Özel Yetenek Sınavlarında Görevli Akademik Ve İdari Personele Spor Giyim Malzemesi Alınması Kamu Zararı Oluşturur Mu?

Özel yetenek sınavlarında görevli akademik ve idari personele, sınav sürecinde kullanılmak ve adaylardan ayırt edilmek amacıyla spor giyim malzemesi alınması nedeniyle yapılan harcamaların 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71'inci maddesi kapsamında kamu zararına vücut vermediği ve bu nedenle tazmin koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 20 Temmuz 2026 00:10, Son Güncelleme : 16 Temmuz 2026 00:41
Özel Yetenek Sınavlarında Görevli Akademik Ve İdari Personele Spor Giyim Malzemesi Alınması Kamu Zararı Oluşturur Mu?
Sayıştay Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu tarafından yürütülen özel yetenek sınavlarında görevli akademik ve idari personele spor giyim malzemesi alınması nedeniyle kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle tazmin hükmü kurulmuştur. Aynı konuda benzer bir tazmin kararı da verilmiş; bu karar üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucunda Sayıştay Temyiz Kurulunun 05.07.2023 tarihli ve 55600 sayılı kararıyla, sınava başvuru ücreti olarak toplanan bedellerin kamu kaynağı niteliği taşımadığı ve bu kaynaklardan yapılan harcamanın kamu zararına sebebiyet vermediği gerekçesiyle tazmin hükmü bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilgili daireye gönderilmiştir. Sorumlu kamu görevlileri tarafından yapılan temyiz başvurularında; söz konusu spor giyim malzemelerinin personele kişisel bir menfaat sağlamak amacıyla değil, yalnızca özel yetenek sınavlarının düzenli, güvenli ve ayırt edilebilir şekilde yürütülmesi için temin edildiği, herhangi bir nakdi veya ayni ücret ödemesi niteliği taşımadığı, ayrıca harcamanın kamu hizmetinin etkinliğini artırmaya yönelik olduğu belirtilmiştir. Ayrıca 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nda böyle bir ödeme veya menfaat öngörülmediği, ancak bunun harcamanın hizmet gereklerine uygunluğunu ortadan kaldırmadığı ifade edilmiştir. İlgili idare tarafından yapılan işlemin dayanağı olarak, özel yetenek sınavlarının güvenli, düzenli ve ayırt edilebilir şekilde yürütülmesi amacıyla sınav görevlisi personele tek tip spor giyim malzemesi temin edilmesi gösterilmiştir. Bu kapsamda yapılan harcamaların, personelin şahsi menfaatine yönelik bir ödeme veya gelir niteliğinde olmadığı, aksine tamamen kamu hizmetinin düzenli yürütülmesine hizmet eden organizasyonel bir ihtiyaç olduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca, söz konusu alımların piyasa şartlarında fahiş bir bedel içermediği ve kamu kaynaklarında herhangi bir artışa engel veya eksilmeye sebebiyet verecek nitelikte bir kayıp doğurmadığı ifade edilmiştir. Başvurucular tarafından yapılan temyiz başvurularında ise, 5018 sayılı Kanun'un 71'inci maddesi kapsamında kamu zararının oluşmadığı, çünkü ortada personele sağlanan bireysel bir menfaat veya ücret ödemesi bulunmadığı, yapılan işlemin yalnızca sınav organizasyonunun düzenli yürütülmesine yönelik olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nda özel yetenek sınavlarında görev yapan personele ayni veya nakdi bir ödeme yapılacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığı, ancak bunun harcamanın kamu yararına yapılmasına engel teşkil etmediği savunulmuştur. Başsavcılık mütalaasında da benzer şekilde, sınav gelirlerinin kamu kaynağı niteliği taşıyıp taşımadığı tartışılmış; öğrencilerden alınan sınav başvuru ücretlerinin mevzuata uygun şekilde kamu bütçesine aktarılması halinde kamu kaynağı niteliği kazanacağı, ancak hukuki dayanağı bulunmayan tahsilatların doğrudan kamu zararı hesabına esas alınamayacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, sınav organizasyonunun bir kamu hizmeti olduğu, ancak bu hizmet kapsamında yapılan harcamaların hukuka uygunluk denetiminin ayrı değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, Anayasa'nın 128'inci maddesi uyarınca kamu görevlilerine yapılacak her türlü mali ve özlük hakkın kanuni düzenlemeye dayanması gerektiği hatırlatılmış; 2914 sayılı Kanun'da özel yetenek sınavlarında görev alan personele spor giyim malzemesi verilmesine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ifade edilmiştir. Ancak bu durum tek başına kamu zararı oluştuğu sonucuna ulaştırmamış; zira harcamanın personelin bireysel kazancına dönüşmediği, kamu hizmetinin icrası sırasında kullanılan organizasyonel bir araç niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca 5018 sayılı Kanun'un 4'üncü ve 71'inci maddeleri birlikte değerlendirilerek, kamu zararının oluşabilmesi için kamu kaynağında azalma veya artışa engel olunması gerektiği, somut olayda ise sınav başvuru gelirleri üzerinden yapılan harcamanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle, yapılan harcamaların "mevzuata aykırı ödeme" veya "kişisel menfaat sağlama" olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Kararda ayrıca önceki Temyiz Kurulu kararına atıf yapılarak, özel yetenek sınavlarına ilişkin alınan ücretlerin hukuki niteliği tartışılmış; bu gelirlerin kamu kaynağı olup olmadığı hususunda oluşan tereddütlerin, yapılan harcamanın kamu zararı sayılması için yeterli olmadığı vurgulanmıştır. Buna rağmen, idari süreçte mevzuat boşluğu ve uygulama farklılıklarının bulunduğu, bu nedenle konunun normatif açıdan daha üst idari mercilerce değerlendirilmesi gerektiği de dolaylı olarak ifade edilmiştir. Sonuç olarak Sayıştay 8. Dairesi, 18.06.2025 tarihli ve 58133 tutanak sayılı kararında; özel yetenek sınavlarında görevli akademik ve idari personele sınav organizasyonunun gereği olarak alınan spor giyim malzemelerinin kamu zararı oluşturmadığına, bu nedenle verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine ve temyiz taleplerinin kabulü ile dosyanın bozma kapsamında yeniden değerlendirilmek üzere ilgili daireye gönderilmesine karar vermiştir. Karar sonucunda varılan hukuki değerlendirme, kamu hizmetinin etkin ve düzenli yürütülmesine yönelik zorunlu ve ölçülü harcamaların, kişisel menfaat doğurmadığı sürece salt kanuni düzenleme eksikliğine dayanılarak kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceği yönündedir. Bu karar çerçevesinde dikkatlice bakılması gereken konu, kamu harcamalarının hukuka uygunluk denetiminde şekli eksiklikten ziyade fiili kamu zararı unsurunun ve gerçek menfaat transferinin varlığının belirleyici olduğudur.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber