'Öğretmenler Meslek Odası' kurulmalı mı?
Hakimler ve savcılar, mühendisler, mimarlar, avukatlar, diş hekimleri, tabipler bir meslek veya birlik kanununa sahip olmasına karşılık öğretmenlere ait tam anlamıyla bir "Öğretmenlik Meslek Kanunu" ve "Öğretmenler Meslek Odası" kanunu bulunmamaktadır.
Hakimler ve savcılar, mühendisler, mimarlar, avukatlar, diş hekimleri, tabipler bir meslek veya birlik kanununa sahiptirler.
Örneğin Sağlık sektöründe "Tabipler Odası", "Eczacılar Odası", teknik konularda "Mühendisler Odası", "Mimarlar Odası", adalet hizmetlerinde "Barolar" gibi kamu kurumu niteliğinde odalar ve kurumlar ve bunların üst kurulusu olan birlikler mevcut iken Öğretmene şiddetin had safhaya ulaştığı günümüzde, öğretmenlik mesleğinde bu tür bir kuruluşun eksikliği yoğun bir şekilde hissedilmektedir.
Cumhuriyet tarihine bakıldığında 1926'da "Tababet ve Suabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'la doktorlar, 1938'de "Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun"la mühendis ve mimarların meslek kanunlarına erken dönemde kavuştukları görülmektedir.
Genel olarak öğretmenlerin ödül ve disiplin işlemleri ise 1965 yılında çıkartılan 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna göre yürütülmektedir.
Ayrıca 1964 yılında Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek Ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri İle İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri İle Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun çıkarılmış olsa da bu kanun sadece öğretmenlerin aylık ve ek ders karşılığı girecekleri ders saati sayılarını belirlemektedir.
Öğretmenlik Meslek Kanunu ihtiyacının yoğun bir şekilde hissedilmesiyle birlikte 2024 yılında, "Öğretmenlik Mesleği Kanunu" çıkartılsa da bu kanun; Eğitim öğretim hizmetlerini yürüten öğretmenlerin seçilmelerini, yetiştirilmelerini, atanmalarını, haklarını, ödev ve sorumluluklarını, ödül ve cezalarını, kariyer basamaklarında ilerlemelerini ve öğretmenlik mesleğine ilişkin diğer hususlar ile Milli Eğitim Akademisinin kurulması, görevleri, teşkilat yapısı ve personeline ilişkin konuları düzenlemektedir.
Öğretmenlerin, ortak ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, Öğretmenlerin birbirleriyle, öğrenci ve velilerle olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak, öğretmenlik meslek etiği ve davranış kurallarını içermemektedir.
Ve bu saydıklarımızı ortaya koyan, gözeten ve denetleyen ve kabul edilen ilkelere göre, mesleğin saygınlığını ve meslek ödevlerinin yerine getirilmesini sağlamaya yönelik gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunan, öğretmenlerin hak ve yararlarını koruyan kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluş olması gereken "Öğretmenler Meslek Odası" kurulmasını da öngörmemektedir.
Dolayısıyla her ne kadar Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri iş kolunda faaliyet gösteren sendikaların hiçbir şekilde dile getirmediği ve talepte bulunmadığı "Öğretmenler Meslek Odası" yada moda tabirle "Maarifler Odası" kurulması kaçınılmaz bir hal almıştır.
Ahmet KANDEMİR