Almanca Öğretmenleri Yaşadıkları Sorunlara Dikkat Çekti: 'Branşımız Giderek Daralıyor'
Türkiye genelinde görev yapan Almanca öğretmenleri, ders saatleri ve norm kadrolarda yaşanan daralmaların mesleki geleceklerini olumsuz etkilediğini belirterek, ikinci yabancı dil eğitiminin güçlendirilmesi için çözüm beklediklerini ifade etti.
Türkiye'de görev yapan Almanca öğretmenleri, son yıllarda uygulamaya konulan bazı eğitim politikalarının branşlarında önemli sorunlara yol açtığını belirterek yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesini istedi.
Öğretmenler tarafından hazırlanan saha araştırmasında, Almanca dersinin zorunlu ders kapsamından çıkarılarak seçmeli dersler arasına alınmasının ardından birçok okulda norm kadroların daraldığı ifade edildi. Araştırmada, yaşanan durumun yalnızca mevcut görev yerlerini değil, il içi ve iller arası yer değiştirme süreçlerini de etkilediği kaydedildi.
Norm Kadro Sorunu Tayin Süreçlerini Etkiliyor
Araştırmaya göre, norm kadrolarda yaşanan azalma nedeniyle çok sayıda Almanca öğretmeni tayin hakkını kullanmakta güçlük çekiyor. Öğretmenler, norm yetersizliğinin mesleki planlamalarını olumsuz etkilediğini ve birçok eğitim kurumunda branşlarının giderek daha az temsil edildiğini dile getiriyor.
Çoklu Yabancı Dil Modeline İlişkin Eleştiriler
Almanca öğretmenleri, ikinci yabancı dil öğretimini yaygınlaştırmak amacıyla uygulamaya alınan Çoklu Yabancı Dil Eğitim Modeli'nin sahada beklenen karşılığı bulamadığını savunuyor.
Araştırmada, modelin sınırlı sayıda okulda uygulanması ve bazı okullarda açılan normların yetersiz kalması nedeniyle çok sayıda öğretmenin sistemden faydalanamadığı belirtildi. Ayrıca bazı okullarda Almanca derslerinin branş öğretmenleri yerine farklı alanlardan öğretmenler tarafından yürütülmesinin modelin amaçlarıyla örtüşmediği ifade edildi.
Liselerde Ders Seçim Süreçleri Tartışılıyor
Saha araştırmasında dikkat çekilen bir diğer konu ise liselerdeki ders seçim süreçleri oldu.
Almanca öğretmenleri, bazı okullarda kadrolarında Almanca öğretmeni bulunmasına rağmen dersin öğrencilere yeterince tanıtılmadığını ve bu nedenle yeterli talep oluşmadığını öne sürdü. Bu durumun derslerin açılamamasına ve öğretmenlerin norm fazlası konumuna düşmesine neden olduğu iddia edildi.
Öğretmenler, yaşanan sürecin hem kamu kaynaklarının etkin kullanımını olumsuz etkilediğini hem de uzun yıllardır aynı okulda görev yapan eğitimcileri mağdur ettiğini belirtti.
"İkinci Yabancı Dil Eğitiminin Geleceği İçin Adım Atılmalı"
Bazı öğretmenler, ders seçim süreçlerinde çeşitli yönlendirmeler yapıldığını, Almanca derslerinin açılmasına yönelik isteksiz yaklaşımların bulunduğunu ve bunun öğretmen motivasyonunu düşürdüğünü ifade etti.
Almanca öğretmenleri, yaşanan sorunların yalnızca istihdam boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, ikinci yabancı dil eğitiminin geleceği, eğitimde fırsat eşitliği ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması açısından da konunun önem taşıdığını kaydetti.
Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığının sahadan gelen talepleri değerlendirmesi ve Almanca öğretmenlerinin dile getirdiği sorunlara yönelik çözüm adımları atması bekleniyor.