Cevdet Yılmaz'dan dezenflasyon mesajı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, haziran enflasyonunun aylık yüzde 0,99, yıllık ise yüzde 32,11 olarak gerçekleşmesinin ardından değerlendirmelerde bulundu. Enflasyonla mücadelede kararlı politikaların sürdüğünü belirten Yılmaz, gıda ve hizmet kalemlerindeki olumlu görünümün aylık enflasyondaki gerilemede etkili olduğunu söyledi. Yılmaz, yılın ikinci yarısında dezenflasyon sürecini destekleyen unsurların daha belirgin hale gelmesini beklediklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, haziran ayına ilişkin enflasyon verilerini değerlendirdi.
Yılmaz, ekonomi programının temel önceliğinin enflasyonla mücadele olduğunu belirterek, kararlı ve bütüncül politikalarla bu süreçte ilerlemeye devam ettiklerini söyledi.
Haziran ayında tüketici enflasyonunun aylık bazda yüzde 0,99 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, yıllık enflasyonun yüzde 32,11 seviyesine gerilediğini bildirdi. Aylık enflasyondaki gerilemede özellikle gıda ve hizmet kalemlerindeki gelişmelerin belirleyici olduğunu ifade etti.
Gıda ve hizmet kalemlerinde olumlu görünüm
Yılmaz, taze sebze ve meyve fiyatlarındaki düşüşün devam etmesinin gıda enflasyonundaki olumlu görünümü desteklediğini belirtti. Hizmet sektöründe fiyat artışlarının geçen aya göre zayıfladığını, yıllık bazda da gerileme kaydedildiğini aktardı.
Jeopolitik gelişmeler nedeniyle önceki dönemde enerji fiyatlarında yaşanan artışın ulaştırma hizmetleri üzerinde etkili olduğunu belirten Yılmaz, akaryakıt fiyatlarındaki düşüş ve bayram kaynaklı etkilerin ortadan kalkmasıyla haziran ayında ulaştırma hizmetlerinde daha ılımlı bir görünüm oluştuğunu kaydetti. Kira enflasyonunun ise yıllık bazda düşüş eğilimini sürdürdüğünü vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıklamasının devamında şu değerlendirmelere yer verdi:
"Yılın ikinci yarısında dezenflasyon sürecini destekleyen unsurların daha belirgin hale gelmesini bekliyoruz. Küresel koşullardaki normalleşme eğilimi ve jeopolitik gerilimlerin azaltılmasına yönelik barış ve diplomasi adımlarının enerji ve emtia fiyatları üzerindeki baskıları sınırlaması, dışsal maliyet koşullarına ilişkin görünümü desteklemektedir. Bunun yanı sıra, geçtiğimiz yıl tarımsal üretim ve gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturan kuraklık ve don gibi olumsuz iklim koşullarının ardından bu yıl daha elverişli bir görünümün öne çıkması, tarımsal arz koşullarındaki iyileşme kanalıyla gıda enflasyonunu destekleyebilecektir. Türk lirasındaki oynaklığın düşük seyretmesi ve öngörülebilirliğin artması da fiyatlama davranışları ve beklenti kanalı üzerinden dezenflasyon sürecine katkı sağlamaktadır.
Jeopolitik gelişmelere bağlı enerji ve emtia fiyatlarındaki oynaklıklar dezenflasyon sürecinde zaman zaman yavaşlamalara yol açabilmektedir. Söz konusu şoklara rağmen eşgüdüm içerisinde yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politika bileşiminin sağladığı makro finansal istikrar sayesinde enflasyondaki aşağı yönlü ana eğilimin devam etmesi beklenmektedir.
Bu doğrultuda verimlilik artışını merkeze alan, yüksek katma değerli üretimi teşvik eden, yatırım, üretim ve ihracat odaklı büyüme anlayışını destekleyen politikalarımızı kararlılıkla sürdürerek, Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü artıracak ve sürdürülebilir büyüme kapasitesini güçlendirecek yapısal dönüşüm adımlarını güçlü bir iradeyle hayata geçirmeye devam edeceğiz."