Memurların, Firmaların Sosyal Medya Hesaplarındaki Reklamlarında Marka Yüzü Olarak Rol Almaları Ticaret Yasağı Kapsamında Sayılır Mı?

657 sayılı Kanun, 5846 sayılı Kanun ve Görüşler birlikte ele alındığında; memurların reklamda marka yüzü olarak rol almaları gereken şartları yerine getirmeleri halinde mümkün olabilecek, ticaret yasağı kapsamında sayılmayacaktır.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 21 Ocak 2026 00:10, Son Güncelleme : 05 Ocak 2026 09:53
Memurların, Firmaların Sosyal Medya Hesaplarındaki Reklamlarında Marka Yüzü Olarak Rol Almaları Ticaret Yasağı Kapsamında Sayılır Mı?

657 sayılı Kanunun "davranış ve iş birliği" başlıklı 8'inci maddesine göre; devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.

657 sayılı Kanunun "ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" başlıklı 28'inci maddesine göre; memurlar Türk Ticaret Kanunu'na göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz. Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır. Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "amaç" başlıklı 1'inci maddesine göre; bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.

"Kapsam" başlıklı 1/A maddesine göre; bu Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır.

"Tanımlar" başlıklı 1/B maddesinde "eser", sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade etmektedir.

"Hakların kullanılması" başlıklı 18'inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; bir eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir.

Çevre Bakanlığı'nın 10.12.2025 tarihli 14265813 sayılı görüş yazısında da belirtildiği üzere;

Telif hakkı, kişinin her türlü fikri emeği ile meydana getirdiği ürünler üzerinde hukuken sağlanan haklardır. Bu minvalde telif ücreti, bir eser üreten kişinin eserinin telif haklarını devretmesi karşılığı aldığı ücreti ifade etmektedir.

Ticari kazanç ise, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançları ifade etmektedir. Bir sanat eseri meydana getiren Devlet memurunun telif ücreti alması 657 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen "gelir getirici iş yasağına" girmemektedir.

Dolayısıyla, memurların ürünlerin tanıtımlarında yer alması/reklamlarda marka yüzü olarak rol alması; memuriyetin gerektirdiği davranış biçimine uyulması, söz konusu faaliyetin mesai saatleri dışında icra edilmesi, bu faaliyetten 5846 sayılı Kanun kapsamında elde edilen mali haklar haricinde herhangi bir ticari kazanç sağlanmaması, herhangi bir akit ile işverene bağlanılmaması, 4/a (SSK) veya 4/b (BAĞKUR) kapsamında ilişkilendirilmemesi şartları altında mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. Mülga Devlet Personel Başkanlığı'nın benzer bir olayda (memurun sanatsal bir faaliyette, sportif bir aktivitede veya bir reklam filminde yer alıp alamayacağı) 24.01.2014 tarihli 17228 sayılı görüş yazısı da bu doğrultudadır.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber