Erdoğan hangi yetkiyle imzaladı? Türkiye İran'a karşı savaşa mı girecek?
TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması tartışıldı. Muhalefet partileri anlaşmayı 'tehlikeli' ve 'maceracı' bir hamle olarak nitelendirirken, İYİ Partili Turhan Çömez, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hangi yetkiyle anlaşmayı imzaladığını sorarak "Böyle bir çatışma ortamında Türkiye İran'a karşı savaşa mı girecek?" ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan ve üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılmasını öngören Mekke Ortak Savunma Anlaşması gündeme geldi.
Muhalefet partileri anlaşmayı 'tehlikeli' ve 'maceracı' bir hamle olarak nitelendirirken, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin bu eleştirilere yanıt verdi. Zengin, "Taraflar arasında yazışmalar yapıldıktan sonra Cumhurbaşkanlığı üzerinden kurumsal olarak TBMM'ye gelecek ve Anayasa'nın 90'ıncı maddesine uygun olarak da Genel Kurul'da görüşeceğiz. Tüm siyasi partiler kendi görüşlerini ifade edecekler ve Meclisimizde onaylandıktan sonra yürürlüğe girmiş olacak" dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla ilgili yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Bir kere, Sayın Erdoğan bunu imzaladı fakat hangi yetkiyle imzaladı? Burada mutlaka ve mutlaka Parlamentoda Anayasa 90'a göre bu sözleşmenin gelip onaylanması, enine boyuna, bütün ayrıntıların burada konuşulması lazım. Bu aralar nasıl bir tehdit var? Türkiye'ye nasıl bir tehdit var? İran'a tehdit var, Pakistan'a tehdit var, Türkiye'ye nasıl bir tehdit var, bunu açıklamanız lazım.
Suudi Arabistan'a olan tehditle alakalı, İran savaşında İran'ın her an Suudi Arabistan'a karşı bir saldırı düzenlemesi ya da kendi savunma hakkını tesis edercesine bir saldırı, karşılık vermesi mümkün. Böyle bir çatışma ortamında Türkiye hangi pozisyonda yer alacak ve bizatihi İran'a karşı savaşa girecek mi? Bu son derece tehlikeli bir durum."
Yeni Parti'li Emir: Suudi Arabistan'dan sıcak para bulmak dışında bir işe yaramayacak
Cumhurbaşkanı'nın katılımıyla imzalanan anlaşmanın "stratejik deha" olarak takdim edilmeye çalışıldığını belirten Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise anlaşmanın kurumsal aklın çökmesi anlamına geldiğini savundu. Pakistan'ın Keşmir üzerinden Hindistan'la sorunlu ve nükleer bir güç olduğuna, Afganistan ve İran'la da sorunları ile potansiyel savaş riski bulunduğuna dikkati çeken Emir, Suudi Arabistan'ın ise İsrail-İran çatışmasında İsrail'e kalkan olduğunu, İsrail ve Amerika ile iç içe geçtiğini ve Husilerle uzun yıllardır çatışma halinde bulunduğunu söyledi.
Emir, "Bütün bunlar ortadayken böylesine bölgesel çatışmaları Türkiye'nin bir şekilde tarafı yapacak ve aslına bakarsanız Suudi Arabistan'dan sıcak para bulmak dışında herhangi bir işe yaramayacak ve Türkiye'yi maalesef bu ülkelerin paralı muhafızına dönüştürecek bir anlaşmayı bizim kabul etmemiz mümkün değil" ifadesini kullandı.
"Ülkemizi böyle maceralara sokmaya hakkı yok"
Siyasi iktidarın meydanlarda İsrail'e karşı olduğunu ve Filistin'in yanında yer aldığını söylemesine rağmen açıkça İran'a karşı kurulan bir çevreleme operasyonunun ana aktörü durumuna geldiğini kaydeden Emir, "Bölgesel riskleri üstlenmemizin hiçbir gereği yoktur ve bu maceracı, kişiselleşmiş ve tek kişinin bireysel diplomasisi üzerinden, lider diplomasisi üzerinden pazarladıkları böylesine maceralara ülkemizi sokmaya hakkı yoktur. Biz de yüce Meclisimiz de bu anlaşmayı bekliyoruz ve buradan Türkiye Cumhuriyeti'nin niye böylesine riskleri üstlendiğini açık bir şekilde anlatılmasını talep edeceğiz" diye konuştu.
AK Parti'li Zengin: Meclis onayının ardından yürürlüğe girecek
Muhalefet partilerinin anlaşmaya yönelik eleştirilerine yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, anlaşmanın pek çok uluslararası anlaşma gibi imzalandığını, taraflar arasındaki yazışmaların ardından Cumhurbaşkanlığı üzerinden kurumsal olarak TBMM'ye geleceğini bildirdi. Anayasa'nın 90'ıncı maddesine uygun olarak Genel Kurulda görüşüleceğini belirten Zengin, onay sürecinin ardından yürürlüğe gireceğini ifade etti.
"Bölgedeki başka ülkelerin de katılımına açık"
Anlaşmanın sadece Türkiye'de değil, bölgede de heyecan uyandırdığını, eski siyasetçiler ve yöneticiler tarafından önemli ve umut verici olarak değerlendirildiğini belirten Zengin, "Bu anlaşma aslında bölgesel anlamda bir ortak savunma stratejisi geliştirme adına önemli bir anlaşma ve bölgenin daha istikrarlı olması için planlanan, var olan problemleri kendi içerisinde, bölgenin kendi içinde kendi gücünü birleştirerek çözmesini hedefleyen bir sorun çözme odaklı bir anlaşma ve aynı zamanda da bu anlaşma çerçevesinde sadece 3 ülkenin değil, istenmesi halinde bölgedeki başka ülkelerin de katılımına açık olan bir anlaşma olduğunu ifade etmek gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı olmadığını ve NATO'yu ihlal etmediğini vurgulayan Zengin, "Böyle bakıldığı zaman, Suudi Arabistan'ın, Türkiye'nin ve Pakistan'ın bugün ve geleceğe dönük olarak bölgesel konularda problem çözme kabiliyetini geliştirecek, aynı zamanda silahlanma ve o bölgedeki planlamalar açısından da bakıldığı zaman savunma stratejisi açısından son derece önemli bir anlaşma olduğunun ben de altını çizmek istiyorum ve ülkemiz için de hayırlı olmasını, bölge için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bölgesel sorunların çözümünde bölge ülkelerinin güçlenmesinin fevkalade önemli olduğunun altını çizerek ifade etmek istiyorum" dedi.