Uzmanından ailelere dijital çağ uyarısı: Aynı evde yaşayan yabancılara dönüşmeyin

Sosyal Hizmet ve Aile Danışmanı Belgin Turan, aile içi iletişimden eş seçimine, öfke kontrolünden dijital bağımlılığa kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Turan, teknolojinin doğru kullanılmadığında aile bireyleri arasında duygusal uzaklaşmaya neden olabileceğini belirterek, sağlıklı iletişimin empati ve karşılıklı anlayışla güçlendirilebileceğini söyledi.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 27 Haziran 2026 09:26, Son Güncelleme : 29 Haziran 2026 09:42
Uzmanından ailelere dijital çağ uyarısı: Aynı evde yaşayan yabancılara dönüşmeyin

Aile Danışmanı Belgin Turan, günümüz ailelerinde en önemli sorunlardan birinin aynı evde yaşanmasına rağmen bireylerin birbirleriyle gerçek anlamda iletişim kuramaması olduğunu belirterek, dijitalleşmenin aile ilişkileri üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Turan, aile bireylerinin fiziksel olarak aynı ortamda bulunmasına rağmen zihinsel olarak farklı dünyalarda yaşadığını ifade ederek, bu durumun zamanla duygusal uzaklaşmaya yol açtığını söyledi.

"Akşam saatlerinde herkes aynı evde bulunuyor ancak biri telefonuyla ilgileniyor, biri iş yorgunluğunu atmaya çalışıyor, diğeri ise kendi ekranına yöneliyor. Günün nasıl geçtiği konuşulmadan gün sona eriyor. Bu durum zaman içinde aile bireyleri arasında fark edilmeyen bir mesafe oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

Evlilik, kişiliği tamamen değiştirmez

Eş seçiminde sıkça dile getirilen "zamanla değişir" düşüncesinin her zaman gerçekçi olmadığını belirten Turan, kişilerin temel iletişim biçimlerinin ve davranış kalıplarının evlilikle birlikte tamamen değişmeyeceğini söyledi.

İlişki kurma biçimi, öfke kontrolü ve stresle baş etme yöntemlerinin kişiliğin önemli parçaları olduğunu vurgulayan Turan, "Evlilik öncesinde iletişimden kaçınan ya da öfke kontrolünde zorlanan bir kişinin evlilik sonrasında tamamen farklı birine dönüşmesini beklemek doğru değildir. Asıl sorulması gereken soru, 'Bu haliyle bu ilişkiyi sürdürebilir miyim?' olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Suçlayıcı dil çatışmayı büyütüyor

Çiftler arasında yaşanan sorunların temelinde çoğu zaman iletişim hatalarının bulunduğunu belirten Turan, özellikle suçlayıcı ve genelleyici ifadelerin ilişkileri yıprattığını ifade etti.

"Sen zaten hep böylesin" veya "Beni hiç anlamıyorsun" gibi cümlelerin karşı tarafı savunmaya ittiğini belirten Turan, bunun yerine "Ben dili" kullanılmasının daha sağlıklı sonuçlar doğurduğunu kaydetti.

"Öfke çoğu zaman başka duyguların yansımasıdır"

Öfkenin tek başına ortaya çıkan bir duygu olmadığını dile getiren Turan, çoğu zaman kırgınlık, değersizlik hissi ya da anlaşılmama duygusunun öfkeye dönüştüğünü söyledi.

Sağlıklı öfke yönetiminin öfkeyi bastırmak değil, altında yatan duyguları fark edebilmekten geçtiğini belirten Turan, "Kişinin kendisine 'Şu an neye kırıldım?' sorusunu sorması süreci dönüştürebilir." dedi.

Kontrolsüz öfke güven duygusunu zedeliyor

Kontrol edilemeyen öfkenin aile içindeki güven ortamını olumsuz etkilediğini ifade eden Turan, zamanla eşlerin birbirinden uzaklaştığını söyledi.

Eleştiri, savunma, kırgınlık ve uzaklaşma şeklinde tekrar eden iletişim döngülerinin ilişkileri yıprattığını belirten Turan, bu döngü kırılmadığında çiftlerin birbirini anlamak yerine yalnızca tepki vermeye başladığını kaydetti.

Dijitalleşme iletişimi kolaylaştırırken duygusal mesafeyi artırabiliyor

Dijital çağın aile içi iletişimi önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Turan, teknolojinin doğru kullanılmadığında ilişkilerde yüzeyselliğe neden olabileceğini söyledi.

Aynı ortamda bulunan aile bireylerinin farklı ekranlara yönelmesinin göz temasını ve karşılıklı iletişimi azalttığını dile getiren Turan, "Bir kişi konuşurken diğerinin telefona bakması yalnızca iletişimi kesmiyor, aynı zamanda 'Dinlenmiyorum.' hissini de oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

Dijital bağımlılık yan yana yalnızlık oluşturuyor

Dijital bağımlılığın aile bireyleri arasındaki duygusal bağı zayıflattığını belirten Aile Uzmanı Turan, fiziksel birlikteliğin tek başına güçlü aile ilişkileri kurmaya yetmediğini söyledi.

Birlikte geçirilen zamanın niteliğinin önemine dikkati çeken Turan, yüz yüze iletişimin yerini dijital iletişimin almasının gerçek bağların zayıflamasına neden olduğunu ifade etti.

Teknoloji kullanımında aile içi ortak kurallar önerisi

Teknoloji kullanımında yasaklardan çok ortak kurallar oluşturulmasının daha etkili olduğunu belirten Turan, yemek saatlerinde telefonların kullanılmaması ve günün belirli bölümlerinin "ekransız zaman" olarak planlanmasının aile içi iletişimi güçlendireceğini söyledi.

Çocukların en çok ebeveynlerini örnek aldığını vurgulayan Turan, anne ve babaların teknoloji kullanım alışkanlıklarının çocuklar üzerinde belirleyici olduğunu kaydetti.

Empati için yavaşlamak gerekiyor

Empati ve saygı kültürünün günümüzün hızlı yaşam temposundan olumsuz etkilendiğini ifade eden Turan, insanların daha hızlı tepki verdiğini ancak birbirini daha az dinlediğini söyledi.

Empatinin gelişebilmesi için insanların birbirini anlamaya zaman ayırması gerektiğini belirten Turan, sağlıklı aile ilişkilerinin temelinde etkili iletişim, karşılıklı saygı ve empati kültürünün bulunduğunu sözlerine ekledi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber