1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

'Suriye'nin zenginlikleri üzerinde hiç kimsenin hakkı yok'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "(ABD) Özellikle oradaki petrol rezervleri için bulunduklarını da itiraf ediyorlar, açıkça söylüyorlar." dedi.
09 Kasım 2019 15:18
Yazdır
'Suriye'nin zenginlikleri üzerinde hiç kimsenin hakkı yok'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'nin, özellikle petrol rezervleri için Suriye'de bulunduğunu itiraf ettiğini belirterek, "Suriye'nin zenginlikleri üzerinde (Suriye halkı dışında) hiç kimsenin hakkı yoktur." dedi.

Bakan Çavuşoğlu ile Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Genel Sekreteri Hadi Soleimanpour, EİT 24. Bakanlar Konseyi Toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), ABD'nin Suriye'de kontrol ettiği petrol sahalarının gelirinin terör örgütü YPG/PKK'nın ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) gittiği yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Çavuşoğlu, ABD'den yapılan söz konusu açıklamaları dikkatlice takip ettiklerini bildirdi.

Çavuşoğlu, "Özellikle oradaki petrol rezervleri için bulunduklarını da itiraf ediyorlar, açıkça söylüyorlar. Başka bir ülkenin petrol zenginlikleri için, ona el koymak için burada olduğunu saklamayan bir ülkeden bahsediyoruz ve özellikle de buradan elde edilen gelirle de YPG, PKK gibi terör örgütlerinin desteklendiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Daha önce terör örgütü DEAŞ'ın yaptığı gibi YPG/PKK'nın da petrol kaçakçılığı yaptığını kaydeden Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye'nin zenginlikleri üzerinde hiç kimsenin bir hakkı yoktur. Biz Türkiye olarak, diğerleri gibi, ABD'nin de itiraf ettiği gibi Suriye'deki Barış Pınarı Harekatını Suriye'nin zenginliklerine el koymak için değil, teröristleri temizlemek için başlattık ve Suriye'nin bölünmesinin önüne geçtik ki Suriye'nin toprak bütünlüğünü çok güçlü şekilde destekliyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu bölgenin istikrara kavuşması için çalışmaya devam edeceğiz."

Çavuşoğlu, ABD'nin, on binlerce kilometre uzaktan gelerek, "Suriye'nin petrol rezervlerini biz değerlendireceğiz" demesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunun altını çizerek, "Biz de buna karşıyız. Buralar Suriye halkınındır ve Suriye halkının faydalanacağı şekilde değerlendirilmesi lazım." dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Temsilciler Meclisi'nin sözde soykırımla ilgili kararına tepki göstererek, "ABD her sene terörizmle mücadeleyle ilgili rapor hazırlar ve ülkelerle ilgili değerlendirmelerde bulunur. Her şeyden önce bu gibi ülkelerin önce aynaya bakması lazım." dedi.

Bakan Çavuşoğlu ile Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Genel Sekreteri Hadi Soleimanpour, EİT 24. Bakanlar Konseyi Toplantısının ardından Antalya'daki Kundu Oteller Bölgesinde ortak basın toplantısı düzenledi.

Çavuşoğlu, yaptığı konuşmada, dönem başkanlığını başarılı şekilde yürüten Tacikistan'a teşekkür ederek, Türkiye olarak dönem başkanlığını üstlendiklerini bildirdi.

Bir gazetecinin, ABD Temsilciler Meclisinin sözde soykırım kararı alması ve Azerbaycan topraklarında yaşanan soykırımı Türkiye dışında kimsenin gündeme taşımamasına ilişkin sorusu üzerine Çavuşoğlu, her konuda olduğu gibi bu konuda da çifte standart ve iki yüzlü platform gördüklerini söyledi.

- "Yaptırımlar bizi etkilemeyecek"

Farklı ülkelerin bu konudaki yaklaşımını eleştiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Öncelikle bu kararları niye alıyorlar. Çünkü Barış Pınarı Harekatı'yla büyük bir oyunu bozduk. İsrail'in de başını çektiği bir grup ülke, Suriye'nin kuzeydoğusunda bir terör devleti kuracaklardı. Biz Barış Pınarı Harekatı ile bu oyunu bozduk, rahatsızlıkları ondandır. Afrin'de Zeytin Dalı Harekatı'nı başlattığımız zaman da bazı tepkiler geldi. Hangi terör örgütüne yönelikti? Zeytin Dalı Harekatı YPG, PKK'ya yönelikti. Ama bu kadar tepki gelmedi. Sonra biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sahada ve masada kararlı duruşumuzla gerekli adımları attık, hem sahada hem masada. Bunu hazmedemediler, güya bu kararlarla bizi cezalandırmak istiyorlar. Yaptırımların bizi etkilemeyeceğini defalarca söyledim. Her seferinde de hatırlıyoruz."

Bunu, Ankara'ya geldiklerinde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve arkadaşlarının yüzüne de söylediklerini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Bizimle yaptırım diliyle konuştuğunuz zaman bir yere varamazsınız. Ama oturup konuşacaksanız oturup konuşur, anlaşırız. Nitekim anlaştık da. Beş gün içinde hem ABD hem Rusya ile anlaştık. Bu yaptırım kararlarından biz hiç çekinmeyiz. Sözde soykırımla ilgili karar almalarının da sebebi bu. Madem bu konuda samimisiniz gözünüzün önünde PKK, YPG etnik ve ideolojik temizlik yaptı Suriye'de. İdeolojik olarak Suriye'nin Kürtlerini sürgüne gönderdi. Bizde 350 bin, Kuzey Irak'ta 300 bin, Avrupa'da 100 bin civarında yaklaşık 750 bin Suriyeli Kürtü, YPG sürgüne gönderdi. Madem bu konularda hassassınız, diğer Hristiyan azıklıkların hepsine zulmettiler, niye görmezden geliyorsunuz?

Eğer bugün soykırımdan bahsedeceksek, bir olay soykırım ise sizin de söylediğiniz gibi yakın tarihte Hocalı'da yaşanan soykırımdır. Çünkü orada Ermeniler Hocalı'daki tüm Azeri kardeşlerimizi temizlemek istediler. Halen kayıp insanlar var. Kaçanlar kurtulabildi ama kalanları, herkesi hunharca katlettiler. 613 Azerbaycanlı kardeşimizden bahsediyoruz. 106 kadın ve 183 çocuğun kafataslarını yani derilerini yüzecek kadar vahşi şekilde öldürdüler. Etnik temizlik, soykırım buna denir. Niye bunları görmezden geliyorsunuz?"

- "Washington'da bu konuları gündeme getireceğiz"

ABD'nin terörizmle mücadele raporunu eleştiren Çavuşoğlu, "Başka çifte standart, komik olay da ABD her sene terörizmle mücadeleyle ilgili rapor hazırlar ve ülkelerle ilgili değerlendirmelerde bulunur. Her şeyden önce bu gibi ülkelerin önce aynaya bakması lazım. Yani terörizmle mücadelede başkalarına ders vermek için senin öncelikle terörizme destek vermemen lazım." dedi.

ABD'nin çok açık ve net şekilde YPG ve PKK terör örgütüne destek verdiğini bunu da saklamadığını aktaran Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Aynı şekilde bugün FETÖ elebaşı nerede yaşıyor? Amerika'da yaşıyor. Tüm taleplerimize rağmen FETÖ'nün iadesini bırakın, onların orada huzurlu şekilde yaşaması için destekler veriliyor. Sen terörle mücadelede birçok zaafiyet içindesin, terörü destekliyorsun sonra da tutup başka ülkelere akıl veriyorsun ya da raporunda onları eleştiriyorsun. Türkiye gibi ülkeler de artık bu konularda sessiz durmuyor ve sesini yükseltiyor. Bizden rahatsız olmalarının sebebi de bu. Biz sesimizi her zaman yükseltmeye devam edeceğiz, Cumhurbaşkanımız bu konuları doğrudan Başkan Trump'a söylüyor, inşallah 13 Kasım'da Washington'da bu konuları gündeme getireceğiz."

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Üye ülkeler arasındaki ticaretin artırılması konusunda özellikle çaba sarf ederken, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ülkeleri olarak dünya pazarından daha fayla pay elde etmek istiyoruz. Bunun çalışmalarını birlikte yapacağız." dedi.

Bakan Çavuşoğlu ile EİT Genel Sekreteri Hadi Soleimanpour, EİT 24. Bakanlar Konseyi Toplantısının ardından Antalya'daki Kundu Oteller Bölgesinde ortak basın toplantısı düzenledi.

Çavuşoğlu, yaptığı konuşmada, bugünkü Dışişleri Bakanları Toplantısı ile EİT'nin dönem başkanlığını üstlendiklerini, dönem başkanlığının iş birliği hedeflerini gerçekleştirmede önemli bir araç olacağını söyledi.

Liderler düzeyinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleştirecekleri zirvenin tarihini önümüzdeki süreçte belirleyeceklerini anlatan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Dönem başkanlığımız içerisinde EİT Zirvesini de inşallah gerçekleştirmiş olacağız. Dönem başkanlığımızda özellikle üye ülkeler arasında ticaretin artırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için çaba sarf edeceğiz. Ayrıca taşımacılık dahil lojistik konulara, somut projelerin hayata geçirilmesi dahil öncelik vereceğiz. Daha önce imzaya açılan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret Anlaşması, yani serbest ticaret anlaşması diyebiliriz, tüm üye ülke taraflarından maalesef henüz imzalanmadı ve tam anlamıyla da onaylanmadı. Bu anlaşmanın da revize edilmesinde fayda var. Dolayısıyla üye ülkelerle beraber bir çalışma grubu oluşturduk. Üye ülkeler arasındaki ticaretin artırılması konusunda özellikle çaba sarf ederken, EİT ülkeleri olarak dünya pazarından daha fazla pay elde etmek istiyoruz. Bunun çalışmalarını birlikte yapacağız. Daha önce EİT için bir vizyon belgesi ortaya çıkmıştı, EİT 2025. Bu vizyon belgesinin içinde olan tüm önceliklerin hayata geçmesi için de çaba sarf edeceğiz."

- "Teşkilatın verimliliğini artırmak istiyoruz"

Türkiye'nin her zaman bölgesel ve küresel örgütlerin reformunu sağladığını ifade eden Çavuşoğlu, küresel sistemin etkili olabilmesi için kurdukları ve üyesi oldukları teşkilatların reforma tabi tutulması gerektiğini bildirdi.

Bu örgütlerin daha etkin ve görünür olması gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "Sadece üye ülkelere değil, bölgenin istikrarına ve ekonomik kalkınmasına da katkı sağlaması gerekiyor. Dolayısıyla dönem başkanlığımızda EİT'nin reformu için de sekreterya ve üye ülkelerle birlikte çalışacağız." diye konuştu.

Teşkilatın verimliliğini artırmak istediklerine değinen Çavuşoğlu, teşkilatın diğer uluslararası örgütlerle ilişkilerini güçlendirmek gerektiğini, teşkilatın görünürlüğü bakımından bunu önemsediklerini belirtti.

Türkiye'nin EİT dönem başkanlığının yeniden Asya inisiyatifinin başladığı bir döneme denk geldiğini hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"11. Büyükelçiler Konferansı'nda yeniden Asya inisiyatifimizi açıklamıştık. Ayrıca New York'ta da Asya İşbirliği Diyaloğunun da dönem başkanlığını üstlendik. D-8 örgütünün de dönem başkanlığını üstleniyoruz. Bu örgütler arasında da bir sinerjinin oluşması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Sadece üye ülkelerin olduğu coğrafyada değil, geniş bir Asya içinde ticaretin artması için buralarda yer almak için tüm EİT üyesi ülkeler ve dönem başkanı Türkiye olarak çaba sarf edeceğiz."

Anadolu Ajansı
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
SON HABERLER
03:29 - Vergi Konseyi Yönetmeliği Yayımlandı03:22 - 12 Kasım 2019 tarihli atama kararnamesi yayımlandı00:20 - Rabia Naz Vatan'ın babası, DNA örneği vermeyi kabul etmedi00:07 - İBB Hukuk Kom. Başkanı, seçimden sonra kaç kişinin çıkarıldığını açıkladı00:03 - Engelli çocuğu olan memur, ne kadar çocuk yardımı alır?00:01 - 12 Kasım 2019'dan önemli gündem başlıkları23:54 - Türkiye Avrupa'da en çok erken yaşta evlilik olan ülke23:49 - İstanbul'da barajların doluluk oranı alarm veriyor23:44 - Tansiyon hastası sanıldı tümör çıktı23:38 - OYAK, British Steel'i almaktan vazgeçti
23:32 - Aracını internetten satmak isterken dolandırıldı23:26 - Sosyal medyadan bekçilere hakarete gözaltı23:20 - 'Her yıl Kıbrıs kadar arazi erozyona kurban gidiyor'23:14 - Barış Yarkadaş, Kasım'da fidan dikilmez dedi, Orman Genel Müdürü yalanladı23:08 - Kastamonu'da kayıp kadın 22 gün sonra ölü bulundu23:02 - İBB'den su zammı açıklaması22:56 - Ak Parti'li yetkilinin sözlerinin ardından iki isim istifa etti22:50 - Orhanlı gişelerindeki olaylara ilişkin davada cezalar onandı
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
1928 tarihindeki Harf Devriminin, Türk milletinin geleneğiyle olan bağını kopardığı yönündeki görüşe;
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam