Beraat kararında vekalet ücreti kesinleşmeden ödenir mi?

Kamu Denetçiliği Kurumu, beraat kararında hükmedilen vekalet ücretinin kesinleşme beklenmeden ödenmesi için Adalet Bakanlığına tavsiyede bulundu.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 27 Ekim 2026 00:01, Son Güncelleme : 27 Ekim 2026 00:09
Beraat kararında vekalet ücreti kesinleşmeden ödenir mi?

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), beraat eden sanık lehine Hazine aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin, karar kesinleşmediği gerekçesiyle ödenmemesini hukuka ve hakkaniyete aykırı buldu. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla 21 Ekim 2026 tarihinde verilen kararda, ücretin ödenmesi için Adalet Bakanlığına tavsiyede bulunuldu. Karar, Bakanlığın görüş yazısına dayanarak beraat vekalet ücretlerini kesinleşme şerhi olmadan ödemeyen Cumhuriyet başsavcılıklarının uygulamasını doğrudan ilgilendiriyor.

Şanlıurfa ACM Beraat kararı verdi ancak vekalet ücretini vermedi

Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 21 Nisan 2026 tarihli kararıyla sanık hakkında beraat kararı verdi ve sanık lehine vekalet ücretine hükmetti. Sanığın avukatı 22 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğüne başvurarak ücretin ödenmesini istedi.

Başsavcılık, kararın henüz kesinleşmediğini belirterek ödeme yapmadı. Bunun üzerine avukat, 27 Nisan 2026 tarihinde müvekkili adına KDK'ya şikayet başvurusunda bulundu.

Adalet Bakanlığı ödemeyi neden yapmadı?

Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı, KDK'ya gönderdiği 30 Eylül 2026 tarihli yazıda, ret işleminin Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 7 Kasım 2025 tarihli görüş yazısına dayandığını bildirdi. Bu görüşe göre beraat eden sanık lehine hükmedilen vekalet ücreti, 5275 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca karar kesinleşmeden ödenemiyor.

Görüş yazısında bir istisnaya da yer veriliyor: Karar kesinleşmeden icra takibi başlatılmış ve takip kesinleşmişse, ödemeye engel bir tedbir kararı bulunmadıkça ödeme yapılması gerekiyor. Nihai kararın ise harcama yetkilisi olan ilgili Cumhuriyet başsavcılığınca verilmesi isteniyor.

Bakanlık, Şanlıurfa'daki dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinde derdest olduğunu, kararın bozulma ihtimali bulunduğu için ödemenin uygun olmayacağını savundu. Bakanlık yanıtında, konunun çözümüne esas teşkil eden bir kanuni dayanak bulunmadığını da kabul etti.

Kesinleşme şartı hangi kararlarda aranıyor?

KDK, istinaf ve temyiz yoluna başvurulmasının kural olarak kararın icrasını durdurmadığını hatırlattı. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 350 ve 367. maddelerine göre mahkeme kararlarının kesinleşmeden icraya konulması kural, kesinleşme beklenmesi ise istisna.

Kararda, kesinleşmeden yerine getirilemeyecek kararlara örnek olarak taşınmaz mallara ilişkin ayni haklar, kişiler ve aile hukukuna ilişkin ilamlar, kira tespiti ve menfi tespit ilamları ile Sayıştay kararları sayıldı. Ceza yargılamasında ise 5275 sayılı Kanunun 4. maddesi yalnızca mahkümiyet hükümlerinin kesinleşmeden infaz edilemeyeceğini düzenliyor.

KDK'ya göre beraat kararı da dahil olmak üzere mahkümiyet dışındaki hükümler için mevzuatta kesinleşme şartı bulunmuyor. Bu nedenle beraat kararına bağlı vekalet ücreti, istisnalar kapsamına girmiyor.

Yargıtay beraat ve kesinleşme konusunda ne diyor?

KDK, gerekçesini Yargıtay kararlarıyla destekledi. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2 Aralık 2011 tarihli ve 2011/26516 karar sayılı kararında, mahkümiyet içermeyen ceza mahkemesi kararlarının takibe konulabilmesi için kesinleşmesine gerek olmadığı belirtildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 3 Ekim 2013 tarihli ve 2013/14130 karar sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsendi. Her iki kararda, mahkümiyet hükmüne bağlı tazminat, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin kesinleşmeden icra edilemeyeceği, ancak mahkümiyet içermeyen kararların bu sınırlamaya tabi olmadığı vurgulandı.

KDK ayrıca Anayasa Mahkemesinin 2013/711 sayılı bireysel başvuru kararına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Hornsby/Yunanistan kararına atıf yaptı. Bu kararlarda, mahkeme kararlarının uygulanmasının adil yargılanma hakkının ayrılmaz parçası olduğu kabul ediliyor.

Bakanlık KDK'ya 3 ay sonra cevap verdi

KDK, iyi yönetim ilkeleri yönünden yaptığı değerlendirmede, Bakanlığın bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap vermediğini tespit etti. KDK'nın bilgi talebi 2 Temmuz 2026 tarihli, Bakanlığın yanıtı ise 30 Eylül 2026 tarihli.

Kararda, idarenin "makul sürede karar verme" ve "kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi" ilkelerine uygun davranmadığı belirtildi. Mahkeme ilamına dayalı alacağın bir ödeme takvimine bağlanarak ivedilikle ödenmesi gerektiği ifade edildi.

KDK tavsiye kararı Bakanlığı bağlıyor mu?

Karar, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu kapsamında tavsiye niteliği taşıyor ve idare için bağlayıcı değil. Ancak Bakanlığın karar üzerine yapacağı işlemi 30 gün içinde KDK'ya bildirmesi zorunlu.

İdarenin tebliğden itibaren 30 gün içinde işlem tesis etmemesi halinde, varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam ediyor ve yargı yolu açık bulunuyor.

Beraat vekalet ücretinin kesinleşme beklenmeden ödenmesi talebi yeni değil. Türkiye Barolar Birliği (TBB), aynı uygulamanın sonlandırılması için 2024 yılında Adalet Bakanlığına başvurmuş, talebin zımnen reddedilmesi üzerine dava açmıştı. KDK da 2024 yılında aynı yönde bir tavsiyede bulunmuştu.

KDK'nın Beraat halinde vekalet ücretine dair kararı

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber