KOİ modeliyle işletilen şehir hastanelerinde 'mali kapatma' yapılamıyor
Sayıştay'ın Sağlık Bakanlığı 2025 denetim raporuna göre, kamu-özel işbirliği modeliyle işletilen 17 şehir hastanesinde mali kapatma (kesin hesap) süreçleri iki yılı aşkın süredir tamamlanamadı
.
Sayıştay Başkanlığı'nın TBMM'ye sunduğu Sağlık Bakanlığı 2025 Yılı Denetim Raporu'na göre, Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle inşa edilip işletilen şehir hastanelerinde, sözleşmelerin öngördüğü mali kapatma (kesin hesap) süreçleri yıllardır tamamlanamıyor. 17 şehir hastanesinde, sözleşme gereği inşaatın bitiminden 24 ay sonra düzenlenmesi gereken "nihai tamamlama belgesi" iki yılı aşkın süredir hala hazırlanmadı; bu nedenle devletin şirketlere ödediği yıllık "kullanım bedeli" ile yapılmayan veya eksik yapılan işler arasındaki milyarlarca liralık hesap kapatılamıyor.
Memurlar.net'in yaptığı incelemeye göre, Sayıştay'ın raporunda 11 ayrı başlık altında toplanan bulgular, KÖİ modelinin finansal denetim mekanizmasının fiilen işlemediğini ortaya koyuyor: inşaata sözleşmede öngörülen "yer teslimi" yapılmadan başlanmasına rağmen işletme süreleri buna göre düzeltilmiyor, yapılmayan veya eksik yapılan işler için devletin ödediği bedel indirilmiyor, şirketlerin yararlandığı KDV istisnasının kira indirimine yansıtılması gereken kısmı işleme konmuyor ve bazı hastanelerde ısıtma-soğutma gibi enerji giderleri şirketlerin hizmet ödemelerinden düşülmesi gerekirken düşülmüyor. Bakanlık, 2025 yılında yeni bir "kesin hesap" usul ve esası yürürlüğe koyduğunu ve üç hastane için çalışma başlattığını bildirse de Sayıştay, 2026 yılı itibarıyla tek bir hastane için dahi sürecin sonuçlandırılamadığını tespit etti.
17 hastanede hesap iki yıldır kapatılamıyor
Sözleşmelere göre, inşaatın fiilen tamamlandığı tarihten 24 ay sonra idare, projedeki tüm farkları (kesin proje ile uygulama projesi arasındaki değişiklikler, yapılmayan imalatlar, eksik teslim edilen tıbbi cihaz ve mefruşat, alan farkları vb.) tek tek tespit ederek bir "nihai tamamlama belgesi" düzenlemek zorunda. Sayıştay'ın incelemesinde, 2025 yıl sonu itibarıyla 17 şehir hastanesinde bu sürenin dolmasına rağmen belgenin hala düzenlenmediği, taraflar arasındaki hak ve alacakların belirsizliğini koruduğu tespit edildi. Bakanlık, Elazığ, Eskişehir ve İzmir hastaneleri için 2026 başında çalışma başlattığını, diğerlerinin bu sürecin ardından ele alınacağını bildirdi; ancak Sayıştay hiçbir projede sonuca ulaşılamadığını vurguladı.
Yer teslimi yapılmadan başlanan inşaatlar işletme süresine yansıtılmadı
Sözleşmelere göre inşaat süresi resmi "yer teslimi" tarihinden başlıyor ve işin erken bitmesi halinde bu süre işletme dönemine ekleniyor. Sayıştay'ın incelediği belgelere göre, denetlenen 18 şehir hastanesinin tamamında yer teslimi yapılmadan önce inşaat faaliyetlerine başlandığı tespit edildi. Bu erken başlangıcın işletme dönemine yansıtılıp süre indirimi yapılması gerekirken, bu yalnızca Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde (altı aylık bir kesintiyle) uygulandı; diğer hastanelerde herhangi bir düzeltme yapılmadı.
Eksik yapılan işler için ödeme indirilmedi, KDV istisnası kira indirimine yansımadı
Raporda, bazı şehir hastanelerinde ihale teklifinde yer alan ama sonradan idarece vazgeçilen, şirket tarafından yapılmayan/eksik yapılan imalatlar ile teslim edilmeyen tıbbi ekipmanlar bulunduğu, buna karşın devletin şirkete ödediği "toplam sabit yatırım tutarı" ve buna bağlı hizmet bedellerinde herhangi bir indirime gidilmediği belirlendi. Ayrıca, yatırım döneminde KDV istisnasından yararlanan şirketlerin, kanun gereği bu avantajı kira tutarından veya kira süresinden indirim yaparak devlete yansıtması gerekirken, bu işlemin hiçbir projede tesis edilmediği tespit edildi.
Isıtma-soğutma giderleri mahsup edilmedi, ticari alanlar fazladan kullanıldı
Sözleşmelere göre şirketlerin çamaşırhane, yemek, laboratuvar, görüntüleme ve sterilizasyon hizmetlerinde kullandığı doğalgaz, elektrik ve su bedelleri, idarece ölçülüp şirkete yapılan hizmet ödemelerinden düşülmesi gerekiyor; ancak doğrudan tüketimler mahsup edilse de bu alanların ısıtma-soğutmasına giden dolaylı enerji giderleri hesaba katılmadı. Sekiz hastanede (Adana, Bursa, Elazığ, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Tekirdağ, Mersin) bu kesinti sonradan yapılmaya başlansa da geri kalan 10 hastanede hala uygulanmadı. Ayrıca bazı şirketlerin, sözleşmede belirlenenden daha geniş alanları ticari amaçla kullandığı, idareye ait bazı depoların da ticari depo olarak işletildiği, buna rağmen kullanım bedelinde herhangi bir revizyona gidilmediği tespit edildi.
Ankara Etlik'te mutabık kalınan indirim bile uygulanmadı
Raporda somut bir örnek de yer aldı: Ankara Etlik Entegre Sağlık Kampüsü'nde, ihale teklifinde yer alan ama idarenin onayıyla yapılmayan "teknolojik gelişmeler" kalemi için taraflar arasında bedel indirimi yapılması konusunda resmi mutabakata varılmasına rağmen, bu indirimin şirkete ödenen kullanım bedeline yıllardır yansıtılmadığı belirlendi.
Sayıştay, ayrıca tıbbi cihazlarda meydana gelen arızaların onarım sorumluluğunun belirsiz kaldığını ve sterilizasyon hizmetlerinde yaşanan gecikmeler için sözleşmede öngörülen ceza kesintilerinin işletilmediğini de bulgular arasında sıraladı.
Bu bulgular, Sağlık Bakanlığı'nın 2025 yılı mali tablolarına verilen genel denetim görüşünü etkilemedi; Sayıştay, Bakanlığın mali tablolarının bütün olarak "doğru ve güvenilir bilgi içerdiği" kanaatine vardı. Ancak rapor, ülke genelindeki KÖİ modeli şehir hastanelerinin mali kapatma süreçlerinin, devreye girmelerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen büyük ölçüde tamamlanamadığını ortaya koydu. Raporu görmek için tıklayınız.