Rektör, öğretim üyesine uyarı cezası verebilir mi?

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 04 Ağustos 2012 00:22, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

. T.C. DANIŞTAY Sekizinci Daire

Esas No : 201 1/7200 Karar No : 201 1/6665

Anahtar Kelimeler: Öğretim Üyesi, Disiplin Soruşturması, Disiplin Amiri

Özeti : Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacıya uyarma cezasının disiplin amiri olan dekan tarafından verilmesi gerekmekte ise de aynı olay nedeniyle hakkında disiplin soruşturması açılan dekan tarafından davacının disiplin amiri sıfatıyla disiplin soruşturmasını karara bağlaması objektiflik ve tarafsızlık ilkesi ile bağdaşmayacağından, rektörlük tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

Temyiz İsteminde Bulunan : Ondokuz Mayıs Üniversitesi

Rektörlüğü

Vekili : Av....

Karşı Taraf : ...

İstemin Özeti : Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacının; uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; uyarma cezasının disiplin amiri olan dekan tarafından verilmesi gerekirken rektör tarafından verilmesinin hukuka aykırı gerekçesiyle iptal eden Samsun 2. idare Mahkemesinin 16.03.2011 gün ve E:2010/672, K:201 1/194 sayılı kararının; aynı olaydan dolayı soruşturma geçiren ve hakkında disiplin cezası önerilen dekanın görevinin başında olduğu, böyle bir durumda objektif alınamayacağı öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Emine Ferdane Pandır'ın Düşüncesi : istemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Hüseyin Yıldız'ın Düşüncesi : idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacının; uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali isteminden doğmuştur.

Yükseköğretim Kurumları, Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 6/a maddesinde; verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak fiili kınama cezası gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; 17. maddesinde; disiplin suçunu soruşturmaya yetkili amirin sıralı disiplin amirleri olduğu, disiplin amirinin, disiplin suçu hakkında bizzat veya bilvasıta bilgi sahibi olduğunda soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi soruşturmacı tayini sureti ile de yaptırabileceği belirtildikten sonra; rektörün bütün üniversitenin, dekanın ise; bütün fakültenin disiplin amiri olduğu; aynı yönetmeliğin 33/a maddesinde ise; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından verileceği hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; Üniversitenin 2009-2010 güz döneminde yatay geçiş başvuruları sırasında hatalı listeler nedeni ile hakkı olmadığı halde kayıt yaptıran öğrencilerin kayıtlarının iptali üzerine, hatalı listelerin oluşmasında kusurlu bulunduğu ileri sürülen davacı hakkında açılan disiplin soruştrması neticesinde yukarıda anılan yönetmeliğin 6/a maddesi ile 16. maddesinin uygulanması neticesinde uyarma cezası ile cezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesi tarafından, uyarma cezasının disiplin amiri tarafından verileceği yolundaki açık düzenleme karşısında, üst disiplin amiri rektör tarafından tesis edilen dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Olayda; söz konusu disiplin cezasını gerektiren fiil nedeniyle fakülte dekanı hakkında da disiplin soruşturması açıldığı, soruşturmanın selameti açısından 22.12.2009 tarihinden itibaren geçici tedbir olarak görevinden uzaklaştırıldığı, 22.3.2010 tarihinde söz konusu tedbirin kaldırılmasının uygun bulunduğu, dava konusu işlemin tesis edildiği 13.4.2010 tarihinde dekanın görevi başında olduğu görülmüştür.

Aynı olay nedeniyle hakkında disiplin soruşturması açılan dekan tarafından davacının disiplin amiri sıfatıyla davacı hakkındaki disiplin soruşturmasını karara bağlaması objektif ve tarafsızlık ilkesi ile bağdaşmayacağı açık olduğundan, işlemin rektörlük tarafından tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Samsun 2. İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine 13.12.201 1 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber