1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Toplantı havasını germek' disiplin suçumu dur?

Danıştay 12. Dairesi, 'Toplantı havasını gerdiği' için disiplin cezası alan memurun açtığı davada, dosyayı esastan bozdu
24 Ağustos 2020 12:20
+Aa- Yazdır
Toplantı havasını germek' disiplin suçumu dur?

Danıştay 12. Dairesi kararına yansıyan olayda; il sağlık müdürüne karşı davacı tarafından, 29.11.2010 tarihinde yapılan toplantıda kendisine karşı yüksek ses tonuyla konuşarak toplantı havasını gerdiği, toplantı maksadı olan eşgüdümü engelleyerek toplantıdan verim alınmamasına neden olduğu ve görevin işbirliği içinde yapılmasına aykırı davranışlarda bulunduğundan bahisle disiplin soruşturması açılmıştır.

Valilik onayı ile, soruşturma yapılması için sağlık müdür yardımcılarından birini görevlendirilmiştir.

Davacı hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-h maddesinden işlem yapılmıştır.

Danıştay ise bu kararı ise başka bir gerekçeden bozmuştur:

"Bu soruşturmanın açılmasını isteyen, bir başka ifadeyle davacıya isnat edilen fiilin muhatabı olan ve hakkında soruşturma yapılmasını isteyen kişi ile söz konusu soruşturma sonucu ceza veren kişinin aynı olması objektif ve tarafsız değerlendirmeyi olumsuz yönde etkileyeceğinden, dava konusu işlemde bu yönden hukuka uyarlık görülmemiştir." demiştir.

İşin esasına girmemekle birlikte, "toplantıda yüksek ses tonuyla konuşarak toplantı havasını gerdiği, toplantı maksadı olan eşgüdümü engelleyerek toplantıdan verim alınmamasına neden olmak" eyleminin disiplin cezası verilebileceği anlaşılmaktadır.

T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE

Esas : 2012/1628

Karar : 2015/5003

Tarih : 06.10.2015

İstemin Özeti : ..... İdare Mahkemesince verilen 16/09/2011 tarihli ve E:2011/394, K:2011/1805 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Şaban Kazak

Düşüncesi : Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, ..... İl Sağlık Müdürlüğü'nde personel şube müdürü olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-h maddesi uyarınca uyarma cezasıyla tecziyesine dair 04/02/2011 tarih ve 3288 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare mahkemesince, davacıya isnat edilen fiilin, soruşturma raporunda yer alan belgelere ve tanıkların ifadelerine göre sübut bulduğu anlaşıldığından davacının uyarma cezası ile tecziye edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-h maddesinde, "Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak" fiili, uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacının, il sağlık müdürü başkanlığında müdür yardımcıları, şube müdürleri ve birim sorumluları ile 29.11.2010 tarihinde yapılan rutin haftalık değerlendirme toplantısında il sağlık müdürüne karşı küçük düşürücü ve saygı sınırını aşan hal ve tavırlar sergilediği iddiasına ilişkin olarak düzenlenen disiplin soruşturma raporunda, davacının 29.11.2010 tarihinde yapılan toplantıda il sağlık müdürüne yüksek ses tonuyla konuşarak toplantı havasını gerdiği, toplantı maksadı olan eşgüdümü engelleyerek toplantıdan verim alınmamasına neden olduğu ve görevin işbirliği içinde yapılmasına aykırı davranışlarda bulunduğundan bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/A-h maddesi uyarınca cezalandırılmasının teklif edildiği, bu teklif uyarınca davacının uyarma cezası ile cezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması, disiplin amirleri ve disiplin kurulları üyelerinin olayı objektif değerlendirmesiyle mümkün olduğundan, disiplin hukukunda, hakkında soruşturma yürütülen kişilerle arasında husumet bulunan, soruşturmada taraf pozisyonunda olan ve soruşturmayı yürüten kişilerin disiplin amiri sıfatıyla ya da disiplin kurulu üyesi olarak tesis edilecek disiplin cezası işlemine katılamayacakları kabul edilmektedir.

Bakılan davada, dava konusu disiplin cezasını veren ve disiplin amiri konumunda olan il sağlık müdürüne karşı davacı tarafından, 29.11.2010 tarihinde yapılan toplantıda kendisine karşı yüksek ses tonuyla konuşarak toplantı havasını gerdiği, toplantı maksadı olan eşgüdümü engelleyerek toplantıdan verim alınmamasına neden olduğu ve görevin işbirliği içinde yapılmasına aykırı davranışlarda bulunduğundan bahisle il sağlık müdürü söz konusu olaya ilişkin olarak soruşturma yapılması için sağlık müdür yardımcılarından birini görevlendirilmek üzere valilik onayına sunduğu, görevlendirilen kişinin hazırladığı rapor sonucu getirilen teklif doğrultusunda yine bizzat il sağlık müdürü tarafından savunma alınarak dava konusu işlemi tesis ettiği anlaşılmakta olup, bu soruşturmanın açılmasını isteyen, bir başka ifadeyle davacıya isnat edilen fiilin muhatabı olan ve hakkında soruşturma yapılmasını isteyen kişi ile söz konusu soruşturma sonucu ceza veren kişinin aynı olması objektif ve tarafsız değerlendirmeyi olumsuz yönde etkileyeceğinden, dava konusu işlemde bu yönden hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu duruma göre, yukarıda belirtilen husus dikkate alınmadan davanın reddi yönünde hüküm kuran idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Memurlar.Net - Özel

Bu yazının tüm hakları Memurlar.Net'e aittir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 36. maddesi uyarınca alıntılanamaz. Telif hakları saklı tutulmuş bu yazının alıntılanması halinde yasal takip yapılacaktır. ©

Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
4 Yorum yapıldı
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
SON HABERLER
08:15 - Öğretmenler aşıyı soruyor08:09 - Türk firması, Çin'e külçe bakır yerine kaldırım taşı boyayarak gönderdi08:08 - AYM'den üç parti için suç duyurusu08:02 - Okula gitmek hiç bu kadar heyecanlandırmadı07:58 - Kısa çalışma ve işsizlik ödenekleri 5 Mart'ta07:56 - Lokanta kapıyı temkinli açtı esnaf can suyu istedi
07:45 - Akkuyu'da inşaat hızlandı07:42 - Bursa'da apartmanda çıkan yangında 8 kişi dumandan etkilendi07:29 - Sanatta kripto rüzgarı07:25 - Kontrolü kaybedene yasaklar geri gelecek07:20 - Bize mavi liste yakışır07:10 - Her mahalleye kooperatif market açılacak
07:05 - Bayraktar'a iftiraya tazminat06:50 - 'Kripto' paralar için yüzde 10 vergi yolda06:40 - Bir altın haber de Ağrı'dan06:30 - Marmara, Ege ve İç Anadolu'da sıcaklıklar artacak - Haritalı06:15 - Zafer tamam sıra adalette
01:23 - Yaralı kedi vatandaşlar ve polis ekibinin çabasıyla barınağa götürüldü
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam