarak değerlendirdi.

Adalet Bakanlığı kararı kanun yararına temyiz etti. Yargıtay, mahkemenin bu gerekçesini yerinde bulmadı. Kararda şu tespite yer verildi: Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği uyarınca karar tutanağındaki taraflara ilişkin yazım yanlışlıkları hakem heyetince resen veya tarafların talebi üzerine düzeltilebilir. Dolayısıyla "Burak Yılmaz Hukuk Bürosu" ibaresi açık bir yazım hatasından ibarettir ve bu hata pasif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın sonucunu etkileyecek nitelikte değildir. Mahkemenin bu hatayı gözeterek esasa girmesi ve sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.

Karar, tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurularda tutanaktaki isim veya unvan yazım hatalarının tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağını ortaya koyması bakımından önem taşıyor.

Kararı görmek için tıklayınız.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber