1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Isparta'daki FETÖ davası haziran ayına ertelendi

Isparta'da kurdukları 15 Temmuz İnisiyatifi Platformu Derneği ile kendilerini Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile mücadeleye adamış ve devletin yanındaymış gibi göstererek, 'Çıkar amaçlı suç örgütü' kurdukları iddia edilen 3'ü tutuklu 13 sanığın yargılandığı duruşmaya devam edildi.
15 Mart 2019 22:26
Yazdır
Isparta'daki FETÖ davası haziran ayına ertelendi

Isparta'da kurdukları 15 Temmuz İnisiyatifi Platformu Derneği ile kendilerini Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile mücadeleye adamış ve devletin yanındaymış gibi göstererek, 'Çıkar amaçlı suç örgütü' kurdukları iddia edilen 3'ü tutuklu 13 sanığın yargılandığı duruşmaya devam edildi.

Suç örgütü kurmak ve yönetmek ile suçlanan tutuklu sanıklardan Mehmet G., kendisinin biri merhum, diğeri FETÖ'den tutuklu bulunan eski 2 valiye istihbarat danışmanlığı yaptığını savunarak, kendisinin para karşılığında yalnızca danışmanlık hizmeti sağladığını savundu. Emniyette verdiği ifade sonrasında savcılıkta etkin pişmanlık hükümlerinden neden yararlanmak istediği sorulan Mehmet G., mahkemede her 2 ifadesinin de geçersiz sayılması talebinde bulunarak, "Bir senaryo var, eksik yazılmış yerler var. Bu şekilde heyecan uyandırmaz" söyleminde bulundu.

Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya tutuklu sanıklar Ali Ç., Ercan M. ve Mehmet G. ile aralarında Isparta'da görev yapan bazı sanık konumundaki polislerin de bulunduğu tutuksuz sanıklar ve sanık avukatları katıldı. Duruşma, güvenlik gerekçesiyle adliyenin konferans salonunda yapıldı.

Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 2.Ağır Ceza Mahkemesinde kabul edilen iddianamede, eski kaymakam Mehmet G., eski gazeteci Ali Ç., iş adamı Nuri Ş., Muhammed M., Ercan M. ve polis memurları Bekir B., Nazmi E., Cengiz A. ve Cengiz G.'nin de aralarında bulunduğu 13 kişi sanık olarak yer aldı. Sanıkların 'Silahlı suç örgütünü kurup yönetme, üye olma, görevi kötüye kullanma, iftira, yağmaya teşebbüs, dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme' suçlarından cezalandırılması istendi.

"Yardımcı oldum"

Duruşmanın ikinci gününde sanıkların esasa ilişkin savunmalarıyla devam edildi.

Tutuksuz sanıklardan Muhammed M., Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hacı Mustafa Yazıcı'nın sorduğu soruları yanıtlayarak, iddianameye ilişkin savunma yaptı. İddianamede, müşteki sanık konumundaki iş adamı Nuri Ş. ile tanıştırıldıktan sonra kendisine şantaj yapmak üzere görevlendirildiği öne sürülen sanık Aleyna Ö. olayıyla ilgili savunma yapan Muhammed M., "Aleyna benim arkadaşımdır. Bana ödevi olduğunu söyledi. Ben de kendisin tanıdığımız iş adamı Nuri Ş.'nin olduğunu belirterek, kendi aracımla oraya götürdüm. Başka bir amacım olsa, kendi aracımla petrol istasyonuna götürmezdim. Aleyna daha sonra Nuri Ş. ile aralarındaki mesajları bana gösterdi. 'Kaplıcaya gidelim' , 'Aşk yaşayalım' dediğini ve ağza alınmayacak şeyler bulunduğunu gördüm. Kendisi bana korktuğunu söyledi ve yardım istedi. Ben de onu polis merkezine götürerek yardımcı oldum. Nuri Ş.'ye borcum veya alacağım yoktur. Bütün telefon kayıtları ve tapeler ortadayken, yapıldığı iddia edilen şantaj konusunda 500 bin dolar olayının hiçbir delili yok. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

'Ağız birliği' mesajı iddiası

Sanık Muhammed M.'nin savunmasının ardından sanık Aleyna Ö. ise dünkü duruşma sonrasında erkek arkadaşı ile sanık arasında mesajlaşma bulunduğunu, kendilerine ağız birliği yapılması karşılığında para teklif edildiğini öne sürerek, cep telefonu mesajlarını delil olarak sundu.

"Bu, tamamen siyasi ve beni susturmak için yapılan bir operasyondur"

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan Mehmet G. ise, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ederek, yapılan operasyon ve içinde bulundukları durumun tamamen siyasi bir operasyon olduğunu öne sürdü. Mehmet G. savunmasının başında, "Bu, tamamen siyasi bir operasyon, beni susturmak için yapılan bir operasyondur. Bizler, koyun değiliz. Çobanını bekleyen koyunlar hiç değiliz" dedi.

Yargılandıkları davanın iddianamesinin hazırlık sürecinde, bazı eksiklik ve yanlışlıkların bulunduğunu iddia eden tutuklu sanık Mehmet G., emniyetin araştırma sürecinde kendisinin görüştüğü kişilerle görmesinin istihbari çalışma olarak sunulduğunu öne sürdü.

Sanık Mehmet G. devam eden savunmasında kendilerine atılı 'Suç örgütü kurmak, yönetmek' iddialarıyla ilgili iddia makamına yönelik sorular yönelttiğinde araya giren Mahkeme Başkanı Hacı Mustafa Yazıcı, sanığın iddia makamı hakkında haddini aşan sözler sarf etmemesi gerektiği, savcılara çamur atarak bir yere varamayacağı konusunda uyardı.

"Valilere istihbarat danışmanlığı yaptım"

Savunmasına devam ettiği süreçte, kendisinin ödenen ücretler karşılığında hukuksal ve istihbari danışmanlık hizmeti verdiğini, suç örgütü ile ilgisinin olmadığını öne süren sanık Mehmet G., daha önce Isparta'nın eski valilerinden merhum Ali Haydar Öner ve FETÖ'den tutuklu Memduh Oğuz'un istihbarat danışmanlığını yaptığını iddia etti.

Sanık Mehmet G., bu hizmeti sağladığı süreçte, o valilere rapor hazırladığını, adı geçen valilerden birinin hayatta olmamasına rağmen kendilerine durumun sorulabileceğini iddia etti.

"Gazetenin ismini Aziz B. koydu"

Mahkeme Heyeti tarafından yöneltilen, 15 Temmuz İnisiyatifi Platformu Derneği ve Diriliş adı verilen gazete ile ilgili soruları yanıtlayarak savunmasını sürdüren sanık Mehmet G., kendisinin bu işten para kazanmak için çalıştığını, danışmanlık hizmeti sağladığını, örgütle alakasının bulunmadığını iddia ederek, "Gazetenin ismini Aziz B. koydu. Islak yazılı belgesi mahkemeye sunuldu. Benim dernek tüzüğü yazma hizmeti dışında gazete ile hiçbir ilgim yoktur" diye konuştu.

"Bunlardan uzak duralım dedim"

Davada sanık olarak yer alan polislerle ilgili görüşme ve detayları sorulan Mehmet G., kendisinin tutuklu diğer sanıklara "Emniyet kaynıyor, bunlardan uzak duralım dedim" şeklinde konuştuğunu savunarak, polislerin kendileri ile görüşmek istediğini ve bir kahvehanede o görüşmeye gittiklerini anlattı.

Polislerden hangi bilgileri aldığı sorusu yöneltilen Mehmet G., "Ben onlardan bilgi, belge almam, ben öyle çalışmam. Onlar, benim emniyet hakkında bildiklerimin binde birini bilemezler" iddiasında bulundu.

"İftira değil, belgeler var"

Isparta'daki bazı siyasiler ve bürokratların FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde haberler yapması veya paylaşımları üzerine kendisine hakaret ve devlet görevlilerine iftira atma, aşağılama gibi davalar açıldığını savunan Mehmet G., hakkındaki davaların tamamen yersiz olduğunu, bu konuda elinde gerekli belgelerin bulunduğunu öne sürdü.

"Video kaydının yapılmasını isteyen Aziz B. mesaj gönderdi, Ercan M. canlı yayında aynen okudu"

Tutuklu sanıklardan Ercan M.'nin, davanın müştekilerden Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı yayınlarla ilgili de iddialarda bulunan Mehmet G., video kaydının yapılmasını isteyen kişinin Aziz B. olduğunu, sosyal medyada yapılan canlı yayınlarda Ercan M.'nin okuduğu kağıtta yazanların tamamının Aziz B. tarafından mesaj yoluyla gönderildiğini, kelimelerin de Ercan M. tarafından aynen olduğu gibi okunduğunu öne sürdü. Mehmet G. ayrıca, bu konudaki mesajların da dijital veriler arasındaki deliller içinde bulunduğunu iddia etti.

"Bu şekilde heyecan uyandırmaz"

Mahkeme heyeti tarafından daha önce emniyet ve savcılıkta verdiği farklı ifadeler sorulan Mehmet G., "Silahlı örgüt iddiaları kanunen yersiz ve hiçbir dayanağı yoktur. Emniyet ve savcılıkta daha önce verdiğim ifadeleri kabul etmiyorum" savunmasını yaptı.

Mahkeme başkanının daha önce itirafçılık hükümlerinden neden yararlanmak istediği hususundaki sorusunu yanıt veren Mehmet G., "Bir senaryo var, eksik yazılmış yerler var. Bu şekilde heyecan uyandırmaz. Siyasi muhalif olmak suçsa, ben o suçu işledim." dedi.

Sanık avukatı ise, müvekkili ile diğer örgüt üyesi suçlamaları bulunan sanıklar arasında fikir birliği bulunmadığını işaret ederek, suçlamaları kabul etmediklerini savundu.

Tutuklu sanıktan "Devletimize ve size yardım ettiğim için buradayım" çıkışı

Sanıklardan Ercan M. tutukluluk durumunun kendisini zarara uğrattığını savunarak, "Sadece devletimize ve size yardım ettiğim için buradayım. 15 ay oldu. Çocuğum oldu, arabalarım satılıyor. Adli kontrol veya tahliyemi talep ediyorum." dedi.

Sanıklardan Ali Ç.'nin avukatı ise yaşı ve sağlık durumu nedeniyle müvekkilinin tutuksuz yargılanması, tahliyesi, adli kontrol veya kefalet şartıyla serbest bırakılmasını talep etti.

Sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından sanık avukatlarının talepleri, müştekilere şikayetçi olma durumlarının devam edip etmediği, davaya katılıp katılmak istemediği soruları yöneltildi.

İddia makamı adli kontrol ve tutuklulukların devamını talep etti

Duruşmada, iİddia Makamı'nın verdiği mütalaada ise kamu adına, suçta zarar görenlerin katılma taleplerinin kabulü, mağduriyeti bulunmayan müşteki taleplerinin reddi, bir kısım sanıkların suç duyurusunun reddi, bir kısım suç duyurularının kabulü, soruşturma için el konulan ve incelenen dijital materyallerin sanıklara iadesi, adli kontrol şartı bulunan ve tutuklu olan sanıklarının mevcut durumlarının devamı talep edildi.

Mahkeme, sanıkların adli kontrol ve tutukluluk hallerinin devamına karar verdi

Mahkeme Heyeti'nin yaptığı değerlendirme sonucunda ise, sanıklardan davada incelenmek ve delil tespiti için el konulan dijital materyallerin iadesini kabul ederken, eski İl Emniyet Müdürü Halil A. için istenen soruşturma izni talebini de reddetti.

Suç nedeniyle mağduriyet yaşayanların davaya katılma taleplerini kabul eden Mahkeme Heyeti, aralarında eski Isparta Valisi Şehmus Günaydın'ın talebinin de bulunduğu dava dışı talepleri de reddetti. Müşteki veya davadaki tarafların tamamının dinlenmediğini belirten Mahkeme, baskı girişimi varlığının bulunduğu gerekçesiyle tutuklu sanıkların, tutukluluklarının devamına ve adli kontrol kararı verilen sanıkların adli kontrollerinin de devamına hükmetti.

Duruşma, 14 Haziran 2019'a ertelendi.

Olayın geçmişi

Isparta'da kurdukları '15 Temmuz İnisiyatif Platformu Derneği' ile FETÖ ile mücadele ediyormuş gibi davranarak şantajla para aldıkları iddia edilen 12 kişilik örgütle ilgili 2018 yılında iddianame hazırlanarak kamu davası açılmış, örgüt üyelerinin Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı ile direkt görüşüyormuş gibi davrandıkları, hedef aldıkları kişileri yaptıkları asılsız ihbarlar ve haberlerle itibarsızlaştırmaya çalıştığı iddia edilmişti. Örgütün hedef aldığı Isparta önceki Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü hakkında 148 dakika içerisinde 30 ihbarda bulunduğu, yapılan ihbarlardan bir sonuç alınamayınca gazete, internet ve sosyal medya yayınları yapıldığı belirtilmişti. Örgüt üyesi olduğu öne sürülen sanıklardan ise aralarında milletvekili, vali, emniyet müdürü, belediye başkanı ve rektörün bulunduğu çok sayıda kişi şikayetçi olmuştu.

İhlas Haber Ajansı
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
ANKET
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un açıkladığı yeni ara tatil uygulamasını nasıl buldunuz?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam