4483'e göre yapılan ön inceleme raporundaki bulguya istinaden disiplin cezası verilebilir mi?
Danıştay 12. Dairesi, 4483 sayılı Kanun kapsamında hazırlanan ön inceleme raporundaki tespitlere dayalı olarak getirilen teklif dikkate alınarak, davacının disiplin yönünden savunmasının alınarak disiplin cezası verilmesini hukuka aykırı buldu.
Kadastro Müdürlüğünde kadastro teknisyeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı açılan davayı karara bağladı.
Disiplin cezasında izlenecek yöntem açıkça bellidir
Disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinde de belirtildiği üzere; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi, soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesi yönünden gereklidir. Soruşturma emri verilmesi, bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi, soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması zorunluluğu, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi, hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.
4483 sayılı Kanun ile disiplin süreci farklıdır
Bu duruma göre; ön inceleme konusunda muhakkike verilen yetkinin, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun'un 5. ve 7. maddeleri ile sınırlı olması ve muhakkikçe kendisine verilen bu yetkinin (disiplin cezası verilmesi yönünden yetkili kılınmak suretiyle) aşılarak disiplin hükümleri yönünden de kanaat bildirildiğinin anlaşılması karşısında, disiplin cezasına konu eylemin sağlıklı tespiti amacıyla davacı hakkında disiplin hukuku ilkelerine göre soruşturma izni alınarak ve tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek açılacak disiplin soruşturması ile tüm bilgi ve belgeler toplanarak soruşturma raporu düzenlemesi ve bu raporda belirlenen tespitler değerlendirilmek suretiyle davacı hakkında disiplin yönünden işlem tesis edilmesi gerekirken, disiplin soruşturma raporu düzenlenmeksizin, ön inceleme raporuna dayalı olarak davacının cezalandırıldığı anlaşıldığından, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki güvenlik ile belirlilik ilkelerine uyarlık görülmemiştir.
T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/5897
Karar No: 2025/6047
İSTEMİN KONUSU:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:
... Kadastro Müdürlüğünde kadastro teknisyeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 06/07/2006 tarihinde kadastro teknisyeni olarak göreve başlayan ve isnat olunan fiileri işlediği dönemde yaklaşık 12 yıllık kıdemi bulunan davacı hakkında, bu dönemde çeşitli fiilleri sebebiyle üç farklı disiplin cezası verildiği; diğer taraftan, ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanmasına devam edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı ve ... sayılı dosyalarında "Görevi kötüye kullanma" ile "Rüşvet almak ve vermek" suçlarından, ... sayılı dosyasında da "3628 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçundan başlatılan soruşturmaların devam ettiği, yine ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında "Rüşvet almak ve vermek" suçundan hakkında soruşturma izni istenildiği hususları birlikte dikkate alındığında; davacının, kadastro ekibinde teknisyen olarak görev yaptığı dönemde, kadastral işlemlerde taşınmaz malların sınırları ile hukuki durumlarının gerçeğe aykırı tespit edilmesine ve yolsuz tescile neden olduğuna yönelik iddia ve şikayetlerin odağı haline geldiği; Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmasında, kadastro teknisyeni olarak davacının, gerçeğe aykırı sınıflandırma ve tespitler yaptığı, zeminde gerekli araştırma ve çalışma yapmadan kadastral işlem tesis ettiği hususunun soruşturma raporunda yer alan bilgi ve belgeler ile tanık anlatımları ile tespit edilmesinin yanı sıra, ... mahallesi ... ila ... nolu parsellere ilişkin düzenlenen kadastro tutanaklarında davacı dışındaki diğer kadastro ekibinin imzalarının sahte olduğunun soruşturma aşamasında aldırılan kriminal bilirkişi raporu ile anlaşılması ve bu evrakla gerçeğe aykırı tescil işlemlerinin yapılması karşısında, olayın mahiyeti ve gelişimi ile davacının meslekteki kıdemi dikkate alındığında söz konusu sahte evrakın en azından davacının bilgisi dahilinde kullanıldığı sonucuna varılarak; somut olay örgüsünde davacı tarafından işlenen fiil ve hallerin hata sınırlarını aşan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici" boyutta olduğu değerlendirilerek, bu eylemlerin karşılığı olan disiplin cezasının verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Şeffaf bir soruşturma yürütülmediği, kendisine yöneltilen suçlamalar tam olarak paylaşılmadan, aleyhe ve lehe olan deliller bildirilmeden eksik bilgi ile savunma verilmesinin istenildiği, cezaya konu edilen kadastro çalışmalarını alışılagelen usulü takip ederek, harfi harfine hiçbir aşamayı atlamadan ifa ettiği, yaptığı bütün işlemlerin denetimden geçtiği ve amirlerinin talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiği, kadastro çalışmalarına muhtar ve üyelerin katılmadığı ve araziye çıkılmadığı yönündeki suçlamaların asılsız olduğu, bazı evrakların renkli fotokopi ile taklit edildiği iddiasının da gerçekten uzak olduğu, kadastro tescilleri sonucunda herhangi bir menfaati olmadığı, sadece soruşturmacının kanaatine itimat edildiği, savunmalarına bakılmadığı ve olayın bütün gerçekliği ile açığa çıkarılmadığı, dava konusu işlemin ölçülük ilkesine aykırı olduğu, hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma dahi olmadığı gibi, görevi kötüye kullanma suçundan verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının itiraz üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... D. İş sayılı kararı ile, "suçun unsurlarının oluşmadığı"ndan bahisle kaldırıldığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile hukuka aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Kadastro Müdürlüğünde kadastro teknisyeni olarak görev yapan davacı hakkında; Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında usulsüzlükler tespit edildiğinden bahisle yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan ... tarih ve ... sayılı ön inceleme raporunda getirilen teklif uyarınca, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin amiri ve disiplin cezaları" başlıklı 124. maddesinin ikinci fıkrasında, "Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." hükmü öngörülmüş; "Disiplin kurulları ve disiplin amirleri" başlıklı 134. maddesinde, disiplin kurullarının kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususların Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelik ile düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
657 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle verilen yetki uyarınca Cumhurbaşkanlığınca hazırlanan ve 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği", yayımı tarihi itibarıyla yürürlüğe konulmuş ve 42. maddesiyle, 17/09/1982 tarih ve 8/5336 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik" yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 17/09/1982 tarih ve 8/5336 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunduğu haliyle; Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Disiplin Amirlerinin Sorumlulukları" başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, disiplin amirlerinin, "Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak, gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek," zorunda oldukları düzenlenmiştir.
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemek olduğu; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde de, bu Kanun'un, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanacağı, ancak disiplin hükümlerinin saklı olduğu belirtildikten sonra, "Ön inceleme yapanların yetkisi ve rapor" başlıklı 6. maddesinde, ön inceleme ile görevlendirilen kişi veya kişilerin, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre işlem yapabilecekleri, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesini de almak suretiyle yetkileri dahilinde bulunan gerekli bilgi ve belgeleri toplayıp, görüşlerini içeren bir rapor düzenleyerek durumu izin vermeye yetkili mercie sunacakları, yetkili merciin bu rapor üzerine soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar vereceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinde de belirtildiği üzere; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi, soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesi yönünden gereklidir. Soruşturma emri verilmesi, bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi, soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması zorunluluğu, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi, hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının üzerine atılı disiplin suçunu işlediğinin şüpheye yer vermeyecek somut bilgi ve belgelerle ortaya konulabilmesi için tarafsız ve bağımsız bir soruşturmacı tayin edilerek iddianın tüm ayrıntılarıyla araştırılması, disiplin cezasına konu eylemin sübuta erip ermediğinin tespitine yönelik soruşturma raporu düzenlenmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun kapsamında hazırlanan ön inceleme raporundaki tespitlere dayalı olarak getirilen teklif dikkate alınarak, davacının disiplin yönünden savunmasının alınması suretiyle davaya konu disiplin cezasının tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu duruma göre; ön inceleme konusunda muhakkike verilen yetkinin, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun'un 5. ve 7. maddeleri ile sınırlı olması ve muhakkikçe kendisine verilen bu yetkinin (disiplin cezası verilmesi yönünden yetkili kılınmak suretiyle) aşılarak disiplin hükümleri yönünden de kanaat bildirildiğinin anlaşılması karşısında, disiplin cezasına konu eylemin sağlıklı tespiti amacıyla davacı hakkında disiplin hukuku ilkelerine göre soruşturma izni alınarak ve tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek açılacak disiplin soruşturması ile tüm bilgi ve belgeler toplanarak soruşturma raporu düzenlemesi ve bu raporda belirlenen tespitler değerlendirilmek suretiyle davacı hakkında disiplin yönünden işlem tesis edilmesi gerekirken, disiplin soruşturma raporu düzenlenmeksizin, ön inceleme raporuna dayalı olarak davacının cezalandırıldığı anlaşıldığından, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki güvenlik ile belirlilik ilkelerine uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 30/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dava, ... Kadastro Müdürlüğünde Kadastro Teknisyeni olarak görev yapan davacı hakkında, Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında usulsüzlükler tespit edildiğinden bahisle yapılan soruşturma neticesinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde, bu Kanunun 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında belirlenen süreler içinde disiplin soruşturmasına başlanması gerektiği; 128. maddesinde, soruşturmanın tamamlanmasından sonra disiplin amirleri veya kurullarınca disiplin cezasının verileceği hükme bağlanmıştır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü İnceleme, Ön İnceleme ve Soruşturma Yönergesinde ise; disiplin soruşturmasının, "657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yazılı disiplin suçları ile ilgili, Genel Müdürlük memurlarının eylemleri nedeniyle delillerin elde edilmesi, soruşturma raporunun hazırlanması ve dosyası ile birlikte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderilmesi" işlemi olduğu; disiplin soruşturmasına, Genel Müdürün disiplin soruşturması emri veya onayı ile başlanacağı; muhbir/şikayetçi, tanık ve hakkında soruşturma yapılan kişinin dinleneceği, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılacağı ve tüm bilgi ve belgelerin temin edileceği; yapılan disiplin soruşturması sonucu disiplin cezası uygulanmasını gerektirir bir durumun olup olmadığı belirlenip, disiplin cezası uygulanması gerekiyor ise Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesindeki bölüm ve bentlere atfen sonuç ve kanaat belirtilerek, örneği bu Yönergede gösterilen "Soruşturma Raporu"nun düzenleneceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemi ile, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü İnceleme, Ön İnceleme ve Soruşturma Yönergesi uyarınca, hem 4483 sayılı Kanuna göre ön inceleme, hem de 657 sayılı Kanun'un disiplin hükümleri çerçevesinde disiplin soruşturması yapılması yönünde soruşturma emri verilerek müfettiş görevlendirildiği, müfettiş tarafından konunun bütün yönleriyle incelendiği, gerekli belgelerin toplandığı, tanıkların dinlendiği, davacının ifadesinin alındığı, ... tarih ve ... sayılı ön inceleme raporunun düzenlenerek, davacı hakkında idari/mali, ceza hukuku yönünden teklifte bulunulduğu gibi disiplin yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, bunun üzerine, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından savunması alınan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu disiplin cezası işleminin, usulüne uygun olarak verilen soruşturma emri üzerine düzenlenen ve soruşturma usulüne uygun olarak hazırlanan rapora dayanılarak tesis edildiği görüldüğünden, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.