Mezun olduktan bir yıl sonra not ortalaması düşürülebilir mi? Kazanılmış hak olur mu?

Atatürk Üniversitesi, mezuniyetinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçen bir öğrencinin genel not ortalamasını sistem hatası gerekçesiyle 3,58'den 3,54'e indirdi. Kamu Denetçiliği Kurumu, öğrencinin başvurusunu reddederek idarenin açık maddi hataları düzeltme yetkisi bulunduğuna hükmetti. Kararda, diplomada yazan notun "sırf diploma düzenlenmiş olması nedeniyle mutlak ve süresiz biçimde" korunamayacağı vurgulandı.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 24 Eylül 2026 09:23, Son Güncelleme : 24 Eylül 2026 08:25
Mezun olduktan bir yıl sonra not ortalaması düşürülebilir mi? Kazanılmış hak olur mu?

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), mezuniyet sonrasında not ortalamasında yapılan değişikliğin kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkeleri karşısındaki durumuna ilişkin dikkat çeken bir karar verdi. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla 21 Eylül 2026 tarihinde verilen ret kararında, idarenin kendi sisteminden kaynaklanan hatayı sonradan fark ederek düzeltmesi hukuka uygun bulundu.

3,58 ile mezun oldu, bir yıl sonra 3,54'e indirildi

Karara konu olayda başvuran, 1 Haziran 2025 tarihinde Atatürk Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesinden 3,58 genel not ortalamasıyla mezun oldu. Bu ortalama diploma ve transkriptte yer aldı; başvuran 2025 yılı DGS başvurusu başta olmak üzere çeşitli resmi işlemlerinde bu notu kullandı.

Ancak mezuniyetin üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra üniversite, özellikle yatay geçişle kayıt yaptıran öğrencilerin Ağırlıklı Genel Not Ortalaması (AGNO) hesaplamalarında sistemsel bir aksaklık bulunduğunu tespit etti. Aksaklık 29 Haziran 2026'da fark edildi, ertesi gün Fakülte Yönetim Kurulu kararıyla geriye dönük düzeltme yapıldı ve başvuranın ortalaması 3,54 olarak güncellendi.

Öğrenci: "Hata benim değil, idarenin"

KDK'ya 31 Temmuz 2026'da başvuran öğrenci, değişikliğin tamamen idarenin sistemsel hatasından kaynaklandığını, kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını belirtti. Başvuruda işlemin kazanılmış hak, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırı olduğu ileri sürüldü. Öğrenci ayrıca itirazlarına gerekçeli bir cevap verilmediğini, ikinci itiraz dilekçesinin ise yalnızca kısa mesajla reddedildiğini, not düşüşünün 2026 DGS yerleştirmesinde telafisi güç mağduriyete yol açacağını öne sürerek YÖKSİS kaydının yeniden 3,58'e çekilmesini talep etti.

Üniversite: "Kredi 0 olarak geldi"

Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü ise KDK'ya gönderdiği 19 Ağustos 2026 tarihli yazıda hatanın not girişi sisteminden kaynaklandığını, bu nedenle "kredinin 0 olarak gelmesi" durumunun ortaya çıktığını açıkladı. Üniversite, başvuranın herhangi bir kusurunun bulunmadığını kabul etmekle birlikte düzeltmenin yalnızca bu öğrenciye değil, aynı durumdaki diğer öğrencilere de uygulandığını bildirdi. Rektörlüğe göre yapılan işlem öğrencinin mezuniyet statüsünü, diplomasını veya unvanını ortadan kaldırmıyor; yalnızca sistem kayıtlarını resmi sınav evrakıyla uyumlu hale getiriyor.

KDK: Hatalı kayıt, ilgilisi lehine diye korunamaz

KDK, uyuşmazlığın öğrencinin akademik başarısının yeniden değerlendirilmesi ya da notun takdiren düşürülmesi niteliğinde olmadığını, veri aktarımı ve hesaplama sırasında oluşan bir sistemsel hatanın düzeltilmesine ilişkin olduğunu tespit etti. Kararda idare hukukunun temel ilkelerine şöyle atıf yapıldı:

"İdare hukukunun temel ilkeleri uyarınca idarenin tesis ettiği işlemlerin maddi ve hukuki gerçeğe uygun olması gerektiği, idarenin kendi bünyesinde meydana gelen açık ve maddi hataları tespit etmesi halinde bunları düzeltme yetkisinin bulunduğu kabul edilmektedir. Maddi hata sonucu oluşan ve gerçek hukuki durumu yansıtmayan bir kaydın, yalnızca ilgilisi lehine sonuç doğurması nedeniyle korunması gerektiği söylenemez."

Kazanılmış hak itirazına ilişkin olarak da KDK, teknik incelemeyle gerçeği yansıtmadığı anlaşılan bir kaydın "sırf diploma düzenlenmiş olması nedeniyle mutlak ve süresiz biçimde korunması gerektiği sonucuna varılamaz" değerlendirmesinde bulundu.

"Kusursuz olması düzeltmeye engel değil"

Kararın en dikkat çeken bölümlerinden biri, öğrencinin kusursuzluğuna ilişkin değerlendirme oldu:

"Her ne kadar başvuranın söz konusu sistemsel hatanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakta ise de, hatanın öğrenciden kaynaklanmaması, maddi gerçeğe aykırı bir kaydın idarece düzeltilmesine engel teşkil etmez. Aksinin kabulü, idarenin kendi sistemindeki açık bir hatayı tespit etmesine rağmen, yalnızca hatalı kaydın ilgilisi lehine sonuç doğurması sebebiyle bu hatayı devam ettirmesi sonucunu doğuracaktır."

KDK, aynı hatadan etkilenen öğrencilerin tamamının kayıtlarının düzeltilmesinin eşitlik ilkesi bakımından da önem taşıdığını, hatalı ortalamanın yalnızca bazı öğrenciler için korunmasının akademik değerlendirmelerde eşitlik ve objektiflik açısından sakıncalı sonuçlar doğurabileceğini belirtti. 2025 DGS başvurusunda 3,58'in esas alınmış olmasının da sonucu değiştirmediği, geçmişte hatalı kayıt üzerinden işlem yapılmasının idarenin doğru kaydı oluşturma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı ifade edildi.

DGS mağduriyeti ayrıca değerlendirilebilir

KDK, 2026 DGS yerleştirmesinde doğabilecek mağduriyet iddiasını da ele aldı. Kararda, bir işlemin başvuran aleyhine sonuç doğurabilecek olmasının gerçeğe aykırı kaydın korunmasını gerektirmediği; ancak oluşabilecek somut mağduriyetin ilgili sınav ve yerleştirme mevzuatı çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesinin gerekebileceği belirtildi.

SMS'le ret ve başvuru yolu eksikliği tespit edildi

İkinci itirazın kısa mesajla reddedilmesine ilişkin iddia bakımından KDK, bildirim yönteminin daha ayrıntılı gerekçelendirilmesinin uygun olabileceğini kaydetmekle birlikte bu durumun tek başına düzeltme işlemini hukuka aykırı hale getirmeyeceğine hükmetti.

Buna karşın iyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan incelemede, üniversitenin başvurana verdiği cevaplarda "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uymadığı tespit edildi ve bundan sonraki işlemlerde bu ilkeye uyulması gerektiği değerlendirildi.

Yargı yolu açık

KDK, başvurunun reddine karar verirken 6328 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca durmuş olan dava açma süresinin gerekçeli ret kararının tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacağını hatırlattı. Başvuranın, işlemin iptali için yetkili ve görevli idare mahkemesinde dava açma hakkı bulunuyor.

Kararı görmek için tıklayınız.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber