Yurt dışı görevdeki memurun çocuğu LGS'ye girmeden proje okuluna kayıt yapabilir mi?
Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), ailesinin resmi yurt dışı görevi nedeniyle LGS'ye giremeyen bir öğrencinin, Uluslararası Bakalorya (IB) programı uygulayan proje lisesine nakil talebini reddetti. Kurum, yabancı dil sınavından 94 puan alan öğrencinin merkezi sınav puanı bulunmadığı için sınavla öğrenci alan okullara doğrudan nakledilemeyeceğine hükmetti; aksi uygulamanın LGS'ye hazırlanan yüz binlerce öğrenci karşısında eşitlik ilkesini zedeleyeceğini vurguladı.
Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla verilen 25.09.2026 tarihli ve 2026/19352-S.26.26412 sayılı ret kararı (Başvuru No: 2026/23040), yurt dışında görev yapan kamu görevlilerinin çocuklarının Türkiye'ye dönüşte karşılaştığı okul yerleştirme sorununu gündeme taşıdı.
Tunus'ta Cambridge müfredatıyla okudu, LGS'ye giremedi
07.09.2026 tarihinde KDK'ya başvuran veli, oğlunun ailenin resmi yurt dışı görevi nedeniyle ortaokulu Tunus'taki International Maarif School'da Cambridge müfredatıyla tamamladığını, bulunduğu yerde sınav merkezi olmadığı için LGS'ye katılamadığını belirtti.
Başvuruya göre öğrenci, Bakanlıkça düzenlenen Uluslararası Diploma ve Sertifika Programları (UDSP) yabancı dil sınavından 100 üzerinden 94 puan alarak dil yeterliliğini ispatladı. Ancak MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, IB programı uygulayan proje lisesine nakil talebini "LGS puanı bulunmadığı" gerekçesiyle reddetti.
Veli, 11 ve 12. sınıflarda İngilizce okutulan bu programa geçişte 8. sınıf LGS şartının aranmasının mücbir sebep, liyakat, eğitim hakkı, ölçülülük ve çocuğun yüksek yararı ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu. İdari başvurular ve CİMER'e rağmen "şekilci bir mevzuat engeline" takıldıklarını belirten veli, ret işleminin kaldırılarak öğrencinin proje lisesinin boş kontenjanına nakledilmesini istedi.
MEB: Dil sınavı nakil hakkı vermiyor
MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü KDK'ya gönderdiği cevabi yazıda, Uluslararası Diploma ve Sertifika Programları Uygulama Yönergesi'nin 8/1 maddesinde aranan yabancı dil seviye tespit sınavı puanının (en az 70 puan) yalnızca programa kabul için bir ön şart olduğunu, doğrudan ortaöğretim kurumlarına geçiş ya da nakil sağlamadığını bildirdi.
Bakanlık, ortaöğretime geçişin Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 20. maddesinde merkezi sınav (LGS) puanı, adrese dayalı kayıt alanı, pansiyonlu okul tercihi veya yetenek sınavı puanı esaslarına göre düzenlendiğini, UDSP dil sınavının bu şartlar arasında yer almadığını vurguladı.
Yönergede dışarıdan gelene taban puan şartı
Kararda aktarılan mevzuata göre, UDSP Uygulama Yönergesi'nin 8. maddesi programa kabul için öğrencinin programın başladığı sınıf düzeyinde olmasını, il milli eğitim müdürlüğünün yapacağı dil sınavında en az B1 seviyesinde yeterlilik göstermesini ve gerekirse hazırbulunuşluk sınavında başarılı olmasını şart koşuyor. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise şu hüküm yer alıyor:
"Okul dışından gelecek öğrencilerde birinci fıkrada belirtilen şartları taşımanın yanında merkezi sınav puanına göre oluşan taban puan şartı da aranır, bu yolla okula nakli yapılan öğrenciler okulun boş kontenjanında değerlendirmeye alınmaz."
Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 27. maddesi de yurt dışından gelen Türk vatandaşı öğrencilerden merkezi sınav puanı bulunmayanların, kayıt alanı içinde tercihe bağlı olarak öğrenci alan okullara yerleştirileceğini; merkezi sınav puanı bulunanların ise kontenjan şartı aranmaksızın puanının yeterli olduğu okula nakledileceğini düzenliyor.
KDK: Bireysel mazeretle merkezi okula geçiş eşitliği zedeler
Kamu Denetçisi Özcan Yıldız'ın ret yönündeki önerisini değerlendiren Kamu Başdenetçisi, kararında hukuki güvenlik, kanun önünde eşitlik ve çocuğun üstün yararı ilkelerini ayrı ayrı ele aldı. Kararda Anayasa Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli (E. 2014/35, K. 2014/173), 03.04.2001 tarihli (E. 1999/50, K. 2001/67) ve 27.09.2012 tarihli (E. 2012/28, K. 2012/134) kararları ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17.04.2025 tarihli (E. 2024/1270, K. 2025/859) ve Danıştay 8. Dairesinin 28.03.2017 tarihli (E. 2014/5384, K. 2017/2052) kararlarına atıf yapıldı.
KDK, yurt dışından dönen öğrencilerin durumunun genel sistemin dışında tutulmadığını; LGS'ye katılamayan bu öğrencilerin denklik işlemleriyle sınıf seviyelerinin belirlendiğini ve il-ilçe yerleştirme komisyonlarınca sınavsız yerel yerleştirme okullarına yönlendirildiğini hatırlattı.
Kararın en dikkat çeken bölümünde şu değerlendirme yer aldı:
"Yurt dışında edinilen yabancı dil ve akademik kazanımların sistemin dışına çıkılarak korunmaya çalışılması; aynı okullara ve programlara yerleşebilmek adına yıllarca merkezi sınava hazırlanmış, yarışma sınavı sürecinde emek sarf etmiş yüz binlerce öğrencinin haklı beklentileri ve fırsat eşitliği karşısında hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Nesnel ve ölçülebilir bir merkezi sınav yerine bireysel mazeretler üzerinden merkezi okullara geçiş tanınması, kamu vicdanını ve eşitlik prensibini zedeleyici niteliktedir."
Kurum, alternatif yeterliliklerle merkezi puanlı okullara geçiş kapısının aralanmasının yerleştirme sisteminin işleyişini zedeleyeceğini ve "öngörülemez bir muafiyet alanı" oluşturacağını belirterek, idarenin işleminde mevzuata, kamu yararına, eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık bulunmadığı sonucuna vardı. İyi yönetim ilkeleri yönünden de MEB'in bilgi ve belge talebine süresinde ve gerekçeli cevap verdiği tespit edildi.
Kararda, 6328 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca durmuş olan dava açma süresinin ret kararının tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacağı ve yetkili mahkemelerde yargı yolunun açık olduğu hatırlatıldı.
Karar, yurt dışı teşkilatında görev yapan kamu görevlilerinin çocukları için önemli bir sonucu ortaya koyuyor: Bulundukları ülkede LGS sınav merkezi olmasa dahi, merkezi sınav puanı bulunmayan öğrenciler Türkiye'ye dönüşte fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve proje okulları gibi sınavla öğrenci alan okullara nakil yapamıyor; yalnızca yerel yerleştirme kapsamındaki okullara yönlendirilebiliyor. Kararı görmek için tıklayınız.