Katarakt Ameliyatı ve Katarakt Hakkında Merak Ettikleriniz
İlandır...
Katarakt hakkında merak ettikleriniz
Günlük hayatta çoğu zaman görme yetimizin farkına bile varmayız. Ancak herhangi bir nedenle bu yetimizde ortaya çıkacak en küçük değişim bile yaşam kalitemizi doğrudan etkiler. Bir sabah gözlük camlarımız sürekli buğuluymuş gibi hissettiğimizde, renklerin eskisi kadar canlı görünmediğini fark ettiğimizde ya da gece araba kullanmak giderek zorlaşmaya başladığında görmenin aslında ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anlarız. Katarakt da çoğu zaman tam olarak böyle, yavaş ve sessiz adımlarla hayatımıza girer.
Bu yazımızda kataraktın ne olduğunu, kimlerde ve neden ortaya çıktığını, belirtilerinin nasıl seyrettiğini ve günümüzde hangi tedavi seçeneklerinin bulunduğunu sade ve anlaşılır bir dille ele alıyoruz. Eğer görme yetinizdeki değişimleri daha iyi anlamak ve katarakt hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, bu yazımız tam size göre.
Katarakt nedir?
Katarakt, gözün içinde yer alan ve net görmeyi sağlayan doğal merceğin zamanla saydamlığını kaybederek bulanıklaşması durumudur. Bu bulanıklaşma, ışığın retina üzerine düzgün şekilde odaklanmasını engeller ve görmede azalmaya yol açar.
Bu görme sorunu her yaşta ortaya çıkabilir; hatta bazı bebekler katarakt ile doğabilir. Ancak bu durum yaygın olarak yaşamın ilerleyen dönemlerinde görülür. Örneğin, 75 yaş üstü insanların yaklaşık yüzde 70'inde katarakt bulunduğu bilinmektedir. 40 yaşın üzerindeki 20 milyondan fazla yetişkinin ise (yaklaşık yüzde 17) katarakt geçirdiği tahmin edilmektedir.
Hiç de nadir olmayan bu görme sorunundan kaynaklanan görme kaybı çoğu kişide ameliyatla tedavi edilebilmektedir. Akıllı lens tedavisi olarak da bilinen katarakt ameliyatı günümüzde en sık uygulanan cerrahi işlemlerden biridir. Katarakt nedir sorusu ile konuya bir giriş yaptıktan sonra şimdi de katarakt türlerinin neler olduğu konusu ile devam edelim.
Katarakt Türleri Nelerdir? Katarakt Neden Olur?
Katarakt türlerini anlamak için gözlerimizin yapısından biraz bahsetmemiz gerekiyor. Bu şekilde katarakt neden olur sorusuna da bir cevap vermiş olacağız. Bunun için öncelikle gözümüzdeki lensten yani göz merceğinden bahsedelim.
Sağlıklı bir gözde lens, bu lensin şeffaflığını sağlayan özel bir şekilde düzenlenmiş protein liflerinden oluşmaktadır. Lens veya göz merceği dediğimiz bu dokuda dört katman bulunur. Bunlar içten dışa doğru sırayla çekirdek, korteks, lens epiteli ve lens kapsülüdür. En içte yer alan çekirdeğin (nükleus) etrafını korteks adı verilen katman sarar. Korteksin dışında, merceğin canlı hücrelerinden oluşan lens epiteli bulunur. Tüm bu yapıları en dıştan saran ve merceğe şeklini veren tabaka ise lens kapsülüdür.
Sağlıklı gözlerde, bir nesneden yansıyan ışık ışınları kornea ve mercek yoluyla göze girer ve bunlar birlikte ışığı retinaya odaklayarak keskin bir görüntü oluşturur. Ancak gözde katarakt geliştiğinde ışık ışınları artık tam olarak odaklanmaz. Bunun yerine, ışınlar retinaya ulaşmadan önce saçılır. Bu ise görme sorunlarına yol açar.
Bu girişten sonra şimdi artık katarakt türlerinden bahsedebiliriz. En yaygın üç katarakt türü, lenste kataraktın meydana geldiği yere göre tanımlanır. Bunlar nükleer, kortikal ve posterior subkapsülerdir. Burada not etmemiz gereken bir diğer konu ise kataraktın lenste birden fazla yerde oluşabildiği durumudur. Yani bir diğer ifade ile bir kişinin aynı gözünde birden fazla katarakt türü oluşması mümkündür.
Nükleer katarakt en sık görülen tiptir. Nükleer katarakt görülme riski yaş
ve sigara tüketimi ile artar.
Kortikal katarakt da yaşla birlikte daha sık görülür. Bu tip kataraktın gelişimi,
ömür boyu ultraviyole ışığa maruz kalma ile ilgilidir.
Posterior subkapsüler katarakt daha çok genç insanlarda görülür. Bu tip katarakt
genellikle uzun süreli kortikosteroid kullanımı, iltihaplanma, travma veya diyabetin
sonucudur.
Görme hasarının kapsamı ve hızı, yalnızca kataraktın boyutuna ve yoğunluğuna
değil, aynı zamanda lens içindeki konumuna da bağlıdır. Örneğin, korteksin dış
kenarındaki bir katarakt, ışığın merceğin merkezinden geçişini engellemediği
için görüş üzerinde çok az etkiye sahiptir. Diğer taraftan yoğun bir nükleer
katarakt vakası ciddi görme bulanıklığına neden olur.
Katarakt Belirtileri
Gözde katarakt belirtileri arasında en yaygın olan bazılarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
Bulanık ve sönük görme
Katarakt belirtileri genellikle ağrıya neden olmadan gelişir. En sık karşılaşılan belirti, görmenin giderek bulanıklaşmasıdır. Kişi, çevresinde olup biteni sanki temizlenmesi gereken bir gözlük camının arkasından izliyormuş gibi görebilir. Katarakttan her iki göz birden etkilenebilse de çoğu zaman görme kaybı bir gözde daha belirgin hissedilir. Bu durum günlük aktiviteleri fark edilmeden zorlaştırabilir.
Işığa hassasiyet ve gece görüşünde zorlanma
Kamaşma, ışıkların etrafında haleler görme ve gece görüşünün zayıflaması kataraktın sık görülen belirtileri arasındadır. Özellikle parlak ışık altında görme kalitesi düşebilir. Renklerin soluk ya da sarımsı algılanması ve okuma sırasında daha güçlü bir ışığa ihtiyaç duyulması da bu dönemde ortaya çıkabilen şikayetler arasındadır.
Çift görme
Bazı katarakt vakalarında kişi bir gözünü kapatıp tek gözle baktığında bile çift görme sorunu ile karşılaşabilir. Bunun nedeni, ışığın saydamlığını kaybetmiş ve düzensiz opak alanlar içeren mercekten geçerken farklı yönlere kırılmasıdır. Bunun sonucunda da tek bir nesnenin görünümü, retinanın farklı bölgelerine yansır ve görüntü netliğini kaybeder.
Gözlük veya kontakt lens numaralarının sık değişmesi
Kataraktın ilerlemesiyle birlikte mevcut gözlük ya da kontakt lenslerin yeterli gelmediği fark edilebilir. Kişi daha sık numara değişikliği ihtiyacı duyabilir. Bu değişimler çoğu zaman yavaş ilerler. Belirtiler aylar hatta yıllar içinde, ilk başta neredeyse fark edilmeyecek şekilde ortaya çıkabilir.
Geçici görme iyileşmesi ve parlak ışıkta görme sorunları
Nükleer kataraktın erken evrelerinde bazı kişilerde görme geçici olarak iyileşebilir. Daha önce okuma gözlüğü kullanan bir kişinin kısa süreliğine gözlüksüz okuyabildiğini fark etmesi bu duruma örnektir. "İkinci görüş" olarak adlandırılan bu durum kalıcı değildir ve katarakt ilerledikçe ortadan kalkar. Kortikal veya arka subkapsüler kataraktı olan kişilerde ise tam tersine, özellikle parlak ışıkta görme daha da zorlaşır; karşıdan gelen farlar nedeniyle gece araç kullanmak belirgin şekilde güçleşebilir.
Katarakt ameliyatı
Katarakt ameliyatı nasıl olur?
Katarakt tedavisi cerrahi bir işlemdir. Ameliyat sırasında gözün içinde saydamlığını kaybetmiş olan doğal mercek çıkarılır ve yerine yapay bir göz içi lens (GİL) yerleştirilir. Bu işlem halk arasında akıllı lens tedavisi olarak da bilinir. Ameliyat genellikle damla anestezisi altında yapılır ve hasta işlem sırasında ağrı hissetmez. Cerrah, bulanıklaşmış merceği küçük bir kesiden çıkarır ve yerine yapay göz içi lensi yerleştirir; bu işlemle birlikte ameliyat tamamlanmış olur.
Ameliyat öncesi lens seçimi
Ameliyattan önce cerrahınız sizinle birlikte göz içi lens seçeneklerini değerlendirir. Çok odaklı ve uyum sağlayan lensler, yakın, orta ve uzak mesafelerde daha net görmeyi hedefler. Çok odaklı lensler, farklı optik güce sahip halkalar sayesinde ışığı birden fazla odak noktasına yönlendirir. Uyum sağlayan lensler ise göz kaslarının hareketiyle konum değiştirerek odağı ayarlamaya çalışır. Bu lenslerin her iki gözde uygulanması genellikle daha iyi sonuçlar sağlar. Çok odaklı lens kullanılan kişilerin yaklaşık yüzde 85'i, günlük hayatta gözlüğe ihtiyaç duymadığını belirtmektedir.
Katarakt ameliyatı ne kadar sürer?
Katarakt ameliyatı genellikle kısa süren bir işlemdir. Ameliyatın kendisi çoğu zaman 10-20 dakika içinde tamamlanır. Hazırlık ve sonrasındaki kısa dinlenme süresiyle birlikte hastalar genellikle aynı gün içinde evlerine dönebilir.
Katarakt ameliyatı sonrası ağrı olur mu?
Katarakt ameliyatı sonrası çoğu hastada ağrı minimaldir ya da hiç olmaz. Hafif kaşıntı, batma hissi veya gözde rahatsızlık ilk günlerde görülebilir ve genellikle geçicidir. Ancak nadir de olsa bazı kişilerde haftalar sürebilen orta veya şiddetli göz ağrısı yaşanabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde, varsa mevcut göz ağrılarının doktorla paylaşılması önemlidir.
Katarakt ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?
İyileşme süreci çoğunlukla sorunsuz ilerler. Görme, ameliyattan sonraki günler içinde giderek netleşir. İlk birkaç gün hafif rahatsızlık normal kabul edilse de, şikayetlerin artması veya birkaç gün içinde azalmaması durumunda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Doktora danışmadan reçetesiz ilaçlar kullanmak önerilmez. Hekimin önerdiği damlaların düzenli kullanılması ve kontrollerin aksatılmaması, sağlıklı bir iyileşme süreci için önemlidir.