Kurtulmuş: SDG'nin bir an evvel Suriye'nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "10 Mart Mutabakatı çerçevesinde özellikle SDG'nin bir an evvel Suriye'nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla TBMM Basın Koridoru'ndaki parlamento muhabirlerini ve Parlamento Muhabirleri Derneğini (PMD) ziyaret etti.
Gazetecilerin gününü kutlayan Kurtulmuş, daha sonra PMD Başkanı Kemal Aktaş ve dernek yönetimiyle bir araya gelerek burada gazetecilerle sohbet etti, soruları yanıtladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü tebrik ederek, parlamento muhabirlerinin önemli görev üstlendiğini belirtti.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporunun ne zaman hazırlanacağının sorulması üzerine Kurtulmuş, komisyonun, demokrasi göstergesi olarak kabul edildiğini vurguladı.
Komisyondaki katkıları nedeniyle siyasi partilere ve üye milletvekillerine teşekkür eden Kurtulmuş, komisyonda toplumun farklı kesimlerinin dinlendiğini hatırlattı.
Kurtulmuş, demokratik olgunluk ve katılım içerisinde komisyonun çalışmalarını sürdürdüğünü, nihai safhaya girildiğini ifade etti.
Siyasi partilerin kendi raporlarını hazırlayarak siyasi tutum belgelerini deklare ettiğini aktaran Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Partilerimizin ortaklaştığı, ayrıştıkları noktalar var. Bundan sonra çok titiz şekilde ortaklaşılan noktaları çoğaltarak, şu anda ayrılmış, ayrışmış gibi görünen noktalarda da eğer yapılabilirse mutabakat ortaya konularak nihai raporu hazırlayacağız. Bunun çok uzamayacağını ümit ediyorum. Komisyonda temsil edilen grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileriyle iki toplantı yaptık. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, toplantıya katılan arkadaşlarımızın hepsi büyük bir iyi niyetle, uzlaşı arayışı içerisinde toplantıları sürdürüyorlar. Çok uzun olmayan vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin ortaya konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak. Komisyonun çalışmaları tavsiye niteliğinde olacağı için burada özellikle örgütün silahlarını bırakmasının tespit edilmesinden sonra yapılacak yasal düzenlemelerle ilgili teklifler TBMM Genel Kuruluna sunulacak. Bundan sonrası Meclisin, Genel Kurulun işidir."
Soru üzerine Kurtulmuş, Suriye'deki gelişmeleri gün gün, saat saat yakından takip ettiklerini vurguladı.
Kurtulmuş, Suriye'nin toprak bütünlüğünün, Suriye'nin ve bölgenin geleceği için hassas olduğuna işaret etti.
Suriye'nin toprak bütünlüğünü zedeleyecek hiçbir gelişmeye müsaade edilmemesinin Suriye halkının menfaatine olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Suriye'deki yeni yönetimin katılımcı, bütün toplumsal kesimlerin temsil edildiği yeni bir düzeni, sistemi inşa etmesinin Türkiye'nin önemli öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Suriye'de toplumdaki bütün farklı kesimlerin temsil edildiği yönetim anlayışını teşvik ettiklerini, bu konudaki fikirlerini Suriye yönetimine ve taraflara ifade etmeye çalıştıklarını anlattı.
Türkiye'nin ve bazı ülkelerin bölge politikalarına yönelik yaklaşımları arasındaki zıtlığa dikkati çeken Kurtulmuş, bazı ülkelerin temel amacının bölgeyi daha fazla parçalamak ve bölmek olduğunun altını çizdi.
Suriye'nin bütün unsurlarının uyanık olması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"İsrail, Suriye'deki Sünni Arapları sevmiyor, Suriye'nin Kürtlerini seviyor değildir. İsrail için bölgenin bütün halkları kendi tabirleriyle, siyonist ideolojinin çarpık yaklaşımıyla kendilerine itaat etmek zorunda olan kölelerdir. Bölge halklarının, Suriye'deki bütün unsurların, birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım. 10 Mart Mutabakatında varılmış olan çerçeve içerisinde Suriye'de özellikle SDG'nin de bir an evvel Suriye'nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım. Bu, Suriye Türklerinin, Suriye Araplarının lehine olandır, Suriye'nin bütün unsurlarının geleceği için önemli olan yaklaşımdır. Bizim için bu sürecin başlangıcındaki önemli noktalardan birisi İmralı'dan gelen çağrıydı. 27 Şubat çağrısında da esas mesele, artık örgütün silahlı mücadeleyi geride bıraktığı, bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakmasının ortaya konulduğu iradeydi. Biz Türkiye olarak bunu esas alırız. Asıl olan PKK'nın bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakması ve bunun için de sürecin hızlandırılarak, zaman zaman da kolaylaştırılarak tamamlanması lazım."
Kurtulmuş, Suriye'deki gelişmelerin Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğini, süreçle ilgili her türlü takibin yapıldığını belirtti.
"Bizim amacımız şu anda Halep'te görülen çatışmaların bir an evvel sonlandırılması" diyen Kurtulmuş, 10 Mart mutabakatına bütün tarafların uyması gerektiğini söyledi.
"En ufak ihmal, kayırma, örtme yoktur"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "TBMM'de stajyer öğrenciye istismar" iddialarına ve yürütülen soruşturmaya yönelik soru üzerine, bu olayın herkesi derinden sarstığını ifade etti.
"Ailemizden birisine yapılmış mesele olarak algıladık." diyen Kurtulmuş, kendisine konunun aktarılmasının ardından gerekli talimatları verdiğini aktardı.
Hızlı ve etkin soruşturma süreci başlatıldığını dile getiren Kurtulmuş, konunun kendilerine 19 Kasım 2025'te iletildiğini, 20 Kasım 2025 sabahında soruşturmaları başlattıklarını hatırlattı.
Adli soruşturma kapsamında 5 şüpheliden 4'ünün tutuklandığını dile getiren Kurtulmuş, ihmali görülen bir yöneticinin önce açığa alındığını sonra da görevinden uzaklaştırıldığını anlattı. Kurtulmuş, ilgili kişilerden 3'ünün devlet memurluğundan atıldığını, bir kişinin de kurum dışına çıkarıldığını söyledi.
İdari soruşturmanın süratli, etkin şekilde yerine getirildiğini ifade eden Kurtulmuş, "Bu süreçte Meclis olarak üzerimize düşeni yaptık. En ufak ihmal, kayırma, örtme yoktur. Böyle bir iddiayı ortaya koymak en hafif tabiriyle usulsüzlüktür, haddini bilmezliktir." diye konuştu.
Yaşanan süreçte bazı dezenformasyon çalışmalarının yapıldığına işaret eden Kurtulmuş, "Dünyada parlamentosunda tecavüz vakası tek ülke" şeklinde ifadelerin kullanıldığını aktararak, bu söylemleri eleştirdi.
Kurtulmuş, konunun üzerine gittiklerini, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için Genel Sekreterliğin 3 basın açıklaması yaptığını belirtti.
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyelerinin bilgilendirildiği, siyasi partilere takip için temsilci verebileceklerinin söylendiğini dile getiren Kurtulmuş, sürecin şeffaf şekilde yürütüldüğünü kaydetti.
Kurtulmuş, bu konudaki yargılamanın 16 Ocak'ta başlayacağını, TBMM Hukuk Bürosu'nun da mahkemeyi takip edeceğini ifade etti.
İddialarla ilgili önce bir kişinin şikayetçi olduğunu daha sonra 2 kişinin daha şikayette bulunduğunu, bir şikayetçi babayla görüştüğünü anlatan Kurtulmuş, bundan sonraki süreçlerle ilgili idari mekanizmaları kuracaklarını bildirdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "7 bin kişinin çalıştığı bir yerden bahsediyoruz. Burada 5 kişi, bir kişi bile olsa yüz kızartıcı durumdur. Sanki Meclis'te tecavüz, istismar vesaire bunlar olağan işlermiş ve sürekli her gün, her daim oluyormuş gibi bir algıyı ortaya koymak TBMM'ye hakarettir, TBMM'nin manevi şahsiyetine karşı bühtandır." değerlendirmesinde bulundu.
CHP'nin bugün Meclis'te emekli maaşlarına dikkati çekmek için eylem yapacağının anımsatılması üzerine Kurtulmuş, "Herhangi bir partinin nasıl eylem yapacağına ben karar verecek değilim. TBMM her fikrin konuşulabileceği yerdir. Ancak TBMM çalışmalarının nezaketi bakımından çalışmaların akışını bozmayacak şekilde partilerin bu sürece katkı sunmaları lazım. Yani Meclisi kilitlemek, Meclisin çalışmalarını gerçekleştirmemek gibi bir eylemi herhalde CHP'liler de düşünmez diye ümit ediyorum." diye konuştu.
"Meclis'in itibarını yükseltmemiz lazım"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "TBMM'nin işlevinin azaldığı" yönünde eleştiriler yapıldığının aktarılması üzerine, "Meclisin işlevsiz hale geldiği" görüşüne katılmadığını vurguladı.
Terör sorununu çözmek için Meclis'teki bütün siyasi partilerin bir araya geldiğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Bu Meclis mi etkisiz Meclistir?" sorusunu yöneltti.
Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Meclis, bütün yasal çalışmalara herkesin katıldığı, fikrini söylediği, zaman zaman dozu yüksek bile olsa tartışmalarla müzakerelerin yapılabildiği, fikir özgürlüğünün sonuna kadar kullanılabildiği Meclis. Belli dönemlerden kalan hastalıktır. Meclis'teki çay, çorba gündeme gelir. 'Milletvekilleri bedava arabaya, uçaklara biniyor' gibi algılarla Meclis'in itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı bir odak var Türkiye'de. Tam tersine Meclisin daha fazla, etkili çalışması için görev milletvekillerine düşüyor. Eksik taraflar varsa, ki var, eksik tarafların giderilebilmesi için çalışmak Meclise düşüyor. Meclisi itibarsızlaştırmanın kimseye faydası yoktur. Türkiye demokrasisinin kalbi burasıdır. Burayı en itibarlı hale getirmek, milletin nezdinde de problem çözen bir merci haline getirmek zaten demokrasinin gereğidir. Bu çerçevede hepimizin, eylemlerimizle, söylemlerimizle Meclisin itibarını yükseltmemiz lazım."
Üslup konusuna dikkati çeken Kurtulmuş, kadın milletvekillerinin aralarında bir inisiyatif başlatacağını söyledi.
Meclis'teki kavgayı, istenmeyen görüntüleri oluşturanların milletvekilleri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, herkesin ne söylediğine dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi.