Cengiz: Vatandaş Merkez Bankası tahminini değil, market fişini takip ediyor
Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, Merkez Bankası'nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükseltmesini değerlendirerek bunun vatandaş açısından yalnızca iki puanlık bir revizyon olmadığını söyledi. Cengiz, sendika olarak 7 maddelik çözüm önerisini de kamuoyuyla paylaştı.
Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, Merkez Bankası'nın enflasyon tahminini yükseltmesinin ardından yazılı bir açıklama yaptı.
Cengiz, revizyonun rakamsal bir düzeltmenin çok ötesine geçtiğini vurgulayarak "Bu, mutfakta daha pahalı alışveriş, pazarda daha az ürün, faturada daha yüksek bedel, kirada daha ağır yük ve ay sonuna daha erken ulaşan maaş demektir" dedi.
"Vatandaş Merkez Bankası Tahminini Değil, Market Fişini Takip Ediyor"
Ekonomik programların başarısının çoğu zaman enflasyon oranları, faiz kararları ve makroekonomik göstergeler üzerinden değerlendirildiğini belirten Cengiz, bunun yerine farklı bir ölçüt önerdi: "Araştırılsın; memurun maaşı ayın kaçında bitiyor? Emekli, maaşı ile kirasının kaçta kaçını ödüyor? Eğer bu soruların cevabı bir çırpıda verilemiyorsa, hangi hedefin tuttuğunu anlatmanın vatandaş açısından artık bir karşılığı yoktur."
Cengiz, "Enflasyon hedefi tutmadığında rakam değişiyor, maaş yetmediğinde ise hayat değişiyor" diyerek hedef revizyonlarının vatandaş için somut bir anlam taşımadığını ileri sürdü.
Motorin İndirimine Koşullu Destek
Cengiz, Ağustos ayı sonuna kadar motorinde ÖTV'nin sıfırlanması kararıyla pompa fiyatlarında yaşanan 9 liralık indirimi olumlu bir adım olarak nitelendirdi. Ancak geçici önlemlerin kalıcı sorunların çözümü için yeterli olmadığını vurgulayarak şu soruyu yöneltti:
"Vatandaşa bir ay süreyle nefes aldırmak yerine, vatandaşın yıl boyunca rahat nefes alacağı bir ekonomi kurulamaz mı?"
Ulaşım maliyetleri düşerken kiranın arttığını, akaryakıt ucuzlarken gıdanın pahalandığını ve pompa fiyatı gerilemesine rağmen maaşın satın alma gücünün eridiğini belirten Cengiz, "Vatandaşın cebindeki sorun yalnızca bir kalemden ibaret değildir. Biz geçici indirim değil, kalıcı refah istiyoruz" ifadesini kullandı.
7 Maddelik Çözüm Paketi
DMS, sorunlara yönelik 7 maddelik çözüm önerisini de kamuoyuyla paylaştı:
- 1. Refah payı kalıcı hale getirilmelidir.
- Maaş artışları yalnızca geçmiş enflasyonu telafi eden bir mekanizma olmaktan çıkarılmalı; çalışanların milli gelirden aldığı payı artıracak gerçek bir refah düzenlemesi yapılmalıdır.
- 2. Memur ve emekli maaşları arasındaki bağ güçlendirilmelidir.
- Emeklilikte gelir kaybının önüne geçilmeli, kamu çalışanlarının emekli olduklarında yaşam standartlarının dramatik biçimde düşmesi engellenmelidir.
- 3. En düşük emekli maaşı insan onuruna uygun seviyeye çıkarılmalıdır.
- Emeklilik, çalışma hayatının sonunda yoksullukla tanışma dönemi olmamalıdır.
- 4. Vergi yükü ücretlilerin üzerinden alınmalıdır.
- Az kazananın, kazancının büyük bölümünü vergi olarak ödediği bir sistem adil değildir. Vergide adalet sağlanmalı, ücretlilerin üzerindeki yük azaltılmalıdır.
- 5. Temel tüketim ürünlerinde fiyat istikrarı sağlanmalıdır.
- Gıda, enerji, ulaşım ve barınma gibi temel ihtiyaçlarda vatandaşın gelirini sürekli eriten fiyat artışlarına karşı kalıcı politikalar uygulanmalıdır.
- 6. Enflasyon hedefleri ücret politikalarının dışında düşünülemez.
- Ekonomik program hazırlanırken yalnızca fiyat istikrarı değil, ücret istikrarı ve satın alma gücü de temel gösterge olarak kabul edilmelidir.
- 7. Kamu çalışanlarının toplu pazarlık sistemi güçlendirilmelidir.
- Çalışanların ekonomik kararların sonuçlarına katlandığı bir sistemde, karar alma süreçlerinde de güçlü biçimde söz sahibi olması gerekir.
"Ekonominin Merkezine İnsan Konulmalı"
Cengiz açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Ekonomik programların merkezine artık yalnızca enflasyon değil, insan ve emek koyulmalıdır. Enflasyonu düşürürken insanı yoksullaştıran bir ekonomi politikası sürdürülebilir değildir. Artık hedefler değil gelirler yükselsin, rakamlar değil refah artsın."