KDK: Gazi Üniversitesi asistan hekime teşvik farkını ödesin
KDK, üniversite hastanesinde Sağlık Bakanlığı adına eğitim alan asistan hekime emsalinden az teşvik ödenmesini angarya saydı ve farkın verilmesini istedi.
Ombudsmanlık, Gazi Üniversitesindeki asistan hekimin Sağlık Bakanlığı emsallerinden düşük teşvik almasını hukuka aykırı buldu, farkın ödenmesini istedi.
Üniversite hastanesinde tıpta uzmanlık eğitimi gören asistan hekime ödenen aylık ve her türlü ödemenin net tutarı, Sağlık Bakanlığında aynı durumdaki personelin aldığından az olamaz; az ise fark vergi ve kesinti yapılmadan üniversite bütçesinden tazminat olarak ödenmek zorunda. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), 29 Eylül 2026 tarihli ve 2026/19672-S.26.26858 sayılı tavsiye kararında bu hükmü hatırlatarak 2026/19974 numaralı başvuruyu kabul etti. Başvuru, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümünde Sağlık Bakanlığı adına kadroda uzmanlık eğitimi alan bir asistan hekim adına yapılmıştı. Ombudsmanlık, teşvik ek ödemesindeki farkın geriye dönük olarak ödenmesini ve yönetmelik ile uygulamanın Sağlık Bakanlığıyla koordineli şekilde yeniden düzenlenmesini tavsiye etti. YÖK'e ise benzer sorunların yaşanmaması için çalışma yapılması önerildi.
Asistan hekim ek ödeme farkı için neden KDK'ya başvurdu?
Başvuru, Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları, Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası vekili tarafından sendika üyesi asistan hekim adına 6 Ağustos 2026'da yapıldı. Başvuruda, Sağlık Bakanlığına bağlı şehir hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerindeki asistanlara ödenen taban ve teşvik ek ödemeleriyle üniversite hastanesindeki asistana ödenen tutarlar arasında eşitsizlik bulunduğu ileri sürüldü. Eksik ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödenmesi talebi, Sağlık Bakanlığının 10 Temmuz 2026 tarihli işlemiyle reddedilmişti. Sendika, farkın geriye dönük ödenmesini ve benzer durumdaki hekimler arasındaki eşitsizliğin giderilmesini istedi.
Gazi Üniversitesi Rektörlüğü ise 8 Eylül 2026 tarihli cevabında, üniversite hastanelerinde ek ödemenin 2547 sayılı Kanun'un 58'inci maddesi ve ilgili yönetmeliğe göre yapıldığını savundu. Rektörlüğe göre teşvik ek ödemesi, yönetim kurulunun ilgili dönem için belirlediği dağıtılabilir tutar esas alınarak döner sermaye gelirlerinden hesaplanıyor; Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği ise farklı bir personel kapsamına tabi. Üniversite, YÖK kadrosunda, Sağlık Bakanlığı adına ve yabancı uyruklu kontenjanında eğitim alan asistanların hepsine aynı oran ve katsayılarla ödeme yapıldığını da bildirdi.
7411 sayılı Kanun'a rağmen teşvik ek ödemesi farkı nereden doğuyor?
KDK, incelemesine 23 Haziran 2022 tarihli ve 31875 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7411 sayılı Kanun'la başladı. Bu kanunla hem Sağlık Bakanlığı hem de üniversite hastaneleri personelinin ek ödemeden alabileceği tavan katsayıların kadro ve unvana göre aynı olacak şekilde artırıldığı tespit edildi. Her iki kurumda da aylık ek ödemenin net tutarının 375 sayılı KHK'nin ek 9'uncu maddesine göre belirlenen tutardan az olamayacağı ve sabit ek ödemenin döner sermaye ödemesinden mahsup edileceği düzenleniyor. [İç link: 7411 sayılı Kanun ile döner sermaye ek ödemesi değişiklikleri]
Kurum, kanunlar aynı olduğuna göre farkın uygulama yönetmeliğinden kaynaklandığını belirledi. Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik, dağıtılacak miktarı, kalibrasyon katsayısını ve kurumsal katkı puanını belirleme yetkisini Üniversite Yönetim Kuruluna veriyor. Yönetim kurulu, kurumsal katkı puanını asistan ve araştırma görevlileri için yüzde 200'üne kadar artırabiliyor. KDK'ya göre eşitsizliğin kaynağı, bu katsayı belirleme yetkisinin üst normların amaç ve lafzına uygun kullanılmaması.
2809 sayılı Kanun geçici 3'üncü madde: Asistan emsalinden az alamaz
Kararın temel dayanağı, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun geçici 3'üncü maddesinin beşinci fıkrası oldu. Hüküm, tıpta uzmanlık öğrencilerinin ödemelerinin Sağlık Bakanlığındaki emsalinin altında kalması halinde ne yapılacağını açıkça düzenliyor:
".aradaki fark kendilerine hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ilgili üniversite bütçesinden ödenir."
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 50'nci maddesinin (e) bendi de tıpta uzmanlık öğrencilerinin aylık ve ödenekleri belirlenirken Sağlık Bakanlığındaki aynı durumdaki personelin göz önünde tutulmasını öngörüyor. KDK, idarenin takdir yetkisinin mutlak olmadığını, kamu yararı, hizmet gerekleri ve eşitlik ilkesiyle sınırlı olduğunu Danıştay 2. Dairesinin 17 Eylül 2015 tarihli kararına atıfla hatırlattı. [İç link: 2809 sayılı Kanun geçici 3'üncü madde asistan ödemeleri]
Eksik döner sermaye ödemesi angarya sayılır mı?
KDK, Anayasa'nın 18'inci maddesindeki angarya yasağına da dayandı. Kararda, yüksek mahkeme içtihatlarında döner sermayeye aynı katkıyı yapan memurun daha az ödeme almasının veya hiç almamasının angarya kapsamında değerlendirilebildiği belirtildi. Danıştay 11. Dairesinin 25 Mayıs 2004 tarihli ve 2001/4941 E., 2004/2429 K. sayılı kararı da aktarıldı. Danıştay, rotasyonla tıp fakültesinde görevlendirilen ve iki kurumdan da döner sermaye payı alamayan asistan için şu tespiti yapmıştı:
".döner sermaye gelirlerine hangi konumda olursa olsunlar tüm katkıda bulunanların o gelirin dağıtımından yararlanmaları gerekir."
Ombudsmanlık bu çerçevede, teşvik ek ödemesinin performans ve katkıya göre yeniden hesaplanması ve Sağlık Bakanlığıyla koordinasyon sağlanması gerektiğini tespit etti. Kurumun ulaştığı sonuç şöyle:
".başvurana yapılan ek ödemelerin hesaplamalarının emsali Sağlık Bakanlığı personeline göre eşit işe angarya teşkil edecek oranda az ücret ödenmesine yol açmasının mevzuata ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." [İç link: KDK'nın döner sermaye ve angarya kararları]
KDK, Gazi Üniversitesi ve YÖK'e ne tavsiye etti?
Kamu Denetçisi Şerif Yılmaz'ın önerisi üzerine Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla verilen kararda başvurunun kabulüne hükmedildi. Gazi Üniversitesi Rektörlüğüne, ek ödemenin hukuka ve hakkaniyete uygun hesaplanması için tedbir alınması, Sağlık Bakanlığı uygulamalarıyla koordinasyon sağlanarak yönetmelik ve uygulamanın revize edilmesi ve oluşan farkın başvurana geçmişe dönük ödenmesi tavsiye edildi. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına ise benzer sorunların yaşanmaması ve uygulamadaki farklılıkların giderilmesi için gerekli çalışmaların yapılması önerildi.
KDK, iyi yönetim ilkeleri yönünden de değerlendirme yaptı. Üniversitenin bilgi ve belgeleri süresinde ve gerekçeli gönderdiği, ancak başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi merciye başvurulabileceğini göstermediği tespit edildi. Bu nedenle idareye, "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uygun davranması önerildi.
Benzer durumdaki asistan hekimler ne yapmalı?
Karardaki süreç, izlenecek yolu da gösteriyor. Başvuran önce farkın ödenmesi için idareye başvurmuş, talebi reddedilince KDK'ya gitmişti. Anayasa'nın 74'üncü maddesine göre herkes Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurma hakkına sahip. Emsali Sağlık Bakanlığı asistanlarından daha az ödeme aldığını düşünen asistanların dayanağı, 2809 sayılı Kanun'un geçici 3'üncü maddesi ile 2547 sayılı Kanun'un 50'nci maddesi.
Süreler açısından, 6328 sayılı Kanun'un 20'nci maddesine göre ilgili idare, karar üzerine yapacağı işlemi 30 gün içinde KDK'ya bildirmek zorunda. Aynı Kanun'un 21'inci maddesine göre kararın idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde idare bir işlem yapmazsa, varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam ediyor ve görevli mahkemelerde yargı yolu açık bulunuyor.